Bir takım naçizane uyarılar: 1. Okumak üzere olduğunuz yazı, içerdiği hayli düşük ‘‘spoiler’’ miktarı ile o yöndeki beklentilerinizin altında kalacağını taahhüt; öte yandan ise “bilinç akışı” izlenimi uyandırabileceğinden ötürü getirmeniz muhtemel “eklektik, bayağı yazılmış, sayıklamalar silsilesi” eleştirilerinizi peşinen kabul eder. 2. Yazı bariz bir öfke ile yazılmıştır fakat dağınıklığını bu türden, tamamen yaratıcı tekil şahsı...
Son Yazılar:
GOREE ADASI – KÖLELİK – HOLLYWOOD
Gaye Boralıoğlu: İstanbul, Yurtsuzluk ve Varoluş
Ahmet Cemal: Adaşımı anarken
Deniz Göktaş veya “Bulutsuzluk Özlemi”
BABAOCAĞINDAN AYRILMAK DURUMUNDA KALAN SUPERGIRL
Mehmet Atlı: Kürt Müziğinin Modern Sesi
EVREN EROL’DAN “BAŞKA BİR PENCERE” SERGİSİ
Kuzguncuk Sanat Tiyatrosu’ndan “Hrisantos’u Kim Öldürdü?”
DİSTOPİK BİR DOYUMSUZLUK: ”IŞILTILI HAŞERAT
Yolun Yükü
Kadir Ağabey’in Ardından
ustam dağınıktır dağınıklıktır benim
Apartman Yöneticisi (Şiir)
VİŞNEÇÜRÜĞÜ DÜNYA (ŞİİR)
Molto Simpatica (Şiir)
BİR BEYAZLIK (ŞİİR)
Yıllar Sonra Bir Akşam Yemeği (Şiir)
“Kimin Gözünden” Makro Fotoğraf Sergisi Museo Moda’da Açılıyor!
Muzaffer Tayyip Uslu Kitabı: Öldükten Sonra
Kategori: Vizör
Søren Kierkegaard: Can Sıkıntısı Ölümden Beter midir?
Çeviri: Ümid Gurbanov Blog: http://birnevidipnot.blogspot.com Twitter: http://twitter.com/umidgurbanov
Blade Runner 2049: Kopyalar Neden İsyan Etmez? (2. Bölüm)
Bir insan ile bir replika arasında türdeşliklerin gerçekleştiğini düşünebilir miyiz? İkisinin benzer, içi boş bir tören icat ettiklerini ve bu ritüele katılmalarını sağlayan bir durum olduğunu düşünebilir miyiz, mesela? Neden yeni nesil replikalar (kopyalar) isyan etmez? “Özgün replikalardan farklı olarak yeni nesil replikalar asla ayaklanmıyor. Bunun nedeni açıkça belirtilmese de, isyan etmemeye programlandıkları dışında bir...
Yol Ayrımı: Bir Şener Şen vardı…
1941 yılı Adana doğumlu Şener Şen’in sinemada tutunması için 1975’i beklemesi gerekmiştir. Görece geç bir tarihtir bu; çünkü tiyatro ve radyodaki ilk deneyimleri sayılmazsa, figüran ve seslendirme sanatçısı olarak sektöre adımını attığı yıl 1964’tür. Aradaki zaman diliminde belleği güçlü olanlar, onu en çok Kayhan Yıldızoğlu’na yaptığı seslendirmeler ve Muharrem Gürses’in 1971 yapımı “Altın Prens Devler...
FRANCO SONRASI İSPANYOL GÜLDÜRÜLERİNDE MADRİD
Sermayenin esir aldığı Madrid eleştirisini tekrar bir çerçevede toplayabiliriz: televizyon programlarıyla uyut, reklamlarla aldat, gökdelenlerle sömür ve varlıklıların vandal eylemleriyle yok et. Ülke başkentleri aynı zamanda sinema anlayışlarının, sinemasal öğe kullanımlarının aynaları işlevindedir. Bir başkenti o ülkenin sinemasında yalın bir şekilde görmek olanaklıdır. Bu durum Avrupa’da çok daha belirgin karşımıza çıkar. Kültürel yaşantıyı, siyasi atmosferi...
BLADE RUNNER 2049: İNSAN SONRASI KAPİTALİZME BAKIŞ (1. Bölüm)
Korku filmleri, vampirler ve zombiler arasındaki farkın arkasına gizleyerek sınıf ayrımını vurgular. Vampirler iyi huylu, zarif, aristokrattır; normal insanların arasında yaşarlar. Zombiler ise beceriksiz, atıl ve kirlidir; dışlananların ilkel ayaklanmalarını akla getirecek şekilde, dışarıdan saldırırlar. Kapitalizm ile insanlık sonrası beklentiler nasıl ilişkilendirilebilir? Genel olarak kapitalizmin (daha) tarihsel olduğu ve insanlığımızın, cinsel farklılıkları kapsamakla birlikte daha...
Kral’ın Korku Fermanı: “O” Filmi Üzerine
O’yu sinemaya uyarlamak uzun yıllar boyu Hollywood’ta yer yer gündeme gelen, cazibesi kadar tedirginliği de bol bir fikirdi. Zira King’in 1138 sayfalık kitabı bir küçük kasaba gerilimi olduğu kadar bir dönem yansımasıydı. Artık bir şeyleri kabul etmek gerek; Stephen King modern edebiyatın büyük isimlerinden biri, yakın gelecekte küçüleceği de yok. Ortaya konulan edebiyatın kalitesi ise...
İnsanın kendini tamir hikayesi: Askerin Dönüşü
1974 yapımı Zeki Ökten imzalı Askerin Dönüşü’nü ilk izlediğimde aslında 1980’lere sıçrama yapmış, her ne kadar askerden dönen orta sınıf bir adamın iç hesaplaşmasına yaslanmasına çalışmışsa da altında bir aydın bunalımı yattığını düşünmüştüm. Sonra filmin arka planıyla ilgili biraz araştırma yapınca Selim İleri’nin filmin senaryosunu ‘Öldürdüğüm Adam’ isimli bir Macar piyesinden uyarladığını öğrendim. Tabii piyes...
Azmin İlmihali: Bruce Lee
Abartılı bir benzetme olacak: Zeki Müren’in sahneye taşıdığı yeniliklere yakın yeniliklerdir Bruce Lee’nin getirdikleri. Mesela dövüş sahnelerini ironiyle renklendirmesi kışkırtıcıdır. Ne vakit bir Bruce Lee filmi izlesem, aklıma Johannes de Silentio’nin şu sözü gelir: Çağımız, yalnızca ticaret dünyasında değil, idealar dünyasında da düzenli bir temizlik harekâtı örgütlemektedir. Hayata bulaştığından bu yana var olma mücadelesi içindeki...
Meksikalı Bunuel
Bunuel’in Çöller Simon’u Nazarin’e benzer. Yolculuk uzamdan zamana taşır. Film maddi imkansızlıklardan dolayı erken bitirilmiş, süresi kısıtlı kalmıştır. Ancak filmin istenildiği gibi tamamlanamayışı finali tartışmaya açar. 1946’da yapımcı Oscar Dancigers’in teklifi üzerine Meksika’ya giden ve yıllarca bu ülkede film çeken Bunuel, (1949’da) Meksika vatandaşlığı almış, yaşamının geri kalanını önemli ölçüde burada geçirmiştir. Bunuel Meksika tercihi...









