Sinemamızın en güdük kalmış alanlarından birini orta sınıfları görmek oluşturuyor. 1994’den itibaren Yengeç Sepeti, İklimler, Pandora’nın Kutusu’ndan Çoğunluk’a ve de Bulantı’ya birçok değerli deney olmakla beraber, bu filmlerin çoğu orta sınıfı “kasvetli” bir görüntüye indirgemekten kaçınamadılar. Durgun bir kadraj, karanlık bir ışık ve mutsuz neredeyse intihar edecek tiplemeler…. Bunu Zeki Demirkubuz’un son filmi Bunaltı üzerinden...
Son Yazılar:
Matbu dergi [artık] fuzuli bir iş mi?
İç Savaşın Estetiği, Barışın Ütopyası: Yücel Kayıran Şiirine Dair Beş Tez
Karacaoğlan Hâlâ Otobüse Bindirilmiyor
72. Sait Faik Abasıyanık Hikâye Armağanı’nda yılın öykü kitapları belli oldu
Arsız Beliriş
CAUSA SUI/ ÖZ DÖNGÜ: Kozmik zihnin sihirli görselleri
Reddiye Defteri: Akademinin Trafik Lambaları ve Yazarın İnadı
Özgür düşünceye engel olanlar!
BAUHAUS TASARIM VE MİMARLIK OKULUNUN KURUMSAL KİMLİĞİ VE DİNAMİKLERİ
Naif’in Listesi: Gerçekler, Doğrular, Varoluşlar…
ELVEDA ELİF, GÖRÜŞMEK ÜZERE
Ebru Yolver: ÜÇ / KONSEPT
İnsan Haklarının Ontolojik ve Politik Sınırları: Doğal Hukuk ile Egemenlik Arasındaki Paradoks
ÜÇ FİDANIN GÖLGESİNDE: BİR MAYIS SABAHINA DOĞRU
Yonca Karakaş’ın Yeni Sergisi G-Art Galeri’de: “Back Contamination / Dönüş Kontaminasyonu”
ÖTEKİ YEŞİLÇAM: “BANA FİLMLERDEKİ HAYALİN YETER”- KENDİNE DÖNÜŞLÜ BİR ZERRİN EGELİLER FİLMİ
Ayşegül Dalokay Fotoğrafları: Yavaşlığa Övgü
Çizginin İzinde: Erkin Keskin Gravür & Exlibris Sergisi
Çekirdek Kabuğu
Yazar: Ali Şimşek
Sıradan Kahramanlar Süperlere Karşı: The Boys
Sonunda Süper Kahramanların da maskesi düşecekti. Bekliyorduk ama bu kadar acımasız değil elbette. Son 5 yıldır başta Netflix gibi yapımlarda gördüğümüz, kapitalizme, neo liberal piyasacılığa dönük eleştirileriyle solcu- anarşizan eğilim The Boys adlı dizi de tavan yapmış görünüyor. Evet; ilk sezonu yayınlanan The Boys gerçekten kurduğu dil ile bir “büyü bozumu” yapıyor; tam da Amrika’dan...
Kojin Karatani: “Mücadele için sermaye-ulus-devlet birlikte düşünülmeli”
Birgün, 7 Haziran 2009 Japon düşünür, edebiyat eleştirmeni ve felsefeci Kojin Karatini Metis Yayınları ve İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin birlikte düzenlediği ve 3 Haziran’da yapılan ‘Sermaye-ulus-devletin ötesinde: Bastırılanın Geri Dönüşü’ konferansı dolayısıyla Türkiye’deydi. Son yılların etkileyici sol düşünürlerinden olan Karatani, 1941’de Japonya, Amagasaki’de doğdu. Tokyo Üniversitesi’nde iktisat alanında lisans eğitimi aldıktan sonra, İngiliz edebiyatı alanında master...
Chernobyl: Soğuk Estetik “Sıcak” Yenir!
1945 sonrasının hayaletidir. Sovyetler (CCCP)… İkinci Dünya Savaşı bitmiş ve dünya Berlin’den ortaya ayrılmıştır. Savaşda en çok can vermiş (20 milyon küsur) bir ülke, yorgun düşmesine rağmen savaşın en büyük galibi olmuştur aslında. Neredeyse teslim olmasına rağmen Hiroşima’ya ve Nagazaki’ye atılan atom bombasının muhatabı da Sovyetlerdir aslında unutuluyor. Bildiğimiz anlamda Soğuk Savaş başlamıştır artık. Savaşta...
Hangimiz Yemedik O Tokadı?
Oysa çoğu zaman şeytanın da melek olduğunu unuturuz. Melek uçuşan kanatlarıyla hep iyidir sanki. Yunan mitolojisinden Semavi dinlere kanatlarıyla insan ve tannrı arasında bir yerde dururlar onlar. Yunan-Roma’da bir “muse” olarak kadındır melek. Ya da okuyla insanları sevdaya gark eden Eros gibi çocuk. Semavi dinler onları görev peşindeki erkeklere çevirir. İşte tokat bir tarafıyla o...
GAME OF THRONES: GOT’İĞİN BÜYÜK DÖNÜŞÜ
Gotik altın çağını yaşıyor. Ama yaygınlaştığı ve kelimeye ruhani anlamını verdiği anlamda değil elbette. Yani mimariden bahsediyoruz. Gotik, küçümseme ve ürpermeyle ve de korkuyla bahsedilen, savaşçı, Roma’nın uygarlığına direnen “barbar” Got kavmini adreslese de (bu Hunlar da olabilirdi), Hristiyan kiliselerinin temel formuna dönüşerek yaygınlaştı. Gotik mimari, uçan payandaları, kemerleri ve kaburga biçimindeki yüzeyleri ve en...
Velvet Buzzsaw: Pentürün Ölümcül Dönüşü
Not: Filmi izlemeyenler için aşırı spoiler içerir. Bağımsız film tadında bir İsveç yapımı “Kare-Square” hakkında yazdığım yazıyı, sıraya bir Netflix dizisi girerse şaşırmayalım. Çok malzeme var çünkü diye bitirmiştim. * Kare, küratörler, koleksiyonerler, aşırı kavramsal işler, bu da sanat olur mu dedirten enstalasyonlar, videolar, anlaşılmaz ağdalı katalog metinleri üzerinden zaten çoktandır tartışılan, formüllere dönüşmüş çağdaş...
Bertell Olmann ile söyleşi
Bertell Ollman günümüzün en önemli Marksist düşünürlerinden, ilerleyen yaşına rağmen durmadan yeni çalışmalara imza atmaya devam ediyor. Başta temel eseri Diyalektiğin Dansı ve Yabancılaşma olmak üzere kitapları Yordam Kitap tarafından yayınlanan Ollman ile konuşma fırsatı yakaladık. * 90 sonrası Tarihin Sonu, sosyalizmin başarısızlığı üzerinde liberal bir çığırtkanlık dinledik. Şimdi Marx ve Marksizmin geri dönüşü, sınıfın...
Güneştekin: Bir “Vanitas” Vakası
Bir Contemporary fuarı daha sona erdi sayılır. Ahmet Güneştekin’in “Ölümsüzlük Odası” adlı yerleştirmesi tartışmaların merkezine yerleşiverdi. Güneştekin’in fuarın ön alanına yaptığı kurukafa ve boynuzlardan oluşan işi basında bolca yer buldu ve de fotoğraflandı izleyiciler tarafından. Geçen fuarda sergilediği “Yoktunuz” işi Diyarbakır’ın yıkıma uğrayan Sur ilçesindeki kalıntılardan oluşturulmuş ve tepki çekmişti. Yoksulluğun, yıkımın artıklarını lüks bir...
Gıda soylulaşırken ya da Nusretleşirken…
Bugün biraz somut siyasetten uzaklaşıp yemek yazmak istiyorum. Biliyorsunuz yemek yazarlığı ya da gurmelik apayrı bir alan. Elbette bir Vedat Milör şıklığı yok bende ama Antepli bir etobur olarak yine de deneyeyim. Lezzetli, organik gıdalardan bahsedeceğim aslında. Bir zamanlar hemen her haneye ulaşan lezzetli fasulyeden, sadece biriyle ekmeği yuttuğunuz domateslerden, yeşilliklerden ve ilaç kokmayan etlerden....









