1980’lerin başında siyasi darbenin beraberinde getirdiği baskı ve yasaklar, sol düşünceyle birlikte yükselen muhalif seslerin susturulması ve siyası çalkantıların hâkim olduğu distopik atmosferi ve özgürlük arayışlarının farklı kanatlarda sürdürülmesine neden olur… Patriarka’nın Avrupa’dan ithal edilmiş, kitlesel histeriyle Macunlaşmış, cilalı bir trend -akım olarak varsaydığı 2.dalga feminizm hareketi 80’lerin ilk yarısında kadın safların öncülüğünde ortaya çıkar....
Son Yazılar:
GOREE ADASI – KÖLELİK – HOLLYWOOD
Gaye Boralıoğlu: İstanbul, Yurtsuzluk ve Varoluş
Ahmet Cemal: Adaşımı anarken
Deniz Göktaş veya “Bulutsuzluk Özlemi”
BABAOCAĞINDAN AYRILMAK DURUMUNDA KALAN SUPERGIRL
Mehmet Atlı: Kürt Müziğinin Modern Sesi
EVREN EROL’DAN “BAŞKA BİR PENCERE” SERGİSİ
Kuzguncuk Sanat Tiyatrosu’ndan “Hrisantos’u Kim Öldürdü?”
DİSTOPİK BİR DOYUMSUZLUK: ”IŞILTILI HAŞERAT
Yolun Yükü
Kadir Ağabey’in Ardından
ustam dağınıktır dağınıklıktır benim
Apartman Yöneticisi (Şiir)
VİŞNEÇÜRÜĞÜ DÜNYA (ŞİİR)
Molto Simpatica (Şiir)
BİR BEYAZLIK (ŞİİR)
Yıllar Sonra Bir Akşam Yemeği (Şiir)
“Kimin Gözünden” Makro Fotoğraf Sergisi Museo Moda’da Açılıyor!
Muzaffer Tayyip Uslu Kitabı: Öldükten Sonra
Kategori: Vizör
Dogma 95 Neydi? Ne Değildi?
Dünya çapında sinema akımları hemen her dönem bir okul, bir dergi çevresi gibi gruplaşmaların öncülüğünde gelişmiş ve belirli kuramlar çerçevesinde üretimler yapılmıştır. Dönemlerin sosyal, siyasal ihtiyaçlarına karşılık vermek ve sinemaya yeni bir bakış sunmak için ortaya çıkan akımlar ve kuramsal çalışmalardan daha farklı olarak Dogma 95 sert bir manifestoyla adını duyurmuş ve henüz pratiğe geçmeden...
HEPSİYDİ: KONT, ŞÖVALYE VE KEŞİŞ
Bir Fotoğraftan Kısa Anılar… – 2 1991 yılının, Nisan ayıydı. İzmir’den, İstanbul’a İstanbul Film Festivali’ne gitmiştim. Giovanni Scognamillo’yla, Beyoğlu’nda tanıştım. Lakabı, ‘Beyoğlu Kontu’ydu ama benim gözümde, bir ‘Şövalye’ydi ve beni sarsan bir sinema belleği vardı. Hatırlıyorum; Bir Levantenin Beyoğlu Anıları kitabını su içer gibi okumuştum. Türk Sinema Tarihi kitabı zaten ders kitabımdı. Dostluğumuz, 2016 yılında...
Yalnız Kadın, Feminist Söylem
Dünya Emeğine Katılan, Yeryüzünü Var Eden Tüm Kadınlara; Sevgi ve Saygıyla Seksenler sinemamız, kadın filmleriyle anılan bir kesiti meydana getirirken birçok yönetmenin bu bağlamda eser verdiğini görüyoruz. Atıf Yılmaz başı çekerken Başar Sabuncu kendi özgünlüğünü yansıtmaya çalışmıştır. Bu iki yönetmen haricinde Ömer Kavur, Yavuz Turgul, İrfan Tözüm ve Şerif Gören’in filmleri de mevcuttur. Bu yazıya...
Rüyalarda buluşalım
İki insanın aynı rüyayı görmesi mümkün mü? Yani, iki insanın önce rüyalarında tanışması? On Body and Soul ya da Macarca orijinal ismiyle “Teströl és lélekröl”, alışılmadık bir aşk hikayesi, izledikten sonra akla kazınan bir film. Macar yönetmen Ildikó Enyedi’nin son filminden 18 yıl aranın ardından çektiği filmi, karla kaplı bir ormanda, ağaçlar ve dallar arasında,...
METİN ERKSAN: YALNIZLIK SİNEMASINDAN TUTKU SİNEMASINA
Bir Fotoğraftan, Bir Filme… Kısa Kısa Anılar… – 1 Benzersiz bir filmdir, Sevmek Zamanı. Benzersizliği, ‘yalnızlık’ ve ‘tutku’sundan kaynaklanır. Aynı zamanda, atmosferinden. Müşfik Kenter’in, Sema Özcan’ın, görüntü yönetmeni Kriton İliadis’in benzersizliğinden. Filmin çekildiği yıl, 1965’di ve ben henüz doğmamıştım. John Berger henüz Görme Biçimleri kitabını yazmamıştı. Susan Sontag, otuz iki yaşındaydı. Eugene Atget tam otuz...
Mahalle-Sınıf-Sevgi Üçgeninde ‘‘Yoksul Kadının İstanbul’u’’
Kadir İnanır’a geçmiş olsun dileğiyle Türk sinemasının maddi ve manevi giderek içe kapandığı, fabrikasyon arabesk filmlerin ötesinde; geniş kesimlere seslenen güldürülerin, aile melodramlarının, avantürlerin gerileyip orta sınıf katmanında alıcısını arayan yeni bir dilin geliştiği 80’ler ikinci yarısında üç tip yerli filmin daha evvel olmadığı kadar çok arz edildiğini görürüz. Aydın/sanatçı sorunlarını işleyen ve umutsuzu, bocalayanı...
Pornografi ve Şiddet: Snuff, Taxi Driver ve Hardcore Üçgeni
Giriş Pornografi 1970’lerde Danimarka’dan yayılan cinsel özgürlük dalgasıyla altın çağlarını yaşamaya başlamıştı. Hiç kuşkusuz çıplaklık ve cinsellik kameranın icadından birkaç saniye sonra beyaz perde için vazgeçilmez hale gelecekti. Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa kıtasında farklı karşılanan ve aynı zamanda farklı anlatım dilleri kullanan pornografik filmler özellikle II. dünya savaşından sonra A.B.D de yeraltına inmişlerdi. Toplumlar...
Django Unchained, Aykırı Western
Quentin Tarantino tardından 2012 yılında çekilen film western yönüyle ilgi çekici filmdir. Film türün klasik öğelerini barındırırken bir o kadar ayrılıksı yapıya sahiptir. Tarantino bu filmde westerne bakışını kişisel üslubuyla yorumlamıştır. Filmin başrol oyuncusu Jamie Foxx’un canlandırdığı siyahî kovboy Django karakteri ile westernde alışılmamış bir durum sunar. Bilindiği üzere westernler beyaz erkeğin hikâyesini anlatan filmlerdir....
İMKÂN BIRAKILMAMIŞ BİR VİCDAN ANALİZİ
‘‘Suçlu bir vicdan günah çıkarmak ister. Günah çıkarmak bir sanat işidir.’’ Albert Camus Vicdan, hakkında konuşulduğunda kimsenin kendi dünyasından yana şüphe duymadığı, iyi bir insan olma hali olarak tanımlanabilir. Şüphesiz, hepimiz iyi insanlarız! İyi olmaya zorladığımız bu dünyada, iyiliğin ne anlama geldiğine dair endişelerimiz var. Bizim için iyi olanlar, sizin için iyi olanlar… Kötünün tanımını...









