havada asılı duran beyaz çiçek
———-yukarıdan düşmüş yabancı
huysuz kedi gibi mantığı tırmalarken
rutin teftişin tam ortasında
aynalara her zamankinden uzun bakan
geçmişe fırlatılan o keskin hafıza
geriye kalan soyut kelime parçaları
kütleçekimsel zaman daralması eşliğinde
eritirken içimizdeki tüm sınırları
gece yarısı ansızın uyanan odanın iç sesleri
———-eski ateşlerin izlerini tırmalıyor
açık pencerelerden sızan o serin akış
hafızanın koridorlarına fırlatılmış parıltı
çünkü zaman durmaksızın genişleyen bir ağ
ve bizler o ağın boşluğunda süzülerek
pozisyon alıyoruz, örümcek gibi———-
———-bu, ne başlangıçtır
ne de sona doğru akan süreksizlik
———- ———-
———- sadece evrenin neşeli kahkahası
Resim: Ekrem Kadak


Bir Cevap Bırakın