Nurettin Rençber, adını ilk kez geniş kitlelere duyurduğu Eşkıya Türküleri’nden (1996, Kalan) 5 yıl önce, şu an herhangi bir platformdan ulaşamadığımız Dağ Türküleri ve Deniz Şarkıları’nı çıkarmıştı. 1997’de “Ayrılık Vakti” ve “Ciran” gibi şarkılarıyla yine çok sevilecek olan Kalbimdeki Yangın,1999’da ise bugün de hâlâ çok dinlenen “Karagül” şarkısını da içeren Ay Düşünce çıkacaktı. Rençber’in albümlerinin...
Son Yazılar:
EVREN EROL’DAN “BAŞKA BİR PENCERE” SERGİSİ
Kuzguncuk Sanat Tiyatrosu’ndan “Hrisantos’u Kim Öldürdü?”
DİSTOPİK BİR DOYUMSUZLUK: ”IŞILTILI HAŞERAT
Yolun Yükü
Kadir Ağabey’in Ardından
ustam dağınıktır dağınıklıktır benim
Apartman Yöneticisi (Şiir)
VİŞNEÇÜRÜĞÜ DÜNYA (ŞİİR)
Molto Simpatica (Şiir)
BİR BEYAZLIK (ŞİİR)
Yıllar Sonra Bir Akşam Yemeği (Şiir)
“Kimin Gözünden” Makro Fotoğraf Sergisi Museo Moda’da Açılıyor!
Muzaffer Tayyip Uslu Kitabı: Öldükten Sonra
İnek Hırsızı (Şiir)
Mezar Kazıcının Diyalektiği (Şiir)
ACI İNSAN KILIĞINA (ŞİİR)
Soluk Soluğa (Şiir)
Herkes Kahraman Olmak İster; Peki Delikanlılık Nedir?
Savaşın Çocukları (Şiir)
Yazar: Barış Yıldırım
Aşk güneştir, ölümse gölge
Dilek Görmez imzalı “Aşka Özür Diletmem” isimli kitap, bu yıl 95. yaşını kutlayan İnkılâp Yayınları tarafından yayımlandı. Günümüzün başarılı yazarlarından 1976 doğumlu Dilek Görmez’in imzasını taşıyan eser yazarın ilk kitabı “Aşk İçin Ölmeli” ise 2019 yılında yayımlanmıştı. “Aşka Özür Diletmem” isimli kitap, yazarın ikinci kitabı. Ünlü Rus yazar Anton Çehov’un Martı isimli eserinden “Sen benim...
Sovyet Şarkı Yazarı Solovyov-Sedoy ve Moskova Geceleri
Hani şu şartlı refleksiyle meşhur İvan Pavlov, 1930’larda Leningrad Konservatuarında bir deney yapar. Bestecilerin diğer insanlardan farklı psikolojik ve fizyolojik karakteristiklerini saptamak üzere yapılan deney Pavlov’a şunu gösterir: “Bestecilerin hiçbir özelliği yok. Sıradan, normal insanlar hepsi.” “Moskova Geceleri” şarkısını çok kimsenin bildiği, adını Rusya’yla ilgilenenler dışında kimsenin pek bilmediği Vasili Solovyov-Sedoy anlatıyor bu deneyi, 74...
Dişsiz Eleştiri, Yargısız Tanıtım
Eleştirinin dişlerinin hem keskinleştiği hem kesmezleştiği, dahası, kesatlaştığı günlerdeyiz. Daha sert ama daha az ikna edici yargılar her yerde. Oysa iyi bir kitap, film, albüm… eleştirisi az bulunan bir matah. Eleştiriyi keskinleştiren, sosyal ağların –özelde Twitter’ın– “ekonomik” dili. Az sayıda karakterle bir şeyler anlatmak isteyen insan, hele de bu kısıda içkin tembelliğe kendini kaptırmaya meyyalse,...



