Femme-cactus, ilk bakışta teknik bir hâkimiyetle öne çıkan bir çalışma. Sanatçı, klasik glasis tekniğini çağdaş bir duyarlılıkla kullanmış; saydam katmanların üst üste bindirilmesiyle hem yumuşak geçişler hem de parlak bir yüzey elde edilmiş. Fırça izinin neredeyse hiç görünmemesi, resme dijital bir netlik kazandırıyor. Bu teknik temizlik, etkileyici olduğu kadar mesafeli bir etki de yaratıyor. Figürün...
Son Yazılar:
EVREN EROL’DAN “BAŞKA BİR PENCERE” SERGİSİ
Kuzguncuk Sanat Tiyatrosu’ndan “Hrisantos’u Kim Öldürdü?”
DİSTOPİK BİR DOYUMSUZLUK: ”IŞILTILI HAŞERAT
Yolun Yükü
Kadir Ağabey’in Ardından
ustam dağınıktır dağınıklıktır benim
Apartman Yöneticisi (Şiir)
VİŞNEÇÜRÜĞÜ DÜNYA (ŞİİR)
Molto Simpatica (Şiir)
BİR BEYAZLIK (ŞİİR)
Yıllar Sonra Bir Akşam Yemeği (Şiir)
“Kimin Gözünden” Makro Fotoğraf Sergisi Museo Moda’da Açılıyor!
Muzaffer Tayyip Uslu Kitabı: Öldükten Sonra
İnek Hırsızı (Şiir)
Mezar Kazıcının Diyalektiği (Şiir)
ACI İNSAN KILIĞINA (ŞİİR)
Soluk Soluğa (Şiir)
Herkes Kahraman Olmak İster; Peki Delikanlılık Nedir?
Savaşın Çocukları (Şiir)
Kategori: Art-izan
RESİMDE YEDİ FİGÜRATİF YEDİ GAM
Resim sanatında gerçeklik değişkenini; fırça darbeleriyle incelterek eriten, yeniden renklendiren; yaşamın karmaşasını estetikle geri veren yedi yetenekli sanatçıyla karşı karşıyayız. Yef Art & Media, Havva Kurt küratörlüğünde son eserleriyle yer alan bu seçkin sanatçılar tuvalde Figürün geri dönüşünü sözleşmiş gibi hep birlikte kutluyorlar. Ülkemizde son kırk yılda soyut ifade de yoğunlaşan sanat üretimine karşın tuvalde...
Offspace’in İlk Sergisi: Metamorfoz Pop-Up Üzerine
Arnavutköy’ün sokaklarında kaybolmak, sanki eski İstanbul’un rüyasına karışmak gibi. Zaman, bu semtlerde başka türlü akar. Taş duvarların gölgesinde, paslı demir kapıların ardında bir çağ hâlâ nefes alıyor gibidir. Beyazgül Caddesi boyunca yürürken, bir Rum konağının önünde duruyorum. Tam karşımda Türkan Saylan’ın yaşadığı o güzel köşk uzanıyor. O derin sessizlikte, bir an için o pencereden son...
POLİTİKLEŞMİŞ TARİHSELLİK: FÜTÜRİZM
Filippo Tommaso Marinetti’nin (1876-1944) önderliğinde şekillenen Fütürizm akımı, 1909 yılında ilk manifestosunu yayınlamıştır. I. Dünya Savaşı’nın Fütürizm sanat hareketi üzerinde belirgin bir etkisi olmuştur. Savaş sonrasında Marinette’nin, Mussolini ile tanışmasıyla, Fütürizm, siyasi bir düşüncenin sanatsal ifadesi haline gelmiştir. Fütürizm, ulusal birliğini geç yakalamış olan Avrupa ülkelerinden İtalya’nın, gecikmiş endüstri sürecini hızlı yaşamak zorunda olması ve...
Karanlıktan Işığa: Elif Erdem’in Floransa Bienali Yolculuğu
Floransa’da, Arno Nehri kıyısında yürürken Rönesans’tan kalma taşlara sinmiş o tarihi sokakların içinde, insanın varoluş sancısını ve yeniden doğuşun umudunu hissediyorsunuz. 15. Floransa Bienali’nde bir Türk sanatçısı, Elif Erdem, kendi kültürel belleğini “ışığın diliyle” yeniden örüyor. Bienalin teması “The Sublime Essence of Light and Darkness” yani Işığın ve Karanlığın Yüce Özleri. Floransa’da, Rönesans estetiğinin kalbinde...
ÖZGÜR BALLI İLE YAPAY ZEKA VE DİJİTAL SANAT ÜZERİNE
Son dönemde Yapay Zekâ, Artırılmış Gerçeklik ve Dijital Sanat kavramları iç içe kullanılmaya başlanılması sonucunda teknolojiyi sanatın önüne alan bir yaklaşım ortaya çıktı. Özellikle sanat dünyasının bir kısmı bu süreçleri yok sayarak bilinen görsel sanat yaklaşımı ile duvar resimleri yapmaya devam ederken adeta Yapay Zekâ, Artırılmış Gerçeklik ve Dijital Sanatı yok saymakta, diğer bir kısım...
Nihat Özdal’ın Umami’si Üzerine
Biri ile tanıştırırken ve tanıtırken zorlanacağınız; şair mi, yazar mı, kuş gözlemcisi mi, gezgin mi, aktivist mi, modacı mı, dalışçı mı diye tanımlamakta tereddüt edeceğiniz Halfeti’nin yetiştirdiği belki de en sıra dışı isimlerden biri olan sevgili Nihat Özdal’ın Umami’sini okudum. Umami’yi İzmir-Lefkoşa uçuşumdan önce hava alanında beklerken bir solukta tadımladım desem yalan söylemiş olmam. Ama...
Hafızanın Kartografyası: Nilhan Sesalan’ın Maddenin Poetikası Üzerine
Arkeoloji Müzesi’ndeki sergisi vesilesiyle Nilhan Sesalan’ın çalışmaları hakkında konuşmak benim için büyük bir keyifti. Bunu, kendisi de yaşayan bir heykel olan İstanbul’da yapmak özellikle önemliydi: taş, hafıza ve zamanın bir palimpsesti. Malzemelerin birden fazla hikâye taşıdığı ve tarihin ağırlığının bugünün enerjisiyle bir arada var olduğu bir yer. Nilhan Sesalan’ın çalışmaları tam da bu katmanlı ortamda...
Şairin Odası Nasıl Çalındı?
‘Göçmen Türk aile tablonun çalıntı olduğunu bilse bunu kabul eder miydi?’ Bana göre elbette etmezdi. Ulay kelimenin tam anlamıyla yapılan bir hırsızlığı sanat adına yoksullara ipoteklemişti. Carl Spitzweg’in 1839 tarihli “Yoksul Şair” tablosu 19. Yüzyıl romantik sanatçısının ve bohemin unutulmaz imgelerinden biridir. Tuhaftır Adolf Hitler’in de en beğendiği tablo olduğu söylenir. Çatısı damlayan perişan bir...
Hatırlarsan Kırılmaz Sergisi ile Red Rouge Art Gallery Yeni Adresinde
Nişantaşı’na giderken genelde Maçka Parkı’nın içinden süzülen eski teleferiği kullanmayı pek severim. Şehrin gürültüsünü yukarıdan seyrederken, ağaçların arasından yükselen gri apartman cephelerine, ara sokaklara karışan o kentsel dokuya bakmak insanın içini hem tuhaf bir huzurla, hem de eski bir özlemle doldurur. O kısa yolculuk, İstanbul’un zamanla kurduğu ilişkide bir kesit gibidir; durur, sallar ve geçer....









