… bir gölgeyi ezer üç kişi – bir düşte – gölgenin başı dik çünkü masum o üç yorgun üç yenik üç yoksun saygı duruşunda gölgeye ve düşe düş sonsuz mudur sevgilim keder beyim ? … düşe sonsuzluğa – yavrularımıza – şefkatle ve merakla bilinmezin göğünden bakmak yerden kurtulmak arzulamak inatla uçmayı el sürmeden hayatlar yoğurmak...
Son Yazılar:
Anne Carson ile Şiir Üzerine
Yedi Deli Tek Zihin
Hiperpolitikadan Sonra Ne Geliyor?
Lambanın İçindeki Karanlık (Öykü)
Sanat Endüstrisinin İklime Etkisi Üzerine Düşünceler
HALİS DOKGÖZ’DEN “TEMASTAKİ İZ AYRINTIDAKİ ŞEYTAN” RAFLARDA
Gülüşümdeki Hançer İpekte Sınanmıştır
Türk Görsel Sanat Eleştirisinde Retorik Estetik ve Gözün Tasfiyesi
Lucky Luke 80 yaşında
LÉVİNAS’IN ÖLÜM, ZAMAN VE ÖTEKİ İLE HESAPLAŞMASI
En Zararlı Varlık İnsana Karşı Benim Yoldaşım Yapay Zeka
BEYOĞLU’NDA 97 ETKİNLİKLE “MUAMMER KARACA TİYATRO BAYRAMI” BAŞLIYOR!
Algoritmik Kapitalizm: Savaş, Kaos ve Düğümler
Otonom’dan Yeni Kitap: Devrimin Neşesi
21. YÜZYILIN GERÇEKLİĞİNDE SANATIN ANLAMI
ZYGMUNT BAUMAN’IN AYNASINDA MODERN İNSANIN SESSİZ ESARETİ
Sanatın Eşiğinde: Bakmak, Anlamak ve Söz Almak
JOHN PERKINS VE ROGER CROWLEY YENİ KİTAPLARIYLA TÜRKİYE’YE GELİYOR
EDWARD SAİD’İN “ENTELEKTÜEL” FİGÜRÜ ÜZERİNDEN ÇAĞIMIZIN VİCDAN KRİZİ
Kategori: Manşet
RAŞİT ALTUN RESMİNE BAKMAK
Her şeye gebe, ama az çok tanıdığımız bir gökyüzü… Genelde bulutların arkasına gizlenmiş, varlığını keskin ışık huzmeleriyle gösteren bir Güneş… Havada uçuşan küçük, akışkan kütleler… Yeryüzüne çökmeye hazırlanır gibi duran, nimbus bulutları ya da henüz adı konmamış bulutumsu biçimler… Dev ve yekpare biçimde hareket eden hamurumsu yeryüzü… Birbiri üzerine binerek akan, sünen, farklı renklerdeki homojen...
ÇAM AĞAÇLARI İLE NAHILLAR ARASINDAKİ SÜSLÜ İLİŞKİ
Bir yılı daha geride bırakmamıza günler kala, yeni ümitler, yeni hedefler, yepyeni hayaller ve beklentiler biriktirdiğimiz ve birçoğumuzun yeni yıla girecek olmanın telaşlı hazırlığı içinde olduğumuz günlerdeyiz. Yeni yıl hazırlıklarının olmazsa olmazları arasında elbette şık ve süslü, damak zevkimize ve bütçemize uygun sofralar, aile ve arkadaşlar ile birlikte eğlenceli kutlamalar olduğu gibi, içimizdeki renkli umutların...
HEDİYE (ŞİİR)
Baharı beklerken Güzü getirir Zaman Boş bir defter kalır ellerinde Toprak ve ben kokan Bir de kalem Nerden geldiğini yadsıyan Sert bir poyrazdın Omuzlarına değdiği Bir karanfilin Geniş vadilere uzanan erinç Bir kelebeğin ömrünü taşır Bilirdim Ölgün düşlerin uykusundan Uyanan ırmaklar Taşarken mazgallarından Ben çoktan gitmiştim Yağmurun değdiği Her yerden Benden sana sevgilim Bir ayrılık...
NATALIA (ÖYKÜ)
1. Mr. Ozbek bir konser için Bodrum –Türkiye’deyim. Sizi yakından tanımak, yüz yüze görüşmek için bunun iyi bir şans olduğunu düşünüyorum. Aramanızı bekleyeceğim. Sizin. Natalia Natalia…. Onunla Petersburg’da karşılaşmıştık. Ülkelerin müziksel geçmişi üzerine bir araştırma yapmak için oradaydım. Doğrusu sahnede harikalar yaratan bu narin genç kızı hayranlıkla izlemiştim. Bir buket çiçekle kutladığım bu...
ağrı sızı (şiir)
zamanı kaça bölsem ...
“KUSURSUZ CİNAYET” KARİKATÜR SERGİSİ
Karikatürist ve Adli Tıp Uzmanı akademisyen Prof. Dr. Halis Dokgöz’ün Kusursuz Cinayet Karikatür Sergisi 26 Aralık 2024 Perşembe saat 18.00’de İstanbul Schneidertempel Sanat Merkezi’nde bir kokteylle açılıyor. Sergi 19 Ocak 2025 tarihine kadar açık kalacaktır. Karikatüre 1985 yılında başlayan Dokgöz’ün özellikle son yıllarda gündeme gelen adli olaylardan yola çıkarak kriminal dünyanın sonsuz evrenini çizdiği “Kusursuz...
FISILTI ŞİİR
(bu gece sadece seine’den bahsedeceğiz) (ben, bir maya) (doğada 2’ler ve 3’ler bir de 4’ler var) (her şey karşıtı ve o karşıttaki karşıtıyla var) (beden kelimelerle düşünmez) (hhh) (hhh) (hhh) (hhh) (sss) (sss) (sss) (sss) (ğğğ) (ğğğ) (ğğğ) (ğğğ) (şşş) (şşş) (şşş) (şşş) (bazı karşılaşmalar güzel) (evi anlayacağız) (sade oturulmaz oturma odasında) (dikiş de dikilir...
MOİRALAR (ŞİİR)
uzun parmaklarıyla eğirsin ömür ipliğimi kaderin kızları başımın çevresinde defne yaprakları ben yürürken dikilsin beyaz elbisem ben yürürken sökülsün ardım biri gelsin otursun balkonda bıraktım sandalyeyi biri gelsin kapağını kaldırsın tezgahta bıraktım yaptığım yemeği zehrini aldım şarabımı saldım çapaladım suladım omcaları biri gelsin biri gelsin ben geçtim penceremde fesleğen...
evet (şiir)
çocuklarının yüzlerine bakamayan çulsuz babaların acıklı hâlleri ve ekmek getiremeyen pirinç bulgur tuz peynir getiremeyen et getiremeyen un getiremeyen patates açıklaması ne zor boş tencere önündeki garip anneleri ne pişirsek değil de suyu neyle ısıtsak diye boş bakan boş ne acaiptir kim bilir tadı çikolatanın mütemadi bir perhiz iftarsız sahursuz mütemadi bir oruç ne ki...









