beni hiç böyle görmemiştin değil mi şiirlerimin astarı ne sandın acı çekiyorum mutfakta gece gündüz savruldum her şeyden yalnızlık parlak gösteriyor dostları içine sığındığım mağara yapraklarını birlikte döktüğüm ağaç sıkılma söyle gene geçtik bu sene de değil mi dalında yerlere dökülen karadutları sit alanının bahçesine ekmişler gibi unutmuş ağaçlar bile yaşıyor olduklarını toz içinde üstleri...
Son Yazılar:
Uzaktan Dokunmak: Bakılmanın Hissi
Felsefe Bilmeden Çağdaş Sanat Yapılabilir mi?
Primitif Sanat ve Uygarlık: Sanatsal Düşüncede İlkel İmgelerin Yeniden İnşası
Ömer Erdem’in Evvel’inde Dilin Kaybettiği Dünya ve Dünyanın Kaybettiği Dil
NÂZIM HİKMET’İN EN KAPSAMLI SERGİSİ “ROMANTİKA” İZMİR’DE AÇILDI
Boşluğun Çağrısı Üzerine: İntihar, Hayat ve Direniş Üstüne Kazı
Cenk Gündoğdu’nun son kitabı üzerine: Yaz Bunaltısı, Yaz Melankolisi
Edebiyatta Teorinin Gerekliliği
Yapay Zeka Devrimi Neden Kapitalizmi Öldürebilir?
Sinopale’nin 10. Edisyonu 2 Eylül’de Üretim Süreciyle Başlıyor!
Yazma Uğraşı, Ockham’ın Usturası Ve Bir Tohum Sözcük
Beste Naz Karaca: Özne Olma Sürecinde Benlik İnşası
“Tek başımayım ve perişanım”: Stefan Zweig, Joseph Roth dostluğu
Yapay Zeka İşlerimizi Ele Geçirmeye Gelmiyor. Ücretlerimizi Ele Geçirmeye Geliyor.
Hızlı Gazeteci’nin ilk, daha karikatürize dönemi (1980-1981)
Epik Tiyatro: Brecht, Öngören ve diğerleri…
2025 Arthur C. Clarke Ödüllü ANNIE BOT Şimdi Raflarda!
Ruhun Sessiz Cenneti Reşat Ceylan’ın Resimlerinde İçsel Huzurun ve Görünmeyenin Estetiği
Robert Schild yeni kitabı; Burgazada Adalılar, “İkonlar” ve Mekanlar
Yazar: Arzu Kaya
CASSEVETES, BERGMAN VE KİESLOWSKİ: İKİLİ DÜNYALARIN KADINLARI
Kadın doğasını en iyi anlamış yönetmenler, dünya sineması odağından bakacak olursak, Bergman, Cassevetes ve Kieslowski bence. Daha doğrusu kadının içsel doğası üzerine yeterince düşünmüş. Bergman’ın Güz Sonatı’nı anmadan geçmeyelim burada. Ve de Sessizlik filmini. Cassevetes’in Etki Altında Bir Kadın filmi “bir kadın niçin delirir,” sorusunun yanıtını toplumsal bir fonda yanıtlamayı başaran bir film. Psikoloji ile...
SEMANTİK KOLAJ
Toplu taşıma araçlarında insanların yüksek sesle telefonla konuşmaları ve bundan hiç rahatsızlık duymamaları şaşkınlık veriyor. Her yer ve her şey bizimmiş gibi davranıyoruz… Ruhsal çöplerimizin farkında değiliz. Özgürlük tüm insanların iyiliği için uyulan kuralların sonucu ortaya çıkıyor. İnsan özgürlük duygusundan yoksunsa hiçbir şey yolunda değildir. En teknik işler bile aksar. Peki nedir özgürlük? Özgürlük insana...
miras (şiir)
bilmiyordu artık sözcükler ne için dökmek için mi çıtlatmak için mi sarmak dolamak yumak yumak örmek için miydi gözlerinden dökülen sözcükler şöyle bir şıngırdattı avizeyi ışığın suyu boşaldı ay karpuz kesilmiş gibi aktı aktı günlerce sokak beyazdı adım attı ilk adımlarını bebek biliyordu artık sözcükler bunun için bir bebeğin gittiği bembeyaz defterin sokağında adım adım...
YANLIŞ BİR HAYAT DOĞRU YAŞANIR MI YA DA PARAZİT
Salgın ile birlikte iyice edilgenleştiğimiz şu günlerde sorulması gereken büyük sorular var. İnsan tek bir birey olarak iyiliği hayatı değiştirebilir mi? Parazit filmindeki kaderini ona hediye edilen ağır bir taş gibi yanında taşıyan oğul, sistem içinde kurtuluş için, aç kalmamak için bir çare arıyor. Annesi, babası ve kız kardeşi için mücadele ediyor. Yanlış bir hayat...
Kira Kontratı (Öykü)
Ne zaman ölmek istesem garip şeyler olur. Bir keresinde grip olmuştum mesela. Bir keresinde de öylesine bir üşengeçlik çökmüştü ki üstüme, kalkıp etki süresini bir saatli bomba gibi saniyesi saniyesine ayarladığım ve son veda notuma da ona göre not düştüğüm, kalbimi birkaç saniyede durdurmaya yetecek, mutfaktaki tezgâhın üstünde duran ZepHelik ilacını içmeye üşenmiştim. Bir keresinde...
ÜÇ KISA ÖYKÜ
BERDUŞLAR Eğik de dursa yamuk yumuk da olsa bu bizim hayatımız. Kir pas içinde de olsak, hastalıktan dökülüyor, kırılıyor olsak da gerçekleşmemiş hayallerle de yatıp kalksak, koca bir ömür bi kez bile yaz tatili yapamasak yaz sıcaklarında güneş çarpmalarından havaleler geçirsek de sıcaktan buharlaşıp yok olsak da… Kışın üşümemek için on kat giydiğimiz için hayatlarımızın...
Yazma Oyunu
Birinin bir hikâyesi varsa bir müddet sonra o sizi çekmeye başlar. Bir müddet sonra sezgileriniz bu yollu çalışır. O sese doğru yönelirsiniz. İçsel bir sesle biri, bir sokak tamircisine seslenir gibi, “hey yazar bizim şu şeye bakıver…” demiş gibi yazar, kendini bir şeyden içsel olarak sorumlu tuttuğunda, “neye bakıver?” sorusuyla iç dünyasında baş başa kalandır…...
DÜŞÜNCENİN COĞRAFYASI
Yazan biri olarak bende düşünme sistemi tamamen mekânla oluşuyor. Örneğin otururken düşündüğüm şeyler, yattığımda organlara dağılan bir tas suymuşçasına gidiverir. Ama yeniden kalkıp oturduğumda geri gelir. İçinden çıkamadığım herhangi bir konu 6. 7. Kata çıkıp aşağı bakınca ya da gökyüzüne bakınca çözülür; aşağıdayken fark etmediğimin ne olduğunu anlarım, rahatlarım. Kendime ve olaylara karşı gerçekçi bir...
Körlük Üzerine
Körlüğün nasıl bir şey olduğunu hayal etmeye çalışıyorum. Gözlerimi kapatıp körlük provası yapıyorum. İlk anda hissettiğim boşluk. Sanki zemin yok oluyor. Her yer kuyu. Öyle bir korku. Yönsüz kalmak. “Herkes” olması en yakındakilerin bile. Körlük ilk anda bir darlık, sıkışmışlık… Gözü kadar bir yere hapsolması insanın… Yüzersiniz, yüzersiniz, nerede derinleştiğini bilemezsiniz… Öyle bir ürkeklik ilk...









