Sanatın bir çeşit sağaltım mekanizması olduğu, üretiminden alımlanmasına bir çeşit ruh sağlığına tekabül ettiği, şu ya da bu akımını, üslubunu veya anlayış kriterini savunalım, herhalde sağduyuya sunulduğunda kabul edilebilecek bir önerme. Deliliğin estetik bir edim haline getirilebileceğini bile savunsak, bu en fazla estetize edilmiş bir sayrılık olacaktır, ki genellikle de öyledir: banal bir duyarlılık gösterisine...
Son Yazılar:
Yirmi Beş Kuruş İçin… (Öykü)
SANAT HAYATIN GERİSİNE Mİ DÜŞTÜ
Eril Rapunzel (Şiir)
KIYI ÖPÜŞMESİ (ŞİİR)
ANLATILMAYAN (ŞİİR)
Osman Hamdi Bey: Resim Geleneği İçindeki Yeri
Mustafa Ağatekin: “İşin sonu, neticesi” demek encam
Yeni Dünya Düzeni: Etobur Yırtıcıların Geçit Töreni
haplar ve laflar dünyasının paslı yazgısına şiirden merhem ezen çocuğun hikayesi (şiir)
ÇAĞILTI (ŞİİR)
KOMANDOKARA III. FASİKÜL (ŞİİR)
HAYDAR ÜNAL’DA TARİH, BELLEK VE DİRENİŞİN POETİKASI
Karanlık Kuşağın Künhü (Şiir)
Dip Adası (Şiir)
kan kırmızı gecelerin masalları (şiir)
Deniz Kıyısındaki Meyhane (Şiir)
Kütleçekim (Şiir)
Kaç Adım (Şiir)
Yapay Zeka Çağında İş Nasıl Bu Kadar Kötüleşti
Kategori: Kritik
Nietzsche Dağı’na tırmanan Heidegger
Felsefe tarihinin en tartışmalı isimlerinden biri olan Martin Heidegger, metafiziği insanın özünü aramak diye yorumladığında, yaşam felsefesine ve varoluşçuluğa doğru dümen kırmıştı. Heidegger’in 1930’lardaki siyasi kafa karışıklığı ve bu bağlamda girdiği karanlık tünel bir tarafa, kendisini varlık ve hiçlik gibi iki ağır konuya kaptırması, Kıta Avrupası felsefesinin yirminci yüzyıldaki rotasını belirleyen gelişmelerdendi. Varlık yapısı incelenerek...
Gençliğin Baştan Çıkma ve Yola Gelme Rehberi Olarak Fesat
“Belki de gerçek eylem niteliğinde pek az şey bulunduğundan olacak, çiftleşmeler, cinayetler, anıtların yapımı, yol açma, bir tiyatro topluluğunun kaçırılması gibi şeyler biter serüven sayılıyor.” (Kitaptan) Paul Nizan (1905-1940)’ın kaleme aldığı Fesat (La Conspiration-Komplo) hakkında yazmaya kitabın yurdumuzdaki yayın hikâyesi ve kitabı okumak noktasında sergilediğim kişisel girişimlerden söz ederek başlayacağım. Türkçe’ye Özdemir İnce tarafından çevrilen...
Bir dilin hatırlatabileceği örtülü tarih
“Bir yerde çınlayan bir beden –bir masadaki bardaklar gibi– bir başka bedenin sallanmasına yol açar ve aniden bütün zemin cam kırıklarıyla kaplanır.” Evren Barış Yavuz,“anlatı” türündeki ikinci kitabı “Kuşlarınsüvarisi” Chiviyazıları yayınevi tarafından raflarda yerini aldı. Kuşlarınsüvarisi, yazarın 90’lardan bu güne yaşadığı ve yer yer daha eski bir tarihle hesaplaştığı otobiyografik bir sayıklama hissiyatı yaratmakla birlikte,...
POLİTİK BİR SÖYLEM OLARAK ARKADAŞ Z. ÖZGER ŞİİRİ: BİR GİRİŞ DENEMESİ
Eski şiir, asırlar boyunca zevkin seçtiği nadir örnekleriyle değil,bütünüyle göz önünde tutulursa, daima bir “kendinin dışında” konuşma, hatta kendi dışında yaşama ameliyesi gibi görünür. Pek az edebiyatta konuşan benliğin bu cinsten ve bu kadar ısrarla kendisini inkâra rastlanır.” Ahmet Hamdi Tanpınar, XIX. Asır Türk Edebiyatı Tarihi 1. Şiir-Şair Dünya edebiyatında şiir ve şiir sanatı /...
Meclis: 21’inci Yüzyılda Yeni ‘Prens’i Oluşturmak
“Spinoza’nın dediği gibi, toplumsal bünyenin zorba kellesini uçurmakla yetinirsek, parçalanmış bir toplumun cesediyle baş başa kalırız. Yapmamız gereken, reddin çok ötesine geçen bir projeye girişmek, yeni bir toplumsal beden yaratmaktır. Bizim kaçış çizgilerimiz, çıkışımız kurucu olmalı ve gerçek bir alternatif yaratmalıdır.” (Hardt ve Negri) Ne yapmalı? Nasıl örgütlenmeli? Nasıl bir liderlik yaratmalı? Örgütleri ve kurumları...
“HER ŞEY ÇOK GÜZEL OLACAK” NEYİN ADIDIR?
Son on yıldan fazla bir süredir sıklıkla anons ettiğimiz isyan fırtınaları hız arttırarak bütün hızıyla devam etmekte. Türkiye’de kopan ilk büyük fırtınanın adı “Gezi isyanı” oldu (2013) ve bir kasırgaya dönüşerek bütün Haziran ayaklanması müddetince bütün hızıyla devam etti. Fransa’daki isyan en gösterişli biçimde Paris’in bir meydanını (Place de la République) işgalle başladı (2016) ve...
AKADEMİYE SÖVGÜ
Yazıya başlamadan önce ne mazisiyle, ne kuruluş amaçları ve saikleriyle ilgili herhangi bir kafa karışıklığı bırakmamak adına Akademi üzerine kısa bir tarihçeyi gözler önüne sermemiz boynumuzun borcu. Akademi, Fransız Devrimiyle beraber sanatı bir disiplin haline getirme çabalarının bir devamı olarak kuruluyor, kurumsallaşıyor. Amacı, derdi, gayesi, sanatın kurallarını doktrine etmek ve sanatın nasıl yapılıp nasıl yapılmayacağıyla...
SYRIZA Döneminin Kapanmasının Ardından Türkiye Solu Özeleştiri Yapıyor mu, Yapacak mı?
Dün itibariyle Yunanistan’da SYRIZA dönemi kapandı. Türkiye’de neredeyse solun tümü, SYRIZA konusunda yanıldı, Ocak 2015’teki seçim zaferini alkışladı. HDP, CHP, ÖDP ve hatta AKP, “Türkiye’nin SYRIZA’sı biziz” yarışına girdi. Yanıldıklarını anladıklarında çok geçti ve hâlâ özeleştiri yapmış değiller. SYRIZA Konusunda Öngörü Sahibi Olanlar: SYRIZA’nın sol bir parti değil, sistemi restore edecek bir parti olduğunu önceden...
Asya-Pasifik’ten Kuzey Atlantik’e 10 Ülkede Kadın Üniversiteleri
Olumlu ve Olumsuz Uygulamalar Kadın üniversiteleri için, ilk bakışta, “100 yıl önce ilerici, bugün ise gerici bir uygulama’ denebilirdi. Öncelikle, bu ifadedeki ‘ilerici-gerici’ kavramsallaştırmasına itiraz edenler olabilir. Açıklayalım: Burada, bu çifti bilindik çağdaşlaşma tartışmaları bağlamında değil, haklar ve özgürlüklerdeki ilerlemeler ve gerilemeler üstünden tarifliyoruz. Bir uygulama, bize göre, hakları ve özgürlükleri geriletiyorsa gericidir; ilerletiyorsa ilericidir....









