Diyarbakır Devlet Tiyatrosu tarafından 2019-2020 sezonunda oynanan Çocuğum-Bebeğim isimli komedi, Margareth Mayo tarafından kaleme alınmış bir eser. Olay Ketty isimli karakterin eşinin arkadaşı olan Jimmy ile yemek yemesi ancak bu durumu eşinin kıskanacağını düşünüp ondan saklaması ile başlıyor. Ketty’nin eşi William, karısının bir adamla yemek yediğini öğrenip onun kim olduğunu bulamadığında ise eşini bir süreliğine...
Son Yazılar:
TOMITA: BİR JAPON MÜZİK DEHASI
TÜRK SANAT PİYASASINDA ELEŞTİRİNİN ÖLÜMÜ
YAPAY ZEKA FİLM YAPIMLARINDA
Frank Zappa: Sosyo-Politik Hicvin Bestecisi
TEKNİĞİN GÖLGESİNDE RUH ARAYIŞI: YARATICILIKSIZ SANATÇILIK
Doğanın Kanı, Şairin Mürekkebi: Kökler ve Kemikler
Hayatın Kıyısında Durmak: Erdost Akbaba’nın Neredeyse Romanı
Bodrum Golf Club’ta Ayla Turan ve Kemal Tufan’ın Heykel Sergisi Sanatseverlerle Buluştu.
EKSANAT 3. Seçki Çıktı!
Nizameddin Pirinççioğlu: Fotoğraf, Mezopotamya’nın Hafızasını Geleceğe Taşıyan Bir Tanıklıktır
Nihat Özdal’ın Bulut / Haiku Kitabı
Demir Kardaş’ın “Yüzeyin Hafızası” Sergisi Galerida’da Sanatseverlerle Buluşuyor
Rus Edebiyatında “Yüksek Yaratı”ya avantgarde çelmesi
MİMAR GÖZÜYLE DUYGUSAL KENTLER ve “BİR BURUK İSTANBUL”
ACININ VATANI, YİTİK BİR HAFIZA: ‘’İLERLEME‘’ (İZMİR DEVLET TİYATROSU)
Futbol ve Filistin: Pep Guardiola Vakası
Christopher Nolan’ın yeni filmi The Odyssey sinemalarda
“GÖĞE TIRMANAN SU”: YÜCEL KAYIRAN’IN NİSAN TEZLERİ’NDE TİN, YAZGI VE DİRENÇ
ÇEVİRMEN, KÜLTÜRLER ARASI KÖPRÜ
Yazar: Bahadır Battal
Varoluş Sancısına Yerel Bir İlaç – Amak-ı Hayal Oyunu Üzerine
Şehbenderzâde Filibeli Ahmet Hilmi, 1910 yılında yazdığı Amak-ı Hayal (Hayal Pınarları) isimli eseriyle Türk edebiyatındaki modern dönemin başlangıcında önemli bir yere sahip. Roman, varoluş konusunda ciddi problemleri ve anlam arayışı olan başkahraman Râci’nin, varoluş sancısını tasavvuf felsefesi ve hatta daha genel manada Doğu mistisizmi ile çözümünü konu ediyor. Râci varoluşuna ilişkin derin sancılar çekip, bu...
Türk Kültür Dünyasının Sureti Haktan Aydınları: Alev Alatlı
AKP önderliğindeki İslamcı camia, iktidarının ilk yıllarında -özellikle 2010 öncesi- “sureti haktan görünmek” ifadesini sık sık kullanırdı. Sağ kesimden olan, mütedeyyin bir karaktere sahip ancak kendilerini desteklemekten uzak gruplar, yeni milli görüşçü kesim için sureti haktan görünenler idi. Tehlikeliydiler çünkü söylem ve dünya görüşleriyle AKP’nin doğrudan hedeflediği kitleyi ikna etme gücüne sahiplerdi. AKP’nin tek başına...


