Son yıllarda gündelik hayatımıza neredeyse her gün yeni bir terim giriyor. Gaslighting, love bombing, ghosting, breadcrumbing, situationship, fail-watching… Bir zamanlar yalnızca psikoloji literatüründe ya da sosyolojide rastlayabileceğimiz kavramlar artık Instagram hikâyelerinde, X yorumlarında ve gündelik sohbetlerin tam ortasında. Sanki insan davranışlarının çok eski ve tanıdık tarafları, şimdi yeniden adlandırılmak üzere tek tek raflardan indiriliyor. Bu...
Son Yazılar:
Savaş Karşıtı Bir “Destan”: Troya Blues
Fredric Jameson ve Raymond Chandler: Tavizsiz Diyalektik
Yapay Zeka ve Wall Street Endişesi
Yuvanın Resmi
Serdar Koçak’ın Dilinde Egemenlik, Aidiyet ve Özgürlüğün İmkânsız Anatomisi
Adolf Hitler ve basın özgürlüğü!
Gece İlahisi (Şiir)
Seyyah (Şiir)
Marx ve Joyce: Paralel Evrenler
Kefaret – Savaş denen melanet üzerine düşündürücü bir film
Göğün Altında (Şiir)
Üzgün Serinlik (Şiir)
Ankara ve İstanbul Resminin Plastik, Sosyolojik ve Ekonomik Diyalektiği
Merdivenler (Şiir)
İnsan ve Şiir
Öğrenciler, sınıf ve ırksal baskı karşısında Fransa
Özlem Üner Resminde Bakışın İktidarına Karşı Sessiz Direniş
Sordum Denize (Şiir)
Ağaç ve… (Şiir)
Yazar: Nilüfer Şen Çakar
Yaratıcılığın Kıyısında Dengeyi Aramak
Yaratıcılığın kaynağını biyolojik bir süreç mi, kültürel bir birikim mi, yoksa duygudurumun iniş çıkışları mı besler? Bu soru, özellikle yaratıcı zihin mitinin hâlâ güçlü olduğu sanat çevrelerinde önemini koruyor. İşte Prof. Dr. Sibel Çakır’ın 2025 yılında Doğan Kitap tarafından yayımlanan ikinci baskı Dalgalandım da Duruldum adlı kapsamlı çalışması, tam da bu sorularla kesişen bir noktada....
Bildiğimiz Akademinin Sonu mu?
Küresel pandeminin ardından dünya, sadece sağlık sistemlerini değil, bilgi üretim ve paylaşım biçimlerini de yeniden düşünmek zorunda kaldı. COVID-19 pandemisi, yükseköğretim kurumlarını ve akademik üretim süreçlerini kökten dönüştüren bir kırılma noktası oldu. Dijitalleşme, çevrim içi eğitim, seminer ve webinar formatlarının yaygınlaşması; akademiyi fiziksel mekânın sınırlarından kurtardı fakat aynı zamanda onu yeni bir yüzeysellik riskiyle de...
Arka Plan Estetiği ve Müziğin Kaybolan Merkeziliği
Müzik artık bir duygunun değil, bir imajın parçası. Estetik bir tamamlayıcı, bir ambalaj unsuru. Oysa bir sanat eserinin işlevi, görüntüyü süslemek değil, onu anlamlandırmaktır. Sinemada müzik, yalnızca bir eşlikçi değildir; anlatının duygusal omurgasını kurar. Görüntünün ta kendisi kadar belirleyici olabilir. Sinema tarihine bakıldığında, müzikle sahnenin birleştiği o unutulmaz anlar –örneğin Star Wars’un görkemli yürüyüşü, Gladiator’ün...
“Elit” ve Türevi Sözcüklerin Çeviride Yarattığı Zorluklar
“Bir kelimenin anlamı, dildeki kullanımıdır.” — Ludwig Wittgenstein, Felsefi Soruşturmalar (§43) Diller yalnızca kelimelerden ibaret değildir. Her kelime bir kültürün, tarihsel süreçlerin ve toplumsal algıların taşıyıcısıdır. Bu çerçevede “elit” ve ondan türetilen elitlik, elitizm, elitist ve elitistlik gibi sözcükler çeviride özellikle dikkat gerektiren bir alan oluşturmaktadır. Farklı sözlükler ve diller arasında anlam kaymaları, yalnızca teknik...
Dahi Kadınlar – Dikkate Alınmayan Kadınlardan Dünyayı Değiştiren Kadınlara
Janice Kaplan’ın “Dahi Kadınlar” adlı eseri, tarih boyunca dâhilik kavramının erkeklik ekseninde tanımlanış biçimini sorgulayan ve bu kalıpları tersine çeviren bir çalışma. Yazar, kadınların tarihsel görünmezliğini yalnızca bireysel hikâyeler üzerinden değil, aynı zamanda kültürel ve sistemik önyargılar bağlamında ele alıyor. Bu yönüyle kitap hem bir entelektüel yeniden değerlendirme hem de bir kültürel hafıza düzeltmesi işlevi...
Kişisel Gelişim Dayatmasına Romanla Meydan Okumak
Kişisel gelişim kitapları, modern insanın hayatındaki boşlukları doldurmayı vaat eden ama çoğu zaman yeni bir baskı biçimi yaratan metinlerdir. Çok satanlar rafında “kendini geliştir”, “fark yarat”, “rezilyans kazan”, “çevik ol”, “inovatif düşün” gibi sloganlarla seslenen bu kitaplar, bireyi bitmek bilmeyen bir performans yarışına sokar. “Been there, done that” (“Ben de bunları yaşadım” ya da “Bunlar...
Sosyal Medya Kendi Kast Sistemini mi Yarattı?
Sosyal medya çağında toplumsal farklılık yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda algoritmik bir olgudur. Sosyal medyanın başlangıçta vaat ettiği şey, görünürde demokratik bir kamusal alanın oluşmasıydı. Herkesin aynı ölçüde söz hakkına sahip olduğu, herkesin sesini duyurabileceği bir alan…Ancak zamanla bu eşitlik ideali, tıpkı kapitalizmin kendi içinde yeniden ürettiği sınıf farklılıkları gibi, dijital ortamda da benzer bir...
Yaratıcılığın Kırılgan Doğası ve Sahiplik Krizi
Dijital çağ, yaratıcı üretimin hem görünürlüğünü artırmış hem de kırılganlığını çoğaltmıştır. Sanat tarihçisi ve editör olarak gözlemlediğim kadarıyla, çevrimiçi ortamda üretilen her yazı, her görsel, her düşünce hızla dolaşıma girerken, kimin ürettiğini tespit etmek giderek zorlaşmaktadır. Blog yazılarından senaryo taslaklarına, şiirlerden kuramsal denemelere kadar geniş bir yelpazede üretilen özgün içerikler, çoğu zaman kaynak gösterilmeksizin başkalarının...
ÇEVİRİ VE ÇEVİRMENLİK ÜZERİNE DÜŞÜNCELER
Çeviri, insanlık tarihi boyunca kültürlerarası iletişimin en güçlü araçlarından biri olmuştur. Farklı dillerde üretilen edebiyat, felsefe, bilim ya da sanat metinleri çeviri sayesinde yalnızca kendi ulusal bağlamlarında kalmaz evrensel dolaşıma girer. Bu nedenle çeviri, salt dilsel bir aktarım değil, aynı zamanda kültürel ve entelektüel bir müzakere alanıdır. Tarihsel olarak bakıldığında, antik çağdan Ortaçağ’a, Rönesans’tan moderniteye...









