‘‘Suçlu bir vicdan günah çıkarmak ister. Günah çıkarmak bir sanat işidir.’’ Albert Camus Vicdan, hakkında konuşulduğunda kimsenin kendi dünyasından yana şüphe duymadığı, iyi bir insan olma hali olarak tanımlanabilir. Şüphesiz, hepimiz iyi insanlarız! İyi olmaya zorladığımız bu dünyada, iyiliğin ne anlama geldiğine dair endişelerimiz var. Bizim için iyi olanlar, sizin için iyi olanlar… Kötünün tanımını...
Son Yazılar:
GENCO GÜLAN’DAN YENİ SERGİ: MÜZEDE GECE (Night at the Museum)
Bayram Gümüş’ün “Beşinci Mevsim” Sergisi 30 Nisan’da Kethüda Hamamı’nda Açılıyor
MAVİ IŞIĞIN OĞLU
ŞEHRİN HAFIZASINDA GEZİNEN SESLER: TAM O SIRADA İSTANBUL
AŞKIN KALBİNDEN TROYA’NIN KALBİNE AKIŞ PARADİGMASI
Zamanının Ötesinde Bir Devrimci Hareket: Gerrard Winstanley ve Kazıcılar (Diggers)
Elif Naci: Genç Cumhuriyetin Sanata Açılan Penceresi
FARELER VE İNSANLAR ÜZERİNE – İZMİR DEVLET TİYATROSU
Michel Onfray: Eleştirel Bir Okuma
Ercümend Kalmık Müzesi’nde Bir Kitap Sohbeti: “Ağaç Gölgesi” Cemre Öğün
Orada Olamadığı İçin “Burada” Olanlar!
GÖLLER KURUMASIN BALIKLAR ÖLMESİN ÇİNİ SERGİSİ İZMİR’DE
Algoritma Hasatçıları: Büyük Teknoloji Şirketleri Afrika’daki İşgücünü Nasıl Görünmez Kılıyor?
Uygarlığın Sınırları ve Kültürel Kötümserlik
HÜSEYİN YURTTAŞ: SUSKUNLUĞUN ONTOLOJİSİ-SAF ŞİİR VE VAROLUŞÇU İMGE
Taşın Şarkısı: Sessizlikten Sese
Hakan Tosun için Kadıköy’de anma ve basın özgürlüğü buluşması
Guga Contemporary’den Yeni Sergi: Orhan Onuk – Görünmeyenin Portresi
Mustafa Ağatekin’den Çember Sergisi Armoni’de
Kategori: Vizör
Ölümlü Dünya Ölümsüz ‘‘Saçma’’
Taksim’de yahut Kadıköy’de sık sık uğradığınız bir esnaf lokantası düşünün. Self servis değil de sipariş usulü hizmet veren köklü bir lokanta… Kasada kel, hafif göbekli bir adam; kasanın hemen yanındaki masada müessesenin sahibi olduğu her halinden belli, gözlüğünü burnuna düşürmüş bir adam oturuyor. Mutfakta sevimli bir kadın aşçı, oraya buraya koşturan çevik garson gençler… Şimdi...
Aaahh Belinda: Seksenlerin sonunda, Doksanların Başında Çocuk Olmak
Burçak Çerezcioğlu’na 1986’da Atıf Yılmaz tarafından çekilen filmi 90’ların ilk yarısında televizyondan izlemiştim. O dönem Camdan Kalp (1990) ve Türkan Şoray’ın başrol oynadığı Şahmaran (1993) filmleriyle ile birlikte izleyip etkilendiğim fantastik içerikli filmlerin başında geliyordu Aaaahh Belinda. Onu, adı geçen diğer filmlerden ayıran tarafı fantazyanın olay örgüsünde kullanımıydı. Şahmaran, hikâyesiyle açık bir masalsı destansı havayı...
Küreselleşmenin Öteki Yüzü: Mr. Pip
“Bazıları için küreselleşme olarak görülen şey, başkaları için yerelleşme anlamına gelmekte; bazıları için yeni bir özgürlüğün işaretini veren şey, başkalarının üzerine davetsiz ve kötü bir kader gibi çullanmaktadır.” Zygmunt Bauman 2012 yılında Andrew Adamson tarafından çekilen Mr.Pip filmi, Llyod James’in aynı adlı romanının uyarlamasıdır. Yönetmen Andrew Adamson kitabı okuduktan sonra filmi çekme kararı alır. Adamson...
HOLLYWOOD ve VİETNAM : Sam Amca’nın Aşil Topuğu
“Şimdiye kadar hiç bir piç savaşı ülkesi için ölerek kazanmadı. Diğer zavallı piçlerin ülkesi için ölmesini sağlayarak kazandı. 2. Dünya Savaşı’nın ünlü ABD’li komutanı Patton; Ladislas Farago ve General Omar Bradley’nin kaleme aldıkları biyografisinde, -dev bir Amerikan bayrağının önünde- bu sözleri söylerken tasvir ediliyordu. “Savaşı hayatımdan bile çok seviyorum!…” diye haykıran Patton’un çocukları, 2. Savaş’tan...
Roberto Rosellini: ‘‘Germania Anno Zero’’ Üzerine Düşünceler
“ Bu film 1947 yazında Berlin’de çekildi. Sadece objektif olmayı ve gerçeği göstermeyi amaçlıyor. Bu harabeye dönmüş koca şehir, 3,5 milyon kişinin sefil bir hayat sürdüğü yer. Neredeyse unutulmuş olan… Onlar bu trajediyi sıradan bir olay gibi yaşadılar. Bunun sebebi güçleri veya inançları değildi. Artık tükenmiş olmalarıydı. Bu ne bir suçlama ne de bir Alman...
Bir Dönüm Olarak İffet: Bir Kadın Dört Erkek
İffet filminde biz mahalleden çıkışı görürken Turgul’un mahalleden uzaklaşan ve uzaklaştığı oranda olgunlaştığı iddia edilen üslubuna da tanıklık ederiz. İffet filminin bir diğer önemi 80’ler film piyasasını ayakta tutan arabesk filmler değin olmasa da furya haline dönüşmüş ve Atıf Yılmaz’ın başını çektiği popülist kadın filmlerinin evvelinde gelmesidir. Senaryosu Yavuz Turgul’a ait olan ve Kartal Tibet’in...
Odanın Ötesi: The Disaster Artist
James Franco’nun 2017 tarihli biyografik komedisi The Disaster Artist çeşitli açılardan düşündürücü bir film. Filmi gelecek dönem Oscar’larında gözü olan bir Amerikan biyografik draması olarak da seyredebiliriz, popüler kültürde şöhret sahibi bir ismi daha da büyük bir ikona dönüştürme projesi olarak da. Varoluş amacı ne olursa olsun nitelikli bir film olan The Disaster Artist’ten keyif...
Cem Yılmaz V ‘‘Sinema’’dan Kaçışı
Ne anlatayım? Cem Yılmaz’ın yeni zaman makinesi maceralarını mı? Tamam, ona da geleceğim. Gelmezden evvel yakıcı gördüğüm bir sorunu işaret etmek istedim. Arif V 216 vizyona girdi. Filmden beklentiler yüksek değil. Cem Yılmaz eski filmlerine yakın bir telden çalıyor ve Gora, Arog hikâyelerinin devamını çekiyor. Yönetmen koltuğunda Kıvanç Baruönü oturuyor. Oyuncu kadrosu yine benzer… Cem...
Münir Özkul’un Ardından
Yeşilçam’ın ustalarından Münir Özkul, doksan üç yaşında hayatını kaybetti. Uzun yıllardır tıbbi açıdan hayli olumsuz şartlarda bir yaşam sürüyordu. Ölümünü ‘‘bir devir daha kapandı’’ biçiminde klişe yorumlamak ne denli doğrudur bilinmez ancak Özkul’un da gidişi Eski Türkiye’nin son kalelerinden birinin daha yıkımı anlamına geliyor. Malum Yeni Türkiye’de yaşıyoruz ve Yeni Türkiye’nin sanatçıları daima kap kacak...









