“Kim ne derse desin, sözcükler ve düşünceler dünyayı değiştirebilir.” (Ölü Ozanlar Derneği.) Eğer bana, hayata bakışımı en çok etkileyen üç düşünür sorulsaydı, hiç tereddütsüz şu cevabı verirdim: Marx, Clausewitz, Machiavelli. İlki için söylenecek söz yok. Clausewitz, üstelik de kan ve ölümle cebelleştiği halde duygularının esiri olmayan, gerçek bir Prusyalıdır. Ama ele aldığı konuyu etraflıca, saptırmadan,...
Son Yazılar:
ARAP DÜNYASININ YENİ YILDIZI: HALA BENSAID
11. Hitay Vakfı Sanat Yarışması Başvuruları 30 Haziran’a Uzatıldı
DÜNYANIN EN ÜNLÜ SAHAFI MOHAMED AZİZ: KİTAP YAŞAMDIR
İnsan-Sonrası Bir Dünya: “Three Robots” ve Bir Kedi
MODERNİZMİN GÖRÜNTÜSEL YAPISI
Geçmiş Kimin? Arkeoloji, Siyaset ve Kültürel Mirasın Sahipliği
Hegel’in “efendi-köle diyalektiği” nedir?
Aynalar, Tlön, Kizaemon Ido ve Çatlaklar
“Bir Kentin Hafızası Kaç Dilde Yazılır?”
“Tiffany’de Kahvaltı”dan, “Cesur Yeni Dünya”ya
Star Wars Anlatı Sanatı Müzesi
Jean-Marc Veliscek: “Fransız sineması, bir film laboratuvarıdır.”
Seslerin Yerleştiği Konak: Edirne Müzik Müzesi
Kültürel Zeynalar ve Ninalar: Türkiye’deki Sinema ve Dizi Endüstrilerinde Teknik Alanda Yaratıcı Kadın Emeği
Cumartesi Anneleri ya da Masanın Altındaki Hayalet
Toprağın Altından Vitrine: Kazı Bilgisi Müzeye Ulaşabiliyor mu?
Ali Kazma’nın yeni kişisel sergisi “Oficios de la tinta [Mürekkep Zanaatları]”, Meksiko’daki Franz Mayer Müzesi’nde!
Genç Hitler‘in Viyana yılları
ÖTEKİ YEŞİLÇAM – UÇURUMDAKİ KADIN: TUHAF BİR ‘KENDİNE DÖNÜŞLÜ’ ZERRİN EGELİLER FİLMİ
Yazar: Hazal Yalın
Neoliberalizm, İslamcılık ve bir şirket-devlet olarak AKP
Giriş Türkiye’de günümüz egemen ideolojisinin iki temel ayağı var: (1) dünya kapitalist sistemine entegrasyonun ifadesi olarak neoliberalizm, ve (2) Türkiye’ye özgü “yerli ve milli” ihvancılık diye nitelenebilecek bir çeşit İslamcı — milliyetçi sentez. Bu iki niteliğin özgün kombinasyonu, ülkemizde daha önce görülmemiş türden yeni bir görüngünün ortaya çıkmasına yol açtı: bu, devletin görece özerkliğinin bütünüyle...
Uzun 1945’in son günleri: Gürcistan ve Ermenistan’ın Türkiye’den toprak talebi
Aşağıdaki makale, henüz yayınlanmamış uzunca bir incelemenin iki bölümünü teşkil ediyor. Bu incelemede 1945’te Sovyetler Birliği’nin Boğazlarda üs ve Gürcistan ile Ermenistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyetlerinden dile getirilen toprak taleplerini, Sovyet ve Amerikan belgelerinden başka, mümkün olduğunca geniş kaynaklara dayanarak anlatmaya çalıştım. 1945’i anlatırken onu hazırlayan yılları da ele aldım ve bunu esas itibariyle 1939’da, Saracoğlu’nun...
Moskova’da ilk siyasi gösteriler: Dünya komünist hareketindeki bölünmeye bir başka bakış
Uluslararası Öğrenci Birliği’nin (UÖB) 18-27 Ağustos 1962 tarihleri arasında Leningrad’da toplanan VII. Kongresinin sonuç bildirgesiyle ilgili Komsomolskaya Pravda’da yayınlanan haberde şu satırları okuruz: “Doksan ülkenin ulusal öğrenci birliklerinin temsilcilerinin açıklamasında şöyle denildi: … Milyonlarca insan hâlâ sömürge boyunduruğu altında; hastalıklardan, sefaletten ve cehaletten ölüp gidiyor. Bütün bunlar, barışın korunması mücadelesinin, evrensel ve tam bir silahsızlanma...



