Harry Bates’in “Farewell to the Master” adlı öyküsünden uyarlanan “The Day Earth Stood Steele / Uçan Dairenin Esrarı”, 50’lerde çokça konuşulan uzaylı kavramını ele almakla beraber, bu varlıkları ‘canavar’ ve ‘yok edici’ olarak tasvir eden örneklerden ayrılmasıyla önem kazanmaktaydı. Çoğu zaman nedensizce gelir, yakar-yıkar, yok etmeye çalışırlar… Hemen her seferinde ABD gibi bir kurtarıcı tarafından...
Son Yazılar:
Elliler Apartmanı: Öykünün ve Şiirin Yeniden İnşası Üzerine
Hasan Sarıtaş Gallery Sergi: COMMON GROUND
Sanat ve Ölümsüzlük Arzusu: Gılgamış Destanı Üzerine Felsefi Bir Deneme
11. Hitay Vakfı Sanat Yarışması Kazananları Belli Oldu
Teknofeodalizm: Kapitalizmi Öldüren Neydi?
Çatışan Laiklik Anlayışları Arasında Daralan Laiklik Ufku
Aşı Yarası
Odysseus ve Sisyphos’un “Korkunç İşkence”si
TOMITA: BİR JAPON MÜZİK DEHASI
TÜRK SANAT PİYASASINDA ELEŞTİRİNİN ÖLÜMÜ
YAPAY ZEKA FİLM YAPIMLARINDA
Frank Zappa: Sosyo-Politik Hicvin Bestecisi
TEKNİĞİN GÖLGESİNDE RUH ARAYIŞI: YARATICILIKSIZ SANATÇILIK
Doğanın Kanı, Şairin Mürekkebi: Kökler ve Kemikler
Hayatın Kıyısında Durmak: Erdost Akbaba’nın Neredeyse Romanı
Bodrum Golf Club’ta Ayla Turan ve Kemal Tufan’ın Heykel Sergisi Sanatseverlerle Buluştu.
EKSANAT 3. Seçki Çıktı!
Nizameddin Pirinççioğlu: Fotoğraf, Mezopotamya’nın Hafızasını Geleceğe Taşıyan Bir Tanıklıktır
Nihat Özdal’ın Bulut / Haiku Kitabı
Kategori: Manşet
‘Yol’ Nasıl İsviçre Filmi Oldu?
İsviçre’nin en ünlü gazetesi Neue Zürcher Zeitung’un 11 Mayıs tarihli nüshasında sinema yazarı Christian Jungen yazmasaydı, haberimiz bile olmayacaktı! “İsviçre’nin tek Altın Palmiye kazanan filmi ‘Yol’ 70. Cannes Festivali’nde Klasikler bölümünde gösterilecek!” Nasıl yani? Kafanız benim gibi karıştı mı? O halde, işin aslını da merak ettiniz. Benim gibi! Yıllarca Türk sinemasının gururu olarak sahiplendiğimiz, bu...
“O Ki, YARATTIĞI HER ŞEYİ GÜZEL YAPTI.”
Güzellikle, zevkle, insan sağlığına en ufak saygıyla ilgisi olmayan bu ucube binaların hepsi, gariptir, bir “konsept” ihtiva ediyor. Hepsi hayatlarımızı değiştiriyor, hayallerimizi gerçekleştiriyor, elit semtlerde, aradığımız “premium” yaşamları, yatırım uzmanlarının güvencesinde altın tepside önümüze koyuyor. Güzel nedir? Dillendirdiğim, insanoğluyla yaşıt sorulardan biri. Tarih boyunca filozofların, sanatçıların, zanaatkârların, kralların, peygamberlerin, bilim adam ve kadınlarının; ilk çağların...
Yine Tutunamayanlar, Yine Ulysses
Tutunamayanlar’ı çeyrek yüzyıl önce, henüz bir üniversite öğrencisiyken ilk okuduğumda, Selim Işık’ın kişiliğinde, yaşamımın önceden bütünüyle yaşanmış olduğu duygusuna kapılmıştım. Tutunamayanlar son olarak geride bıraktığımız bahar aylarında, ilk İngilizce baskısıyla gündeme geldi(1). Baskı adedi şimdilik 200 kopya ile sınırlı kalmışsa da, 40 yıl önce aramızdan ayrılan Oğuz Atay’ın en büyük hayallerinden biri böylece gerçekleşmiş oldu....
RODIN’DEN BİR DERS
O zaman kendi çalışmamda şimdiye dek eksik olan şeyi fark ettim—bir insana mükemmellik arzusu dışında her şeyi unutturan o tutku. İşini yaparken insan kendini tamamen kaybedebilmeli. Paris’te çalıştığım ve yazarlık yaptığım zamanlar yirmi beşimdeydim. Pek çok insan daha o zamanlar yayımlanmış yazınsal yapıtlarımı övgüyle karşılamıştı; bunların bazılarını ben kendim de beğenmiştim. Ama içimde derinlerde bir...
Vahşetin Groteski: ROLAND TOPOR
Tesadüfe bakın ki Topor isminin ikinci hecesi, İngilizcede korku anlamına gelen “Horror” ve sersemlik anlamı taşıyan “Stupor” kelimelerinin son hecesiyle aynıdır. Roland Topor’un cizimlerinin Hieronymus Bosch’un canavarlarıyla en azından bir ortak noktası olduğunu söyleyebiliriz: İzleyici, çizimlerde bir anlam bulmaya çalışır, zaman zaman karşısındaki gizemin anahtarına erişmeye yaklaştığını hissedebilir fakat son raddede tüm teorileri kaçınılmaz olarak...
Kapanan Penguen Değil Direniş Mizahıdır!
Ot, Kafa, Fil, şu-bu derken bir stant dolusu edebiyat dergimiz var ama bu dergilerin kafası eşe dosta hava atmak isteyen, okuduğu her kitabı yarım bırakmış bir Facebook kullanıcısından farksız. Aforizmadan beslenen, görkemli kaybeden edebiyatını yağlı arabesk tavasında gezdirerek tabağa döken ve bu bulamacı afiyetle okuruna yediren şeyler bunlar. Penguen kapandı, son birkaç sayıyı alıp hiç...
LE DERNIER CRI: İskelet Hayattır!
Bizler farklıyız, gazete bayiinden kolayca edinilen grafik romanlardan ve kitap kültüründen geliyoruz ve makul fiyatlara işlerini sergileme niyeti taşıyan sanatçılarız. Gördüğünüz gibi, ‘biriciklik’ nosyonunu paylaşmıyoruz. İşi gücü iç organlar, cinsel temalar ve ölümcül görseller olan çizerler ve illüstratörlerden bir Fransız sanat kolektifi Le Dernier CRI. Uygun fiyatlarda serigrafi ve özel baskı kitaplar üretmenin yanısıra çizgi...
Cervantes’in İstanbul Macerası : Efsane mi Hakikat mi?
Cervantes’in İstanbul’da esir olarak kaldığının düşünülmesine neler sebep olmuştur? İlk başta eserlerinde yarı otobiyografik anlatının gerçek yaşam öyküsünün önüne geçmesi en büyük etken olarak görülmektedir. Cervantes Cezayir’deki esirlik hayatını Don Quijote’nin Otuz Dokuzuncu Bölümünde kurgu ile İstanbul sahnesinde sergiler. Cervantes dünya edebiyatının çığır açıcı isimlerinden biridir. Don Quijote nam romanı ilk modern roman olma vasfını...
Recep İvedik: Temsilen
Recep İvedik ona biçilen “küçük adam” rolüne uygun davranmaz. Sorun, öncülü olan Kemal Sunal, İlyas Salman tiplemelerinde olduğu gibi boynu bükük, zavallı biri değil tam tersine aşırı tepki gösteren, hiç altta kalmayan bir karakter olmasındadır. Recep İvedik, bir komedi filmidir, bir sanatçının, Şahan Gökbakar’ın yarattığı karakterdir. Dolayısıyla, aktörün kişiliğiyle, filmdeki Recep İvedik karakteri özdeşleştirilemez. İtiraf...









