Robinson Crusoe’yu yeniden yazma meselesini mübalağalı bir yakıştırma olarak görenlerin yüreğine su serpip, Verne’i kendi eserleri içinde dolaştırmak, belki bizi daha güvenilir limanlara çıkarabilir. Mesela Kaptan Nemo… Bilimkurgu üzerine irili ufaklı çok tanım yapıldı bugüne değin, lakin en şaşırtıcı içeriğe sahip olanı hiç kuşkusuz Baurdrilard’ınki… Diyor ki kışkırtmaya pek meraklı düşünür: “gerçeğe bir büyüteçle yaklaşan...
Son Yazılar:
CNN-MTV VE YAPAY ZEKA
Edip Diye Bir Çocuk -Aynadaki Kelebek (Öykü)
KEDİYE DÖNÜŞEN KADIN (ÖYKÜ)
GOREE ADASI – KÖLELİK – HOLLYWOOD
Gaye Boralıoğlu: İstanbul, Yurtsuzluk ve Varoluş
Ahmet Cemal: Adaşımı anarken
Deniz Göktaş veya “Bulutsuzluk Özlemi”
BABAOCAĞINDAN AYRILMAK DURUMUNDA KALAN SUPERGIRL
Mehmet Atlı: Kürt Müziğinin Modern Sesi
EVREN EROL’DAN “BAŞKA BİR PENCERE” SERGİSİ
Kuzguncuk Sanat Tiyatrosu’ndan “Hrisantos’u Kim Öldürdü?”
DİSTOPİK BİR DOYUMSUZLUK: ”IŞILTILI HAŞERAT
Yolun Yükü
Kadir Ağabey’in Ardından
ustam dağınıktır dağınıklıktır benim
Apartman Yöneticisi (Şiir)
VİŞNEÇÜRÜĞÜ DÜNYA (ŞİİR)
Molto Simpatica (Şiir)
BİR BEYAZLIK (ŞİİR)
Kategori: Litera
ATTİLA İLHAN: KORKUNUN KRALLIĞI’NDA “İNCESAZ” MAKAMI
“incesaz”ın ilk şiiri “şehnâz”da hayal kırıklığı ve vazgeçiş duyguları hâkimdir. Klasik Türk müziğinde şehnâz makamı bir derdi, feryadı, figanı ifade eden şarkılarda kullanılır. İlk baskısı 1987’de yapılan Korkunun Krallığı kitabında Attila İlhan; yalnızlık, korku, tedirginlik gibi duyguların diyalektiğini anlatıyor. “geceleyin sokaklar”, “korkunun krallığı”, “yalnızgezerin notları”, “serbest gazeller”, “incesaz”, “eskiden başka kızlar” ve “o eski adamlar”...
YAKUP KADRİ-BİR SÜRGÜN ÜZERİNE NOTLAR
Bir Sürgün romanında dil yalın olmamasına karşın, anlatım akıcıdır. Romanda yazar; Osmanlıca, Arapça, Farsça, Fransızca sözcüklere sıkça yer vermiş, bu sözcüklerin Türkçe karşılığını ise tırnak içinde göstermiştir. Kitabın başında, bu romanın birinci baskısının 1938’de olduğu yazılı. Öz Türkçe yazma kaygısının henüz yeni yeni belirdiği 30’lu yıllar göz önünde tutulursa, yazarın sıkça eski dilden, Osmanlıcadan sözcükleri...
YÜCEL KAYIRAN: “DİKİŞ TUTMAYABİLİR VARLIKTA SÜREKLİ YIRTILAN”
“EFSUS’A YOLCULUK” ÜZERİNE KİŞİSEL NOTLAR Kendi biçeminizi yaratamadığınız sürece yazılan şiirin “tamamen size olduğunu” söyleyebilir misiniz? Kayıran’ın da dediği gibi: “Başkasının biçemiyle kendi sesinizi ve kendi hikâyenizi yazamazsınız” Yücel Kayıran’ın “Efsus’a Yolculuk” adlı şiir kitabı, Ekim 2017’de Metis Yayınları arasından raflardaki yerini aldı. Kitabın yayımlanmasıyla birlikte yayımlanan kimi yazılarda, “şunu ele alıyor, şunu anlatıyor!” gibi...
‘Yeni Dünya’da Sabahattin Ali Öykücülüğü
Öykü, fıkra gibi sonuyla güldürür. Belli ki Sabahattin Ali, bu öyküde, farklı yazım biçemi arayışındadır. Ancak, izlekleri değişmez: Köy, köylüler ve kentlilerle aralarındaki çatışma… ‘Yeni Dünya’ (1943), Sabahattin Ali’nin (1907-1948) 4. öykü kitabı. Bu kitapla önceki kitapları arasında büyük ölçüde süreklilik var. ‘Asfalt Yol’ adlı öykü, ‘bir köy öğretmeninin notlarından’ biçimindeki altbaşlıkla açılıyor. Birinci tekilden...
ÜTOPYANIN DİYALEKTİKLE İLİŞKİSİ
Ütopik düşünce sanıldığı gibi sakınılması gereken, uçuk, temelsiz ve ayakları havada olan bilinç/düşünce değil, reel düşüncenin devrimcileşmesini sağlayan üretici güçtür. Marx’ın sermaye birikiminin oluşumuna yönelik çözümlemeleri, hayatımızın her alanına uygulanabilecek muazzam bir düşünce potansiyeli taşır. Ayrıca Marx Kapital’de, Hegel’in baş aşağı duran diyalektik yöntemini, kavramların gelişme sürecinde olduğu kadar günlük hayatın ve somut olguların kavranmasında...
Tenin ilmihali: Sylvia Kristel
Kristel, Emmanuelle’de göründüğünde henüz 21’indeydi. Film Fransa’da çekilmişti. Yönetmeni Just Jaeckin’di. İlginçtir, filme kaynaklık eden romanın yazarının adı da Emmanulle’di, Emmanuel Arsan. Başlarda soft-sex olarak tanımlanan film, sınır tanımaksızın ülkeden ülkeye sıçradı. Karadeniz’de hoş bir belde: Turhal. Yeşilırmak’ın hemen kenarı… Etrafını ağaçların çevirdiği bir çay bahçesi… Bitişiğinde yazlık bir sinema… Akşamüzeri olmalı. Sabahın köründe inşaattan...
Uzaya Kaçan Bir Köpek ve Arkasından Seslenen Rıfat Ilgaz
Uzaya Kaçan Bir Köpek ve Arkasından Seslenen Rıfat Ilgaz Karada yenişemeyen iki güç 50’li yıllarda kendilerini takip eden insanların dikkatini yukarı, yani gökyüzüne çekmek için kıyasıya bir yarışa girdi. Uydu, roket programları, hazırlandı, gidildi hatta bayrak dikildi. Hatta bu iki süper güç o kadar anlaşamıyordu ki insanlar uzay yolcularına astronot mu yoksa kozmonot mu diyeceğini...
Küba Devrimi: Bir Yoldur, Granma
Küba’dan döndüm bu sabah … sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin 1961 yazı ortalarında Küba’nın resmini yapabilir misin çok şükür çok şükür bugünü de gördüm ölsem de gam yemem gayrının resmini yapabilir misin üstat Nazım Hikmet Granma adlı yat, 2 Aralık 1956 günü şafaktan önce Küba’nın güneydoğu sahiline yaklaştı. Aslında 12 kişilik bir yattı bu,...
Alice, Bob, Eve mi? Yoksa Medusa’nın sır dolu gülüşü mü?
Elektronik devrim yılları çok girift ve içinden çıkılmaz sahalara gebedir, daha yeni oluşturulan üç suni nöron bunca karmaşık biçimde birbirleriyle iletişime geçiyorlarsa, geçebiliyorlarsa insanlığın gelecekteki işi cidden çok zor görünüyor. Google Brain! Google Beyin. Yeni bir “beyin”, tüm bilgilerini insanoğlundan saklamaya-gizlemeye hevesli : Google Beyin. Az çok bilgisayar yazalım dilini bilenler “google brain”in nedenli zarif,...









