Yüz yılı epeyce aşan bir süre önce Karl May, Alman kahraman Kara Ben Nemsi’nin hikayesini anlattığı çok satan kitabı Through Wild Kurdistan’ı (Vahşi Kürdistan İçlerinde) yazmıştı. Çok ilgi gören kitap, Orta Avrupa’daki Kürdistan algısının kaynağını oluşturdu: acımasız kabilelerin savaş alanı, naif bir dürüstlük ve adalet duygusu ama bunlarla beraber batıl inanç, ihanet ve sürekli acımasız savaş...
Son Yazılar:
Post-Formal Düşünce Üzerine
Peride Celal: Kurtlar ve Komünistler
Bir Zaman Haritası
Gerçeğin Gölgesinde İdea’nın Karanlık Metafiziği
Cevat Çapan’dan Hatırlayışlar: Sürgünler Ayrılıklar
Salyangoz Haiku dergisi, ikinci sayısıyla okurla buluştu.
Hikâyede Kalmasın
Barış Yıldırım’ın üçüncü şiir kitabı Rüzgâr Dindiğinde: Seyrüsefer Günlükleri çıktı
Strain: Faşizmin Gen Havuzundaki Sevgi Ve Nefret
Medeniyetin Sonunda Odysseus
PETER PAN: KABUSLAR ÜLKESİ – ÇOCUK EDEBİYATI KLASİĞİNİN KUİR KORKU FİLMİ UYARLAMASI
Odysseia, heyecan verici ve gerici bir ağıttır
Anadolu Keçelerini Dünyaya Tanıtan Sanatçı: Selçuk Gürışık
Odyssey ve kültürel sağın tutarsızlığı üzerine düşünceler
Brecht: O küçük insanları severdi
Karanlıktan Gelen Doğum Sonrası Depresyon Alegorisi mi?
Özer Kabaş Salt’ta: Denizaşırı ve Zamanları
Yüksek Gerilimin Poetik İnşası: Etten Kurgu
Açlığın İçinden Geçerken İnsanlığını Unutan Yazar: Knut Hamsun
Kategori: Kritik
HATAMI BULMA BENİM!..
Bilgesu Erenus’u severim. Yakın geçmişte birlikte bazı eylemlerimiz ve birlikteliklerimiz oldu. Eserlerini de beğenirim. Geçen yılın (2017) mayıs ayı sonlarında H2O Yayınevi’nin bir iletisi ulaştı. “Bilgesu Erenus’un Yaftalı Tabut adlı iki perdelik Kent Seyirlik Oyunu” çıkmak üzereydi. Hele oyunun konusunun Türkiye Tarihî Komünist Hareketi’nin seçkin kuram ve eylem insanlarından Fatma Nudiye Hanım olduğunu öğrenince...
Bir Bilgi ve Estetizm Sorunsalı: Kant ve Foucault (1. Bölüm)
“… Kant sıradan insanı aptallaştıracak bir yolda sıradan insanın haklı olduğunu tanıtlamayı istedi.” F. Nietzche “Şehre yeni bir arşivci atandı… Yeni arşivci bundan böyle sözcelerden başka bir şeyi dikkate almayacağını ilan eder.” G. Deleuze Elimizdeki metin Kant ve Foucault’nun bilgi ve bilgiyi mümkün hale getiren koşulları sorgulamak niyetiyle kaleme alındı; başka bir deyişle mümkünat sorgulamasıdır....
Kadın Firavunlar: Eskil Mısır Anaerkisinde Bir Gezinti
Yaygın kanı, firavunların hep erkek olduğu yönünde. Oysa, kadın firavunlar da vardı. Mısır hanedanlığının ilk dönemlerinde en az 5 kadın firavun vardı. Sonraki dönemlerdeki kadın yöneticiler artık ‘firavun’ olarak değil ‘kraliçe’ olarak adlandırılır. Bunların sayısı 15 civarında. Kadın firavunlar, sırasıyla, Herodot tarihinde geçen Nitocris (yönetiminin sonu İ.Ö. 2181), Sobekneferu (ölümü İ.Ö. 1802), Hatshepsut (İ.Ö. 1507-1458),...
Savaşsever Cephesinde Yeni Bir Şey Yok
Paul bacağından vurulan arkadaşını sırtına alıyor. Onu acele revire ulaştırmalı. Kat’ın yarası ölümcül değil ama belli de olmaz, çok kan kaybediyor. Cephede yürümek zaten zor, bir de böyle sırtında ağır bir yük taşımak Paul’ü nefes nefese bırakıyor. Bazen çok yakınından geçen bir merminin ıslık sesini duyuyor. Bu sesleri duymak artık Paul’un sinirlerini bozmuyor, tersine, bir...
BALABAN’IN “ŞAİR BUBASI”YLA İLGİLİ YANLIŞ HATIRLADIKLARI…
Balaban’ın geçenlerde ”Nâzım Hikmet” konulu bir kitabı daha yayımlandı: İbrahim Balaban, Nâzım Hikmet ve Biz, Milliyet Yayınları, Mayıs 1998, 278 sayfa Balaban’ın 1968 yılında çıkan “Şair Baba ve Damdakiler”inden az çok tanıdığımız insanların, zamanların, mekânların, atmosferin daha bir ayrıntılandırılıp açıldığı kitabı şöyle sunuyor yazarı: “Taşı taş üstüne koyup, duvar duvar içinde dam yapanların, demiri halka...
1984 ÜZERİNE…
1984 yılına yaklaşırken, Field Gazetesi Sendikası benden George Orwell’in 1984 romanı üzerine kapsamlı bir eleştiri yazmamı istedi. FNS için her yılbaşı 1980’den beri dört bölümden oluşan bir makale yazıyorum. Başlangıçta isteksizdim. Kitabın neredeyse hiçbir bölümünü hatırlamıyordum ve bunu dile getirdim –fakat FNS’deki bağlantım olan sevimli genç kadın, Denison Demac, bana kitabın bir kopyasını gönderdi ve...
Amerika’da Soluk Benizlilere Neden ‘Kafkasyalı’ Denir?
Bir Afro-Amerikalı kadın akademisyenin bakış açısıyla ‘Beyazlık’ın tarihini yazmış olan emekli profesör Nell Painter, kitabında ve sunumunda ABD’de ‘beyaz’lara neden hâlâ ‘Kafkasyalı’ dendiğini açıklıyor. (*) Bu kullanım, nüfus işleri başta olmak üzere birçok resmi işlemde hâlâ geçerli. Bu soruya kendisinin sunduğu bilgilerle başka kaynakları harmanlayarak şöyle bir yanıt verebiliriz: Yerlilerin İnsan Hakları Beyazlara ‘Kafkasyalı’...
Rejim, İslami militarizm, hegemonya
Türkiye’nin siyasal yaşamında Demokrat Parti’nin 14 Mayıs 1950 seçimlerinde kullandığı “Yeter söz milletindir” sloganı kadar güçlü ve etkili çok az slogan vardır. Çünkü bu slogan, basitçe bir seçim sloganı olmanın ötesine geçmekte, dile getirildiği dönemi aşan, o dönemin öncesini ve sonrasını, yani hem geçmişi hem geleceği kapsayan, kuşatan, paradigma kuran bir nitelik taşımaktadır. Bu ise...
BİR SANAT TARİHÇİSİNİN SANAT GALERİLERİ İLE İMTİHANI
Şimdi size bir hikaye anlatacağım. Biraz trajik, biraz trajikomik bir şekilde bir sanat tarihçisi olarak kendi mesleğimi yapmaya çalıştığım sanat piyasasından nasıl yıldırıldığımın hikayesi bu. Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi bölümünden mezun olduğum 2013 yılında, İstanbul’a geri dönüş öncesi EVS ( Avrupa Gönüllülük Hizmeti) kapsamında İtalya, Sicilya’da bir kuruluşta gönüllü olarak 8 ay çalıştım....









