Sosyal medya çalışıyor… Herkes göstermek istiyor, herkes kendini anlatmak istiyor, herkes teşhir etmek istiyor; herkes herkesi istiyor ve hiç kimseyi istemiyor. Ne yaparsa yapsın herkes çok yalnız, herkes çok anlamsız; yaşama bahaneler aranıp duruluyor, top taca atılıyor, gerekçeler türetiliyor, erekler çıkarılıyor,amaçlar diziliyor- sonuç sıfır. Hiç kimse kendisi ile baş edemiyor. Yoğun hisler içinde kıvranan...
Son Yazılar:
Edebiyatta Teorinin Gerekliliği
Yapay Zeka Devrimi Neden Kapitalizmi Öldürebilir?
Sinopale’nin 10. Edisyonu 2 Eylül’de Üretim Süreciyle Başlıyor!
Yazma Uğraşı, Ockham’ın Usturası Ve Bir Tohum Sözcük
Beste Naz Karaca: Özne Olma Sürecinde Benlik İnşası
“Tek başımayım ve perişanım”: Stefan Zweig, Joseph Roth dostluğu
Yapay Zeka İşlerimizi Ele Geçirmeye Gelmiyor. Ücretlerimizi Ele Geçirmeye Geliyor.
Hızlı Gazeteci’nin ilk, daha karikatürize dönemi (1980-1981)
Epik Tiyatro: Brecht, Öngören ve diğerleri…
2025 Arthur C. Clarke Ödüllü ANNIE BOT Şimdi Raflarda!
Ruhun Sessiz Cenneti Reşat Ceylan’ın Resimlerinde İçsel Huzurun ve Görünmeyenin Estetiği
Robert Schild yeni kitabı; Burgazada Adalılar, “İkonlar” ve Mekanlar
Daron Acemoğlu ve The Economist dergisi arasındaki sataşmaya dair AI Google-Veysel Batmaz sohbeti
Türk Grafik Sanatından Bir Tuncer Türkkan Geçti
Kusurun İspatı: Yapay Zekâ Paranoyası Yeni Bir İçsansür Rejimi mi Kuruyor?
Kaygı: Anımsamak, Direnmektir
Kültürel Miras Kimin? Devletin, Kentin, Yoksa Hepimizin mi?
Hasan Sarıtaş Gallery: Are You Content?
Kesişen Gerçeklerin Biçimi: Sait Mingü’de “İnsan Doğası”
Kategori: Manşet
Aydınlanmış Toplumlar Neden Yeniden Eskiye Dönerler?
İnsanoğlu, bilmemekten kaynaklanan biat kültüründen bilinçli hizmetkarlığa nasıl evrildi… Tevekkül kültüründen bezginliğe nasıl vardı… Batıl inançtan çok bildiğini sanan cehile nasıl dönüştü… Feodal kültürden kozmopolit kültüre nasıl iltihak etti… Ufukta nasıl bir Ütopya olmalı? İki bilim insanı… Max Horkheim ve Theodor Adorno… İkisi de 20’li yıllarda Alman ve Frankfurt Goethe Üniversitesi’nde akademisyen… Horkheimer, Adorno’dan daha...
KEMAL TAHİR’İN ÖFKELİ GÜLÜMSEMESİ: “ALLAH BETERİNDEN SAKLAYA!..”
Coronavirüs belâsının tüm dünyayı avucunun içine aldığı; bizde de kararsız ve mütereddit önlemlerin gündemde olduğu günlerdeydik. Tüm dünyadan felâket haberleri yankılanıp geliyordu, ama bizim pek ciddiye aldığımız yoktu. Bir önceki yılın sonlarına doğru faaliyete geçip etkinliklerini hızlandıran Yaykoop Kadıköy şubesi 14 Mart cumartesi için bir imza ve söyleşi etkinliği koymuştu. Bu etkinliğin bitiminden sonraki saatlerde...
SAMUEL TAYLOR COLERIDGE: YANIP SÖNEN BİR YILDIZ
İngiltere’de Romantik Devrimin öncülerinden biri olan Samuel Taylor Coleridge, birkaç yıllık bir coşku çağına sığdırdığı eserleriyle edebiyat tarihinin Panthéon’una girmeye hak kazanmıştır. İngiliz edebiyatının en önemli şiirlerinden birkaçını o kısa aralıkta yazan, edebiyat eleştirisi alanının kurucularından biri olan ve Alman Romantizminin kaynaklarını İngilizceye taşıyan Coleridge’i, bu kısa yazıda 1790’lardan 1820’lere uzanan bir dönemin ilişkiler ve...
Yazlıkçılar: Bizimkiler’in Sayfiye Deneyimi
Umur Bugay’a, ölüm yıldönümünde saygıyla Uğurtan Sayıner’e geçmiş olsun dileğiyle* Türk sinemasında Ertem Eğilmez ekolü daima konuşulur, referans verilir. Eğilmez, Yeşilçam’ın Yeşilçam olduğu, seyircisini yakalayıp kimliğini bulduğu 60’larda pişen, yönetmenlikten yapımcılığa, filmlere çeşitli açılardan dokunmuş önemli bir sinemacıdır. 1989’da hayatını kaybeden Eğilmez çoğu görüşe göre sinema tarihimizin en komik oyuncu kadrosunu toplamış ve uzun süre...
Yaratıcı Bir Faaliyet Olarak Delilik ya da Karanlık Kahkahanın Cazibesi
Dünyanın bir yerinde, zamanın akışının bir anında doğmuşuz. Doğduğumuzdan beri üstümüze kimlikler atılmaya başlıyor ve bizse onları sürekli üstümüze giyiyor- giyiyoruz. Yıllar geçtikçe toplumun, ailenin, koşulların üstümüze bindirdiği yükler ağırlaşıyor, önce hareket etmekte zorlanıyoruz, sonra ise nefes almakta.. Sonra bir bakmışız ki, üstümüze binen/bindirilen kimliklerin yaratığı sahte ben’liklerin, gerçekliklerin hamalı olmuşuz. Omzumuzu kaplamış yükler, çıkıyoruz...
Baro Cengiz ile Sonsuz Tefrika
Smyrna’nın, Tenekeli Mahallesi’nde sokak aralarında, kavga ederek büyümüş. Okuduğu liselerden atılmış. Avrupa, Uzak Doğu, Afrika, Latin Amerika ülkelerinin ve Amerika’nın sokaklarında gitar çalarak yaşamış. Flamenko öğrenebilmek için, İspanyol Çingenelerinin arasında dalmış. İngiliz, Romen, Bulgar, Hollandalı Çingenelerle harikulade müziklere imza atmış. Amsterdam’da, taksi şoförlüğü yaparken bolca Dostoyevski okumuş. Hollanda ve İzmir’de gitar konserleri vermiş. Hollanda’da komedi...
Ali Şimşek ile Moby Dick
Ali Şimşek Cengiz Özdemir ve Ozan Sağsöz’ün hazırladığı Kültür-Tarih Sohbetleri’nde Herman Melville’in Moby Dick romanını analiz ediyor.
Claude Lévi-Strauss: Yaşayan tüm varlıklar saygıyı hak eder
Lévi-Strauss, insanın insan olduğu için saygıdeğer olduğu fikrine karşı çıkıp, bu sıfatı tüm canlıların hak ettiğini vurguluyor. “Bir türün soyunun tükenmesi, tüm Rembrandt eserlerinin ortadan kaybolması kadar fecidir.” ,Çeviri: İlker Kocael
MAGUBANE’NİN SÖZÜ
“Dünyanın Güney Afrika’da olup bitenleri görmesini istedim. Dünyaya göstermenin tek yolu fotoğraflardan geçti.” – Peter Magubane – ABD’nin Minneapolis kentinde George Floyd’un, polisler tarafından ırkçı bir acımasızlıkla boğularak öldürülmesi, hepimizin bildiği gibi Amerika halkını ayağa kaldırdı. Irkçı cinayetin işlendiği kentte başlayan gösteriler hızla ülke çapına yayılarak isyana dönüştü ve “Amerika’da iç savaş” değerlendirmelerine neden oldu. “Adalet yoksa...









