Aşağı yukarı aynı içerikte bir yazıyı ele almayı düşünürken “Başka bir Sanat Mümkün mü?”* başlıklı kitap elime geçti. İçlerinde Alaaddin Şenel, Ali Artun, Emre Zeytinoğlu, Feyyaz Yaman ve Sungur Savran gibi tanıdık isimlerin olduğu 14 yazar ve sanatçının bağımsız makalelerinden oluşan bir kitap. Başlıkla verilen -en azından bendeki- algı ve ilk izlenim, kapitalizm ve metalaşma...
Son Yazılar:
Jean-Marc Veliscek: “Fransız sineması, bir film laboratuvarıdır.”
Seslerin Yerleştiği Konak: Edirne Müzik Müzesi
Kültürel Zeynalar ve Ninalar: Türkiye’deki Sinema ve Dizi Endüstrilerinde Teknik Alanda Yaratıcı Kadın Emeği
Cumartesi Anneleri ya da Masanın Altındaki Hayalet
Toprağın Altından Vitrine: Kazı Bilgisi Müzeye Ulaşabiliyor mu?
Ali Kazma’nın yeni kişisel sergisi “Oficios de la tinta [Mürekkep Zanaatları]”, Meksiko’daki Franz Mayer Müzesi’nde!
Genç Hitler‘in Viyana yılları
ÖTEKİ YEŞİLÇAM – UÇURUMDAKİ KADIN: TUHAF BİR ‘KENDİNE DÖNÜŞLÜ’ ZERRİN EGELİLER FİLMİ
Barnett Newman’ın Devrimi
Beat kuşağı ve Beatnikler hakkında 10 film
Osmanlı’da Bayramın Zarafeti: Bir Kartpostalın Anlattıkları
Göğün Altında (Şiir)
Bir Tiyatro Mirası: Antonin Artaud ve Bali Tiyatrosu
SENDEN YANA
BESBELLİ (ŞİİR)
Döngü (Şiir)
Leyla Qasim’a (Şiir)
Işıkla Yazan Yaprak: Işıkla Yazılan Fotoğraf
FİKRET MUALLA’NIN FİLMİNİ ÇEKMEK VE ANILAR…
Kategori: Kritik
Varoluş Sancısına Yerel Bir İlaç – Amak-ı Hayal Oyunu Üzerine
Şehbenderzâde Filibeli Ahmet Hilmi, 1910 yılında yazdığı Amak-ı Hayal (Hayal Pınarları) isimli eseriyle Türk edebiyatındaki modern dönemin başlangıcında önemli bir yere sahip. Roman, varoluş konusunda ciddi problemleri ve anlam arayışı olan başkahraman Râci’nin, varoluş sancısını tasavvuf felsefesi ve hatta daha genel manada Doğu mistisizmi ile çözümünü konu ediyor. Râci varoluşuna ilişkin derin sancılar çekip, bu...
Moskova’da ilk siyasi gösteriler: Dünya komünist hareketindeki bölünmeye bir başka bakış
Uluslararası Öğrenci Birliği’nin (UÖB) 18-27 Ağustos 1962 tarihleri arasında Leningrad’da toplanan VII. Kongresinin sonuç bildirgesiyle ilgili Komsomolskaya Pravda’da yayınlanan haberde şu satırları okuruz: “Doksan ülkenin ulusal öğrenci birliklerinin temsilcilerinin açıklamasında şöyle denildi: … Milyonlarca insan hâlâ sömürge boyunduruğu altında; hastalıklardan, sefaletten ve cehaletten ölüp gidiyor. Bütün bunlar, barışın korunması mücadelesinin, evrensel ve tam bir silahsızlanma...
Avrupalı solcular, ABD’den destek aldı diye Kürtler’e sırt çeviriyor, iğrenç bir ihanet tablosu daha
Yüz yılı epeyce aşan bir süre önce Karl May, Alman kahraman Kara Ben Nemsi’nin hikayesini anlattığı çok satan kitabı Through Wild Kurdistan’ı (Vahşi Kürdistan İçlerinde) yazmıştı. Çok ilgi gören kitap, Orta Avrupa’daki Kürdistan algısının kaynağını oluşturdu: acımasız kabilelerin savaş alanı, naif bir dürüstlük ve adalet duygusu ama bunlarla beraber batıl inanç, ihanet ve sürekli acımasız savaş...
HATAMI BULMA BENİM!..
Bilgesu Erenus’u severim. Yakın geçmişte birlikte bazı eylemlerimiz ve birlikteliklerimiz oldu. Eserlerini de beğenirim. Geçen yılın (2017) mayıs ayı sonlarında H2O Yayınevi’nin bir iletisi ulaştı. “Bilgesu Erenus’un Yaftalı Tabut adlı iki perdelik Kent Seyirlik Oyunu” çıkmak üzereydi. Hele oyunun konusunun Türkiye Tarihî Komünist Hareketi’nin seçkin kuram ve eylem insanlarından Fatma Nudiye Hanım olduğunu öğrenince...
Bir Bilgi ve Estetizm Sorunsalı: Kant ve Foucault (1. Bölüm)
“… Kant sıradan insanı aptallaştıracak bir yolda sıradan insanın haklı olduğunu tanıtlamayı istedi.” F. Nietzche “Şehre yeni bir arşivci atandı… Yeni arşivci bundan böyle sözcelerden başka bir şeyi dikkate almayacağını ilan eder.” G. Deleuze Elimizdeki metin Kant ve Foucault’nun bilgi ve bilgiyi mümkün hale getiren koşulları sorgulamak niyetiyle kaleme alındı; başka bir deyişle mümkünat sorgulamasıdır....
Kadın Firavunlar: Eskil Mısır Anaerkisinde Bir Gezinti
Yaygın kanı, firavunların hep erkek olduğu yönünde. Oysa, kadın firavunlar da vardı. Mısır hanedanlığının ilk dönemlerinde en az 5 kadın firavun vardı. Sonraki dönemlerdeki kadın yöneticiler artık ‘firavun’ olarak değil ‘kraliçe’ olarak adlandırılır. Bunların sayısı 15 civarında. Kadın firavunlar, sırasıyla, Herodot tarihinde geçen Nitocris (yönetiminin sonu İ.Ö. 2181), Sobekneferu (ölümü İ.Ö. 1802), Hatshepsut (İ.Ö. 1507-1458),...
Savaşsever Cephesinde Yeni Bir Şey Yok
Paul bacağından vurulan arkadaşını sırtına alıyor. Onu acele revire ulaştırmalı. Kat’ın yarası ölümcül değil ama belli de olmaz, çok kan kaybediyor. Cephede yürümek zaten zor, bir de böyle sırtında ağır bir yük taşımak Paul’ü nefes nefese bırakıyor. Bazen çok yakınından geçen bir merminin ıslık sesini duyuyor. Bu sesleri duymak artık Paul’un sinirlerini bozmuyor, tersine, bir...
BALABAN’IN “ŞAİR BUBASI”YLA İLGİLİ YANLIŞ HATIRLADIKLARI…
Balaban’ın geçenlerde ”Nâzım Hikmet” konulu bir kitabı daha yayımlandı: İbrahim Balaban, Nâzım Hikmet ve Biz, Milliyet Yayınları, Mayıs 1998, 278 sayfa Balaban’ın 1968 yılında çıkan “Şair Baba ve Damdakiler”inden az çok tanıdığımız insanların, zamanların, mekânların, atmosferin daha bir ayrıntılandırılıp açıldığı kitabı şöyle sunuyor yazarı: “Taşı taş üstüne koyup, duvar duvar içinde dam yapanların, demiri halka...
1984 ÜZERİNE…
1984 yılına yaklaşırken, Field Gazetesi Sendikası benden George Orwell’in 1984 romanı üzerine kapsamlı bir eleştiri yazmamı istedi. FNS için her yılbaşı 1980’den beri dört bölümden oluşan bir makale yazıyorum. Başlangıçta isteksizdim. Kitabın neredeyse hiçbir bölümünü hatırlamıyordum ve bunu dile getirdim –fakat FNS’deki bağlantım olan sevimli genç kadın, Denison Demac, bana kitabın bir kopyasını gönderdi ve...









