Son dönemde Yapay Zekâ, Artırılmış Gerçeklik ve Dijital Sanat kavramları iç içe kullanılmaya başlanılması sonucunda teknolojiyi sanatın önüne alan bir yaklaşım ortaya çıktı. Özellikle sanat dünyasının bir kısmı bu süreçleri yok sayarak bilinen görsel sanat yaklaşımı ile duvar resimleri yapmaya devam ederken adeta Yapay Zekâ, Artırılmış Gerçeklik ve Dijital Sanatı yok saymakta, diğer bir kısım...
Son Yazılar:
DÜNYANIN EN ÜNLÜ SAHAFI MOHAMED AZİZ: KİTAP YAŞAMDIR
İnsan-Sonrası Bir Dünya: “Three Robots” ve Bir Kedi
MODERNİZMİN GÖRÜNTÜSEL YAPISI
Geçmiş Kimin? Arkeoloji, Siyaset ve Kültürel Mirasın Sahipliği
Hegel’in “efendi-köle diyalektiği” nedir?
Aynalar, Tlön, Kizaemon Ido ve Çatlaklar
“Bir Kentin Hafızası Kaç Dilde Yazılır?”
“Tiffany’de Kahvaltı”dan, “Cesur Yeni Dünya”ya
Star Wars Anlatı Sanatı Müzesi
Jean-Marc Veliscek: “Fransız sineması, bir film laboratuvarıdır.”
Seslerin Yerleştiği Konak: Edirne Müzik Müzesi
Kültürel Zeynalar ve Ninalar: Türkiye’deki Sinema ve Dizi Endüstrilerinde Teknik Alanda Yaratıcı Kadın Emeği
Cumartesi Anneleri ya da Masanın Altındaki Hayalet
Toprağın Altından Vitrine: Kazı Bilgisi Müzeye Ulaşabiliyor mu?
Ali Kazma’nın yeni kişisel sergisi “Oficios de la tinta [Mürekkep Zanaatları]”, Meksiko’daki Franz Mayer Müzesi’nde!
Genç Hitler‘in Viyana yılları
ÖTEKİ YEŞİLÇAM – UÇURUMDAKİ KADIN: TUHAF BİR ‘KENDİNE DÖNÜŞLÜ’ ZERRİN EGELİLER FİLMİ
Barnett Newman’ın Devrimi
Beat kuşağı ve Beatnikler hakkında 10 film
Kategori: Art-izan
Nihat Özdal’ın Umami’si Üzerine
Biri ile tanıştırırken ve tanıtırken zorlanacağınız; şair mi, yazar mı, kuş gözlemcisi mi, gezgin mi, aktivist mi, modacı mı, dalışçı mı diye tanımlamakta tereddüt edeceğiniz Halfeti’nin yetiştirdiği belki de en sıra dışı isimlerden biri olan sevgili Nihat Özdal’ın Umami’sini okudum. Umami’yi İzmir-Lefkoşa uçuşumdan önce hava alanında beklerken bir solukta tadımladım desem yalan söylemiş olmam. Ama...
Hafızanın Kartografyası: Nilhan Sesalan’ın Maddenin Poetikası Üzerine
Arkeoloji Müzesi’ndeki sergisi vesilesiyle Nilhan Sesalan’ın çalışmaları hakkında konuşmak benim için büyük bir keyifti. Bunu, kendisi de yaşayan bir heykel olan İstanbul’da yapmak özellikle önemliydi: taş, hafıza ve zamanın bir palimpsesti. Malzemelerin birden fazla hikâye taşıdığı ve tarihin ağırlığının bugünün enerjisiyle bir arada var olduğu bir yer. Nilhan Sesalan’ın çalışmaları tam da bu katmanlı ortamda...
Şairin Odası Nasıl Çalındı?
‘Göçmen Türk aile tablonun çalıntı olduğunu bilse bunu kabul eder miydi?’ Bana göre elbette etmezdi. Ulay kelimenin tam anlamıyla yapılan bir hırsızlığı sanat adına yoksullara ipoteklemişti. Carl Spitzweg’in 1839 tarihli “Yoksul Şair” tablosu 19. Yüzyıl romantik sanatçısının ve bohemin unutulmaz imgelerinden biridir. Tuhaftır Adolf Hitler’in de en beğendiği tablo olduğu söylenir. Çatısı damlayan perişan bir...
Hatırlarsan Kırılmaz Sergisi ile Red Rouge Art Gallery Yeni Adresinde
Nişantaşı’na giderken genelde Maçka Parkı’nın içinden süzülen eski teleferiği kullanmayı pek severim. Şehrin gürültüsünü yukarıdan seyrederken, ağaçların arasından yükselen gri apartman cephelerine, ara sokaklara karışan o kentsel dokuya bakmak insanın içini hem tuhaf bir huzurla, hem de eski bir özlemle doldurur. O kısa yolculuk, İstanbul’un zamanla kurduğu ilişkide bir kesit gibidir; durur, sallar ve geçer....
Nilhan Sesalan: Belleğin Parçaları, Modernliğin Biçimleri
İzler Kalır, Ben Kaybolurum, Nilhan Sesalan’ın arkeoloji, gelenek ve bugün arasındaki tanıdık sınırları yerinden eden heykelsi bir müdahalesini sahneler. İstanbul Arkeoloji Müzeleri bahçesinde bu işle karşılaşmak, belleğin ve modernliğin hangi koşullarda dile geldiği üzerine düşünmeye davet eder. Müze mekânı, geçmişin fragmanlarının bir uygarlık ve süreklilik anlatısına göre düzenlendiği bir arşiv olarak kendi ağırlığını taşır. Bu...
John Ruskin’in Eseri Modern Düşünce ve Yaşama Etkisi – III
Çeviri: Deniz Gökduman Ruskin’in genel teorisi ve uygulamalarının pek çoğu hakkında ne düşünürsek düşünelim, gerçek şu ki: “hakikat” üzerine yazdığı bölümlerde, barbarca bir söyleyişle “doğanın tipolojisi” diyebileceğimiz pek çok alanda yeni bir standart belirlemeyi başarmıştır. Örneğin, tüm zamanlar için şunu göstermiştir: Yalnızca insan, hayvan, kostüm ve binalar değil, toprağın şekillenmesi, dağların profili, farklı ağaçlar, çalılar,...
“Ah İstanbul!”: Halis Karakurt’un Neşeyle Boyanmış Şehri
Sonbahar yağmuru ince ince Nişantaşı’nın taş kaldırımlarına düşüyordu. Damlalar vitrin camlarından aşağı doğru süzülürken, gökyüzünün karanlığı ufuktaki dolunayı bir perde gibi şehrin üzerine bırakmaya başlamıştı. İşte tam o anda, kendimi Doku Sanat Galerisi’nin önünde buldum. Yağmurun serinliği, taş duvarlara sinmiş yılların kokusu ve o eski tip tabelanın altın sarısı ışıltısı, beni içeri davet ediyordu. Kapıdan...
HB Art Gallery, Yeni Mekânında Sanatın Vitesini Yükseltiyor
Zaman bazen bir garajda bekler. Boyası solmuş bir duvarın ardında ya da uzun zamandır çalıştırılmamış bir motorun soğuk silindirlerinde… İstanbul’un Mecidiyeköy’ü de öyle bir zamansızlıkta karşılıyor bizi bu kez. HB Art Gallery’nin yeni adresi eski bir garaj. Ama öyle her garaj gibi değil; adı “Art N Moto” olanından. Yani direksiyonla tuvali, krom kaplamayla fırça izini...
Yaratıcılığın Kırılgan Doğası ve Sahiplik Krizi
Dijital çağ, yaratıcı üretimin hem görünürlüğünü artırmış hem de kırılganlığını çoğaltmıştır. Sanat tarihçisi ve editör olarak gözlemlediğim kadarıyla, çevrimiçi ortamda üretilen her yazı, her görsel, her düşünce hızla dolaşıma girerken, kimin ürettiğini tespit etmek giderek zorlaşmaktadır. Blog yazılarından senaryo taslaklarına, şiirlerden kuramsal denemelere kadar geniş bir yelpazede üretilen özgün içerikler, çoğu zaman kaynak gösterilmeksizin başkalarının...








