Théodore Géricault (1791-1824) Fransa’nın Rouen kentinde avukatlık ve tütün ticareti ile uğraşan bir baba ve Normandiya’lı iyi bir aileye mensup annenin oğlu olarak dünyaya gelir. Liseyi bitirdiği 1808 yılında annesini kaybeden Géricault, babasının ona olan düşkünlüğünün de etkisiyle yaşamının sonuna kadar babası ile sevgiye dayalı ilişkisini sürdürmüştür. Babasının karşı çıkmasına rağmen ressam olmaya karar veren...
Son Yazılar:
Gözleri İki Pankart! (Şiir)
ŞAMDANLARI DONATINCA (ŞİİR)
EDİP CANSEVER ŞİİRLERİ ÜZERİNE BİR OKUMA
Yanılgı Lekesi (Şiir)
SÖYLEŞİRKEN BİR ŞAİR DOSTLA (ŞİİR)
Stefan Zweig ve Viyana
Hüznün Mavisi
Charlotte Salomon’un Çığır Açan Sanatının Ardındaki Gizem
MASUMİYETİN YAMYAMLIĞI (ŞİİR)
ESKİDEN (ŞİİR)
SANAT FUARI İZLENİMLER: ARTCONTACT
BAAL’IN KIZLARI (ŞİİR)
TAKVİM YAPRAKLARI (ŞİİR)
ATATÜRKİYE (ŞİİR)
Varoluşun “Ham” Gerçekliğinde Beden: Nesli Türk’ün “RAW-HAM” Sergisi Üzerine
İSLAMİ MOTİFLİ KORKU FİLMLERİ: ALPER MESTÇİ VE DİŞE DOKUNUR BİR KORKU FİLMİ OLARAK SİCCİN 9
KEMAL URGENÇ KİŞİSEL RESİM SERGİSİ: ‘’ESKİ HAYAT – YENİ HAYAT‘’
OSMANLI ŞEHİR HAYATINDA RAKI ve MEYHANE KÜLTÜRÜ
Matbu dergi [artık] fuzuli bir iş mi?
Kategori: Art-izan
GUSTAVE DORÉ-RÜYA MAKİNESİ
‘‘Ne yazık ki, Bay Gustave Doré’un kötü bir çizer ve kötü bir ressam olarak ününe kötü heykeltıraşlığı da eklediği not düşülecektir. Bu durum ona ne gibi bir fayda sağlayacaktır?’’ 1877 yılında Jules-Antoine Castagnary tarafından yapılan bu sert yorum, hiç şüphe yok ki -olağanüstü bir üne sahip olan illüstrasyonlarını takdir etmelerine rağmen- Doré’un çağdaşlarının pek çoğunun...
TÜYÜ BİTMEMİŞ KUŞUN ANLATMA HAKKI
Ahmet Ergenç’in küratörlüğünü üstlendiği, sanatçı Mehmet Ali Boran ve Hera Büyüktaşcıyan’ın birer video çalışmasıyla yer aldığı, 7 Ekimde İstanbul Bilsart galeride açılışı yapılan ve 28 Ekime kadar devam edecek olan “yoklarla konuşmak” adlı sergi iki kuş figürünün bizzat yaşadıkları tarihin anlatıcılığını içeriyor. Serginin metninde yer alan iki çalışmaya özetle değinmek gerekirse; “Büyüktaşcıyan, ‘Ne Yerde Ne...
Eleştirel Çizgi
“Dünyada sosyal devlet çöp mü oldu?
Eleştirel Çizgi
SÖZ HAKKI Prof. Dr. Halis Dokgöz çiziyor.
Bir Genet Klasiği: Giacometti’nin Atölyesi
Jean Cocteau İkinci Savaş sonrasında verdiği bir röportajda Picasso’yu gizemli yapanın ne olduğunu soran Amerikalı gazeteciye şu soruyu sorar, “Sanırım bilekleri, onları hiç gördünüz mü?” Böylesi bir soruya verilebilecek en gerçekçi cevaptır bu belki de. Son derece gerçek, son derece sıradan bir detayı hatırlatarak sıyrılır sorudan. Daha sonra bu soruya verilen bir başka cevap da,...
Halim Şafak’tan “Turhan Selçuk’un Sanatı”
Milas Belediyesi’nin 11. yıldır düzenlediği sanat edebiyat günleri içinde yaptığı sempozyumlar çerçevesinde Halim Şafak’ın hazırladığı “Turhan Selçuk’un Sanatı” kitabı geçtiğimiz günlerde yayımlandı. Milas Belediyesi bundan önce de Nahit Ulvi Akgün, Maksut Doğan, Muzaffer Kale. Turan Erol, Nazmi Yükselen, Tolga Çandar ,Hasan Özgen, Halim Şafak ve Zeki Duygulu üstüne sempozyum düzenlemiş hepsi için birer kitap yayımlamıştı....
Karantinada doğan sergi: Alt-Üst
Daire Sanat, 1 Nisan – 30 Haziran 2020 tarihlerinde Açık Atölye Sanatçı Programı’nın üçüncü konuğu olarak Işıl Çelik’i ağırladı. Programı dünyayı etkisi altına alan pandemi sebebi ile zor şartlar altında ve ziyaret kabul edemeden tamamlandıran Işıl Çelik’in proje sergisi 5 Eylül Cumartesi ve 8 Eylül Salı günleri saat 11.00-18.00 saatleri arasında Daire Sanat’ta ziyarete açık...
”Bir Duvar” sergilerinden bu ay: ”Güzel Şeyler Konuşalım”
“Bir Duvar” sergileri görece olarak dar alan içerisindeki ifade olanaklarını araştırıyor. Küçülerek artmayı öneriyor. Denemek için alan açıyor ve bütün disiplinlere açık. Güzel Şeyler Konuşalım! Sanatçı İlgen Arzık, ”Güzel Şeyler Konuşalım” adlı sergisi için “Konuşalım ki, emniyetimiz kir tutmasın. Konuşalım ki, öcü sandığımız hakikat bizi daha da korkutmasın. Görünür olmasın. Bizden olan, beladan uzak olsun....
Yüksel Arslan’ı Sanat Tarihinden Kurtarmak
Kuşkusuz, Anadolu’nun yarattığı en delişmen zekâlardan biriydi Yüksel Arslan. Batılı onun yaban dilini dünya sanatının nadide bir parçası olarak seçip, tarihini çoktan süsledi. Doğduğu topraklar ise hep ona kendinden yaban ola geldi. Arslan’ın 50 yıllık yaşam uğraşının, ustalığının ve çıraklığının Batı tarafından kriptosunun çözümlenememesi bir noktada normal; kendi ülkesinde idrak edilememesi ise hazindir. Okuyacağınız bu...









