Genç Wassily’nin çocukluğunda boya kutusunda farklı renklerdeki boyaları karıştırırken tuhaf bir tıslama sesi duyduğu söylenir. Anlayabildiğim kadarıyla bu adam gerçekten de gerçek bir sinestetmiş. Belli ki oldukça geniş bir hayal gücüne sahipti; ancak bu, gerçek dışı bir hayal ürünü değildi. Uzun zamandır soyut sanatta ortaya konan gerçeklik karmaşasını takdir ediyorum. Çocukken beni kendine çekerdi. Dikkatli...
Son Yazılar:
Jean-Marc Veliscek: “Fransız sineması, bir film laboratuvarıdır.”
Seslerin Yerleştiği Konak: Edirne Müzik Müzesi
Kültürel Zeynalar ve Ninalar: Türkiye’deki Sinema ve Dizi Endüstrilerinde Teknik Alanda Yaratıcı Kadın Emeği
Cumartesi Anneleri ya da Masanın Altındaki Hayalet
Toprağın Altından Vitrine: Kazı Bilgisi Müzeye Ulaşabiliyor mu?
Ali Kazma’nın yeni kişisel sergisi “Oficios de la tinta [Mürekkep Zanaatları]”, Meksiko’daki Franz Mayer Müzesi’nde!
Genç Hitler‘in Viyana yılları
ÖTEKİ YEŞİLÇAM – UÇURUMDAKİ KADIN: TUHAF BİR ‘KENDİNE DÖNÜŞLÜ’ ZERRİN EGELİLER FİLMİ
Barnett Newman’ın Devrimi
Beat kuşağı ve Beatnikler hakkında 10 film
Osmanlı’da Bayramın Zarafeti: Bir Kartpostalın Anlattıkları
Göğün Altında (Şiir)
Bir Tiyatro Mirası: Antonin Artaud ve Bali Tiyatrosu
SENDEN YANA
BESBELLİ (ŞİİR)
Döngü (Şiir)
Leyla Qasim’a (Şiir)
Işıkla Yazan Yaprak: Işıkla Yazılan Fotoğraf
FİKRET MUALLA’NIN FİLMİNİ ÇEKMEK VE ANILAR…
Kategori: Manşet
Devlet Ana Romanı Üzerine
Kemal Tahir’e göre, Osmanlı Batı tipi feodalizm özellikleri göstermez, Osmanlı için yapı tartışmaları, standart batılı kategorilerle değerlendirilemez. ATÜT kendi özelliklerimizi, yapımızı, kimliğimizi vb tanımamıza yardımcı olduğu ölçüde Kemal Tahir için çekici olmuştur. Kemal Tahir, Devlet Ana adlı eserini –arka kapağında da yazdığı üzere– hangi ilke doğrultusunda yazdığına dair bir konuşmasında; “Bir kere Batı’da roman nereden...
Yol; Aslında Gördüklerimizdir: Follow The Signs
“Follow The Signs” yakın zamanda aramızdan ayrılan değerli Cemal Erkaya’ya adanmıştır. Anılar insanı ölümsüz kılar. Bütün ruhların ölümsüzlüğünün yol göstericiliğinde sizi de deneyimimize ortak olmaya davet ediyoruz. İnsanın, eş küratörlüğünü yaptığı sergi hakkında yazması tahmin edersiniz ki pek kolay değil. Fakat bu defa altında derin anlam yatan, bizim için önem seviyesi çok yüksek bir sergi...
Nazım Hikmet: Kolektif Hafıza Bizi Unutana Kadar
Nazım’ın şiirinde, her seferinde varlığını sararken, bilincini de bir katarsisle açan, en az üç tanesini tanıdığı, “ani fırtınaların” izleri sürülebiliyor: Birinci fırtına, en sevdiği amcası Mehmet Ali’nin Çanakkale Boğazı’nda diğer kırk bin genç subayla birlikte şehit edilmesi olayıydı. Bu kayıp, genç Nazım’ın uykudaki politik volkanını harekete geçiren bir kıvılcım olma özelliği taşıyordu. Nâzım Hikmet...
Cumartesi Anneleri’nin 1000. Buluşması için bir şiir anıtı
Kayıp yakınları doksanlı yılların ortalarından beri Galatasaray meydanında buluşuyor, tüm baskı, yıldırma, engelleme girişimlerine karşın büyük bir umut ve inatla kaybedilen çocuklarını aramayı, kayıplara dikkat çekmeyi sürdürüyorlar. Cumartesi Anneleri’nin 1000. buluşması uzun süredir ablukaya alınarak engellenmeye çalışılan Galatasaray meydanında, geniş bir katılımla yapıldı. Cumartesi Anneleri’nin kaybedilen çocuklarını arayışları, bu uğurda verdikleri mücadeleler bir şiir kitabına...
Thomas Ripley: Bir Öfkenin Arka Planı
Nisan ayının başlarında Netflix’in Originals serisinde listelenen Ripley (2024), aslında seyircinin çok yakından tanıdığı bir ismi, Thomas Ripley’i kadrajın merkezine yerleştiriyor. Thomas (Tom) Ripley, Patricia Highsmith’in beş polisiyeden oluşan roman serisinin başkarakteri. Hemen her dilde kalabalık bir okur kitlesine sahip Highsmith’in 1955 ila 1991 yılları arasında kaleme aldığı bu polisiye romanlar, bugüne kadar çok sayıda...
Nihilist Konformizmin Dayanılmaz Cazibesi
Foucault’cu heterotopyayı çağrıştıran gece kulüplerinin birine bir arkadaşın ısrarıyla gidiyorum. Terli kalabalıkların olduğu, vücutların birbirine yakınlığını itici bulduğum ve kulaklarınızda çınlayan desibellerin orayı terk ettikten sonra da kafanızda bir uğultu bıraktığı bu mekanlardan aslında hiç hazzetmem. Girmeden önce kapıdaki fedai bizi yarı dini, yarı hijyenik bir ritüelle didik didik ediyor ve sonra bir sekte kabul...
İKONOGRAFİK BAKIŞLA GANYMEDES’İ KİM, NEDEN KAÇIRDI?
Olympos’lu Tanrıların Tanrısı Ulu Zeus! Yunan Mitolojisi’nde, ölümsüzlerin başı, Kronos ile Rheia’nın oğlu. Çocuklarını yiyen babasından nasıl da kaçırmıştı O’nu annesi. Yağmur yağdıran, gök gürleten, şimşek çaktıran Zeus’dan başkası değildi. Hesiodos, Theogonia’da şöyle anlatıyordu: “Rheia Kronos’un yatağına girince şanlı evlatlar doğurdu ona: Hestia, Demeter, altın sandallı Hera ve güçlü Hades, yerin altında oturan, toprağı saran,...
YURT: DERİNLİKLİ ANA GÖVDESİNE KARŞIN EKLEKTİKLİK VE İĞRETİLİK İLE MALUL BİR ‘ÖDÜLLÜ FİLM’
Dünya prömiyerini geçen yıl Venedik Film Festivali’nde yaptıktan sonra bu yılki İstanbul Film Festivali’nde En İyi Film seçilen Yurt, Başka Sinema dağıtımı üzerinden, dolayısıyla sınırlı bir ölçekte de olsa sinemalarda vizyona girdi. Senarist-yönetmen Nehir Tuna’nın ilk uzun metraj çalışması olan Yurt’un konusu, açılışında perdeye gelen takdim yazısında net tarih verildiği üzere, 1996 yılının son aylarında...
Süper Yöneticiler İmparatorluğu
Popüler kültür Nazizm’in karikatürize tasvirleriyle doludur. Hitler sanki kenarda bekliyormuşçasına bir oldu bitti olarak aniden ortaya çıkıyor. Tarihsel akışın bükülmesi, bir anda Weimar’ın çöküşü ve Stormtrooper’lar ile komünistlerin sokaklarda savaşması patlayıcı bir kontekst yaratmıştı. Bir sonraki adımda Hindenburg’un Adolf’a imparatorluğun anahtarlarını teslim etmesinden, görkemli meşaleli geçit törenlerinden, İradenin muhteşem Zaferinden ve arka planda İtzhak Perlman’ın...









