2. Dünya Savaşı’ndan acı hatıralarla ayrılan ve Hitler’in Eyfel önündeki meşhur pozunu unutmak isteyen Fransızlar için bunu başarmanın en önemli yolu yeniden sanata ve en çok da dönemin en kitlesel dışavurum aracı olan sinemaya sığınmaktı. Bu bağlamda gündeme gelen Yeni Dalga (Nouvelle Vague), aralarında Alain Robbe Grillet, Michel Butor, Claude Simon gibi yazarların bulunduğu bir...
Son Yazılar:
New York Komünü: Herkese Her Şey
METROHAN’DA “BELGIAN ART HUB: BELÇİKA-İSTANBUL SANAT KÖPRÜSÜ”
ÖTEKİ YEŞİLÇAM: KUİR MİZANSENLİ AYDEMİR AKBAŞ FİLMİ OOOH OH!
Veda mektubu (Şiir)
PAYDA (ŞİİR)
23 NİSAN ÇOCUK BAYRAMI NEW YORK BİRLEŞMİŞ MİLLETLER’DE
Meçhul (Şiir)
Kumaş Katlama Sanatı (Şiir)
Felsefenin “-e Göre” Şiiri
Reha Bilge’den “Ressam ve Şair Tevfik Fikret” Kitabı Raflarda
BAHAR ŞİİRİ (ŞİİR)
Kırlangıçlar Gider Gelir (Şiir)
Ağaç ve… (Şiir)
Modern insan neden kendi efendisi olamıyor?
Yirmi Beş Kuruş İçin… (Öykü)
SANAT HAYATIN GERİSİNE Mİ DÜŞTÜ
Eril Rapunzel (Şiir)
KIYI ÖPÜŞMESİ (ŞİİR)
ANLATILMAYAN (ŞİİR)
Kategori: Kritik
PAUL KLEE: EVRENSEL OLUŞUM İÇİNDE OLUŞTURUCU DÜŞÜNCE
Klee, yaşadığı yüzyılın önemli sanat ve bilim olaylarını araştırmış, kuramsal olarak resimde biçim ve renk problemlerine çözüm üretmeye çalışmıştır. Freud’un psikanalizleri ve Einstein’ın Rölativite gibi önemli fikir hareketlerini incelemiş, kuramsal araştırmalarında faydalanmıştır. Bauhaus’ta dersler verdiği dönemler için ve renk teorileri üzerinde çalışmalarına sürdürmüştür. 1912’de Kandinsky ile birlikte Der Blau Reiter grubuyla eserlerini sergilemiştir. Naziler 1933’te...
Walter Benjamin: Önemli Bir Hayat
Çeviren: Suat Kemal Angı Alman Yahudisi eleştirmen ve filozof Walter Benjamin (1892-1940) günümüzde Avrupa modernitesinin en önemli tanıklarından biri olarak kabul edilir. Yazma kariyerinin görece kısalığına rağmen –ki hayatı Nazilerden kaçarken İspanya sınırında erkenden sona ermişti– ardında derinliği ve çeşitliliğiyle akıllara zarar bir külliyat bıraktı. Romantik eleştiri, Goethe ve Barok Trauerspiel (ya da Yasoyunu) üzerine...
GELENEKTEN MODERNLİĞE: 19. YÜZYILDA TOPLUMSAL DÖNÜŞÜMLERİN BİREYSEL SONUÇLARI
“Peşlerinde kadim ve hürmete şayan önyargılar ve kanaatler silsilesini sürükleyen tüm durgun, donuk ilişkiler silinip süpürülüyor; yeni ortaya çıkan her şey daha kemikleşemeden miadını dolduruyor. Katı olan her şey buharlaşıp gidiyor, kutsal olan her şey dünyevileşiyor ve en sonunda insanlar hayatlarının gerçek koşullarıyla ve diğer insanlarla ilişkileriyle… yüzleşmeye zorlanıyor.”1 K. Marx – F. Engels Giriş...
KAPİTALİST SİSTEMİ SORGULAYAN BİR POLİSİYE “CESETLERDEN HALLİCE”
Cesetlerden Hallice Nuray Karadağ’ın ilk romanı, ilk romanı olmasına rağmen başarılı bir roman diyebiliriz. Gerçi Karadağ iki romanını birlikte çıkardı. İkinci romanı Kelle Koltukta. İlk fırsatta Kelle Koltukta romanını da okuyacağım. İsimlerinden anlaşıldığı gibi iki roman da polisiye romanlar. Öncelikle, ne zaman polisiye roman görsem kapitalist sistemi meşrulaştıran bir anlatı olarak düşünürdüm. Önceden okuduğum bazı...
Musa Eroğlu ve Gülşen’i yargılamaya hakkımız var mı?
Dini duygular ve kutsal öne sürülerek düşünce ve ifade özgürlüğü kısıtlanabilir mi? Düşünce ve ifadenin bir sınırı olmalı mı? Bu soruları son dönemde medyaya yansıyan iki olay üzerinden tartışmak istiyorum. İlk olay, Gülşen Bayraktar’ın imam hatiplilerle ilgili hiç doğru bulmadığım sözleri diğeri de Musa Eroğlu’nun Hz. Ali ve Alevi dedeleri hakkındaki kabul edilemez sözleri. Şimdi...
SOL-HEGELCİ PERSPEKTİF ODAĞINDA METAFORUN GÜNÜMÜZ TÜRK ŞİİRİNE ETKİLERİ
Daha önce de belirttiğim gibi, ‘metafor’ terimi; eğretileme ve/ya mecaz anlamına gelir. Bu, şiir ve imge tarafından paylaşılan bir ‘endişe’dir. O zaman metafor oluşturma kalitesini artırabilecek olan şiir ve şiir kompozisyonundan elde edilen anlayış ve bilgiler nelerdir? Kısmen bu keşif, şiirin dil ile gerçekleştirmeyi amaçladığı şeyin tanınmasını içerir, çünkü metaforlar dil aracılığıyla dile getirilmelidir. Bu...
Elveda İstanbul
İstanbul’da basılan son Yunan gazetesi Apoyevmatini’nin yazı işleri müdürü Minas Vasiliadis, “Nesli tükenmekte olan bir türüz” diye söze başlıyor. Okurların gazeteyi açtıklarında ilk baktıkları şey artık ölüm ilanları oluyor. Vaftizlerden daha fazla ölümün kayda geçtiği İstanbul Rum cemaati, zamanın ve nemin kemirdiği duvarları yıkılmak üzere olan eski bir kiliseyi andırıyor. İstanbul Rumları, 1923’te Lozan Antlaşması...
Ütopya: “Hiçbir yerden” mevcut olanın en çetin mücadelesine
Ütopya kavramı, Thomas More’un «ou-topos (yer-ötesi) dediği «hiçbiryer» ine keskin göndermeler içeriyor. Ancak hiçbir yere gidebilmek için önce bir yerin olması gerekiyor. «Gerçek şeyler dünyasında mı yoksa simüle edilmiş hayali bir gerçeklikte mi yaşadığımızı nasıl bilebiliriz?» sorusu bu bağlamda önem kazanıyor Deneyimlerimiz bize maddi şeylerden oluşan bir dünyanın varlığından söz ediyorlar ve bu materyal dünyanın...
Mustafa Aydoğan’la Söze Dair Üzerine
Eleştiri konusu eseri elime aldığımda bunun bir röportaj olduğunu biliyordum. Kendim bir hikâye ve roman yazarı olarak röportajlara çok da ilgi duyan biri olmadığımı söylemekte fayda görüyorum. Çünkü birçok röportajda, kişinin kendini olduğundan farklı yansıttığını, bunu bir tür reklam aracı olarak kullandığını, eserleri için tanıtıma bir malzeme yapmaya çalıştığını gördükçe röportaj okuma hevesim kaçalı çok...









