“Hayat düşünen için bir komedidir, hisseden için trajedi.” Horace WALPOL Anlatı ne zaman ortaya çıktı? Dil oluştuktan sonra. Yazıdan önce. Yazının icadından önce de sözlü bir anlatı olduğu muhakkak. Ancak anlatının sürekli olarak kendini geliştiren, değişime uğrayan bir sanat haline gelmesi ise yazılı hale gelmesinden sonra oldu. Gerçi, Derrida’nın söz-merkezcilik yaklaşımı sözlü anlatımı yazılı anlatıma...
Son Yazılar:
EDWARD SAİD’İN “ENTELEKTÜEL” FİGÜRÜ ÜZERİNDEN ÇAĞIMIZIN VİCDAN KRİZİ
Kıkırdama (Öykü)
1. FETHİYE-ÜZÜMLÜ SANAT VE EDEBİYAT FESTİVALİ
NON-CONTEMPORARY
Hüseyin Gökdeniz Özertaş’ın Zaman Koleksiyoneri Üzerine Bir Polemik!
BİR SOPRANONUN ÖZEL DÜNYASI
Roman Sahnede Bilim Işıkçı: Bilişsel Edebiyat Eleştirisi Ne Yapar, Ne Yapmaz?
Kıraathaneler, kültür ve aydınlar
Neden resme bakarız?
Plastik Dil, Estetik Donuklaşma ve Yaratıcılıksız Sanatçılık Üzerine
Anarşinin Maskeleri: Percy Shelley’den Triangle Fabrikası Yangınına Radikal Bir Şiir’in Tarihi
ŞEHRİ FOTOĞRAFLA BULUŞTURAN 212 PHOTOGRAPHY ISTANBUL 26 EYLÜL’DE BAŞLIYOR!
Cevat Çapan’ın Anılarında Özer Kabaş ve Zamanları
Levent Karataş’ın Melez Peri Kitabı Üzerine Bir Poetika ve Direniş Okuması
Haftanın Kitap Seçkisi
Sanat Eleştirisinde Üretken Yapay Zekâ Kullanımı
Görünür Olanın Ötesinde: İran Resim Geleneğinden Güneş Mehrnoosh Goodarzi’nin Ruhsal Evrenine
Fırtına Dindi: Kadir İnanır
Geç kalınmış gibi değil de, artık gerek kalmamış gibi NİHİL
Kategori: Litera
ÇOK ESKİ ADIYLADIR MUHAREBE
(YA DA BİR ŞİİRİN HARABELERİNDE MİRACA ÇIKMAK)1 Şimdi, Aşağısı, Yukarısı neresidir bilir misin? (Ece Ayhan) Alain Badiou Yüzyıl adlı (1998-2001 yıllarında verdiği derslerinden tertiplenmiş) kitabında, kitap boyunca muhtelif niteliklerini tespit ettiği XX. yüzyılın şiirsel unsurunu Anabasis’te bulur: İşte, gerçekten de, yüzyılın sert çekirdeğinin yani 30’lu 40’lı yıllarının etrafında dolanan iki şair, kırk yıl arayla bu...
BOL MİKTARDA UNUTTURUCU
Kayıp giden bir şey ‘an’. Öyle ki an dediğimiz anda bile o atomik zaman geçmiş oluveriyor. Hemen bir örnek vermek gerekirse, aynaya baktığımızda bile kendi görüntümüzü değil geçmişteki görüntümüzü algılıyoruz. Buradan Horatius’un o meşhur Carpe Diem’ine gönderme yapmak gerekirse, anı yaşayabilmek bu bağlamda imkânsızdır. Elbette, o, zamanı böylesine atomik, geçmişten doğan ve doğar doğmaz da...
“Ev İşlerinde Kadına Yardım” Yanlıştır
Ev işlerinde erkeğin kadına yardımcı olması gerektiği, sıkça dile getirilen bir görüş. Birçok erkeğin, ev işi yaparken görülmeyi aşağılayıcı bir durum gibi hissettiği göz önüne alınınca, bu görüş, olumlu bir yaklaşım gibi düşünülebilir. Oysa “yardım etmek” sözü, “ev işi görevlerinin” gerçekte kadına ait olduğu görüşüne dayanıyor. Erkeğe, zorunlu olmadığı bir alanda iyilik yapmayı, lütufta bulunmayı...
Tarihin En Eski “Komplo Teorisi”: Adem ile Havva
Eski Ahit’in giriş bölümü olan Genesis, kâinatın nasıl yaratıldığının yanı sıra Adem ile Havva’nın öyküsünü de içerir. Hristiyan ve Yahudilerin kadına bakış açısını ve “orijinal günah” kavramını dile getiren bu öyküye göre, Tanrı topraktan Adem’i yaratır, kendi nefesini üfleyerek ona hayat verir ve “cennet bahçesine” yerleştirir. Buradaki tüm ağaçların meyvelerini yiyebileceğini, ancak “iyiliğin ve kötülüğün...
İyuduşka Ya Da Pastoral İktidar
Tuhaf bir şekilde sahafta rast geldiğim Sçedrin’in, “Golovlev Ailesi” romanı basit anlamda Rus burjuva liberalizminin çöküşünü anlatıyor. Romanda soylu bir ailenin oyunlarla çevrilmiş miras çekişmesi ve aile üyelerinin teker teker ölümü var. Tolstoy’un, “İvan İlyiç’in Ölümü” adlı romanından esintiler seziliyor. İki romanda, yaşamın son günlerinde ölümle yüzleşen eden iki adam yaşamdan silinmiş bilinçleriyle karanlık bir...
Basit Bir An, Güçlü Bir Hatırlayış
Aramızda Gezinen Hikâyeler: Bizim Unuttuğumuz Şey Bir hikâye kitabı hakkında yazmak, her birinin kendine has habitatı olan büyüklü küçüklü bahçelerin önünden geçip gitmeye benziyor. Her baktığımda farklı bir rengin gözüme çarptığı, kimi cüretkârca kendini göstermeye hazırken kiminin güneşin altında ürkekçe yansıdığı iç içe bir topluluk… Mahmut Şenol’un Tefrika Yayınları’ndan çıkan yeni hikâye kitabı Bizim Unuttuğumuz...
YAŞAR KEMAL: O İYİ İNSANLAR NEREYE GİTTİLER?
DEMİRCİLER ÇARŞISI CİNAYETİ ROMANI ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME Uzun yıllar boyunca Yaşar Kemal denildiğinde, edebiyatla ilgili olsun olmasın hemen herkesin aklına yazarın İnce Memed romanı gelirdi. Sosyal medyanın hayatımıza girmesiyle birlikte yazar bu romanından çok romanlarından birindeki bir giriş cümlesiyle hatırlanır oldu: “O iyi insanlar o güzel atlara bindiler çekip gittiler.” Cümle, Akçasazın Ağaları üçlemesinin ilk...
Yeşil Gözlü Canavar: Haset
Haset (Arapça kökeni hased), Türkçe deyişle çekememezlik, çoğumuz -belki de farklı derecelerde hepimiz- tarafından toplumumuzda tecrübe edilirken, dilimizde pek de iyi ifade edilmeyen, daha ziyade kıskançlıkla karıştırılan ve dini vurgusu dolayısıyla İslami çevrelerce sık kullanılan bir kelime. Kıskançlığın çok daha zehirli, tehlikeli bir hemcinsi olan haset, tüm dinler, ahlâki öğretiler ve çoğu düşünür tarafından...
Düşmanlık Onurunu Korumak
Düşmanı ne kadar alçaksa, kişi kendini o kadar yüce hissedebilir mi? Veya kendi değerinden bağımsız bir durum olarak görebilir mi insan, düşmanının niteliğini? Arkadaşlıkların genelde bir seçim konusu olduğu düşünülüyor ama nedense düşmanlıklardan sanki bir tür “maruz kama” biçiminde söz ediliyor. Oysa dostlukların ve düşmanlıkların tercihle veya seçimle açıklanması dahi yetersiz kalabilir. İş arkadaşlığında, komşulukta,...









