KARİKATÜRÜ OYA GİBİ İŞLEYEN ADAM 1968 güzüydü… Orhan Müstecaplıoğlu’nun Laleli’deki atölyesine, ilk kez gördüğüm bir adam çıkageldi. Ufak tefekti, bir ayağı aksıyordu, gözlerinden muziplik okunuyordu, gözlüğü burnunun üstüne gelen yerden kırılmıştı, (iğreti şekilde tutturduğu kırılan yerini yaptırmak için beni gözlükçüye gönderdi), çizgilerinden imzasını tanıdığım karikatürist Eflatun Nuri’ydi bu… Orhan Müstecaplıoğlu ile gençlik arkadaşıymışlar. Sarıldılar, öpüştüler...
Son Yazılar:
Gülüşümdeki Hançer İpekte Sınanmıştır
Türk Görsel Sanat Eleştirisinde Retorik Estetik ve Gözün Tasfiyesi
Lucky Luke 80 yaşında
LÉVİNAS’IN ÖLÜM, ZAMAN VE ÖTEKİ İLE HESAPLAŞMASI
En Zararlı Varlık İnsana Karşı Benim Yoldaşım Yapay Zeka
BEYOĞLU’NDA 97 ETKİNLİKLE “MUAMMER KARACA TİYATRO BAYRAMI” BAŞLIYOR!
Algoritmik Kapitalizm: Savaş, Kaos ve Düğümler
Otonom’dan Yeni Kitap: Devrimin Neşesi
21. YÜZYILIN GERÇEKLİĞİNDE SANATIN ANLAMI
ZYGMUNT BAUMAN’IN AYNASINDA MODERN İNSANIN SESSİZ ESARETİ
Sanatın Eşiğinde: Bakmak, Anlamak ve Söz Almak
JOHN PERKINS VE ROGER CROWLEY YENİ KİTAPLARIYLA TÜRKİYE’YE GELİYOR
EDWARD SAİD’İN “ENTELEKTÜEL” FİGÜRÜ ÜZERİNDEN ÇAĞIMIZIN VİCDAN KRİZİ
Kıkırdama (Öykü)
1. FETHİYE-ÜZÜMLÜ SANAT VE EDEBİYAT FESTİVALİ
NON-CONTEMPORARY
Hüseyin Gökdeniz Özertaş’ın Zaman Koleksiyoneri Üzerine Bir Polemik!
BİR SOPRANONUN ÖZEL DÜNYASI
Roman Sahnede Bilim Işıkçı: Bilişsel Edebiyat Eleştirisi Ne Yapar, Ne Yapmaz?
Kategori: Manşet
Michel Foucault: Marksizm düşmanı sahte bir solcu mu? (2. Bölüm)
Filozof Gabriel Rockhill’in The Philosophical Salon için yazdığı yazıdan çevrildi. Türkçesi: İlker Kocael Yazının ilk bölümü:https://ekdergi.com/michel-foucault-marksizm-dusmani-sahte-bir-solcu-mu-ilk-bolum/ 1970’lerde ve 1980’lerin başında, Foucault’nun değişken siyasi yönelimi muğlak solcu yörüngeden iyice saptı. Geçirdiği evrimin birçok açıdan André Glucksmann’dan çok da farklı olduğunu söyleyemeyiz, kendisi bu dönemde Foucault’nun en sık siyasi iş birliğine girdiği kişilerdendi. Elit muhafazakâr akademik çevrelerden...
METAFOR: EMPATİ YETENEĞİ
Aziz Augustinus’un devleti tanrının yeryüzündeki temsilcisi olarak görmesi/ göstermek istemesi hangi düşünce katmanlarından oluşmuştur ve Augustinus, klasik metafor bilgisinden bakıldığında devleti tanrının hangi özelliğiyle yan yana getirmek istemiştir? Devlet, temsil için tanrının hangi özelliklerine sahiptir? Çok şey söylemeye, yorumlamaya açık bir konumdur bu, metaforun doğası gereği ama nihayetinde bu nominal metafor bizi şuraya getirir:...
Gabriel García Márquez: Yüzyıllık Yalnızlık Üzerine (Türkçe Altyazılı)
Gabriel García Márquez, eseri Yüzyıllık Yalnızlık ile büyülü gerçekçilik, edebiyat ile sinema gibi konular üzerine konuşuyor. İspanyolca videoya gömülü olan İngilizce altyazı, Türkçe altyazının rahat okunabilmesi için bulanıklaştırılmıştır. Çeviren & Hazırlayan : Mehmet Sait Şener Twitter: @dolgwol
Tuncer Çetinkaya ile Türk Sineması Yazıları’nı konuştuk
Modern Zamanlar Sinema Dergisi, ülkemizin uzun süreli yayınlanan en önemli yayınlarından birisi. Sinema yazarı Tuncer Çetinkaya’nın röportajımızda ifade ettiği gibi; “… 12 yıl, 48 sayı ve yaklaşık 3 bin sayfa” yayınlanan dergi, bu defa karşımıza 640 sayfalık Modern Zamanlar’ın Türk Sineması Yazıları kitabıyla çıktı. Antalya Muratpaşa Belediyesi Kültür Yayını olarak yayınlanan bu eser, ‘Türk Sineması’...
Kapıyı çalan da kim?
On sekizinci yüzyıl ortasında buharı sıkıştırıp bundan müteharrik makine imal etmeye dayanan icatlar sürecine Endüstri Devrimi diyoruz. Bu icatlar laf olsun diye meraktan yapılmamıştır, kapitaliste para kazandırır. Endüstri Devriminin başladığı yer İngiltere, münhasıran Manchester şehri… Aslında buharı tenceresinde muhafaza eden Fransız mucit Denis Papin’dir, fakat Fransız bilim tarihçileri ne kadar tepinse bu şeref bir kez...
kriPANDEMI, SANAT VE ESTETİK CÜMLE KURMAK
“Yeni sanat sezonuna yeni normal ile girdik.” Bu basit görünen cümlede garip bir şeyler var. Cümle, acaba yeni normal için fazlasıyla mı normal! Yoksa anormal bir cümle mi? Eğer yeni bir normalde isek, yeni normal bir cümle nasıl kurulur? Eski ya da yeni normallerin gramerleri, sentaksları, semantiği nasıl bir düzene sokulur? İçeriğine mi dikkat etmemiz...
Fırtınadan Önce
Yarın yağmur var ama bu gece gök duru, yıldızlar ışıyor. Yine de geliyor yağmur tohumları boğacak belki. Denizden gelen rüzgâr bulutları sürüklüyor; daha görmeden hissediyorsun. Tarlalara bakmalı şimdi, sular altında kalmadan önceki hallerine. Dolunay. Dün, hayvanlardan biri ormana kaçtı, alelade bir hayvan değil, koç, koca bir gelecek yani. Bir daha en fazla kemiklerini görürüz. Çimenler...
Deleuze’ün Fötrü: Deleuze ve Antik Felsefe
Postyapısalcı felsefenin kilit aktörlerinden biri olan Deleuze’ün felsefi kariyeri Batı felsefe geleneğinin bir “temsil metafiziği” olduğu kabulünden hareketle eleştirel bir düşünsel tavrın gelişimine kaynaklık etmiştir. Deleuze 1968 yılında yayımlanan Fark ve Tekrar kitabında modern felsefenin görevine ilişkin gerçekleştirdiği tanımlamada Nietzsche’den miras aldığı “Platonculuğun ters çevrilmesi” söylemine yer verir. Burada Deleuze’ün en temel kaygısı Platonculuğun varlık...
“TENET” VE “DARK” KARŞISINDA “TİME TRAP”
İnsana, Umuda ve Geleceğe Dair Bir Film Okuması: Not: Bu yazı, özellikle ağırlıklı olarak söz edilen Time Trap adlı filmle ilgili “spoiler” denilen ayrıntılar içermektedir. Bu konuda hassas olanların, söz konusu bu filmi seyrettikten sonra okumaya geçmeleri daha uygun olur. Bu metin, başlıkta adları geçmesine rağmen, Tenet’i1 çeken Christopher Nolan gibi bir yönetmenin teknik...









