Küresel pandeminin ardından dünya, sadece sağlık sistemlerini değil, bilgi üretim ve paylaşım biçimlerini de yeniden düşünmek zorunda kaldı. COVID-19 pandemisi, yükseköğretim kurumlarını ve akademik üretim süreçlerini kökten dönüştüren bir kırılma noktası oldu. Dijitalleşme, çevrim içi eğitim, seminer ve webinar formatlarının yaygınlaşması; akademiyi fiziksel mekânın sınırlarından kurtardı fakat aynı zamanda onu yeni bir yüzeysellik riskiyle de...
Son Yazılar:
Post-Formal Düşünce Üzerine
Peride Celal: Kurtlar ve Komünistler
Bir Zaman Haritası
Gerçeğin Gölgesinde İdea’nın Karanlık Metafiziği
Cevat Çapan’dan Hatırlayışlar: Sürgünler Ayrılıklar
Salyangoz Haiku dergisi, ikinci sayısıyla okurla buluştu.
Hikâyede Kalmasın
Barış Yıldırım’ın üçüncü şiir kitabı Rüzgâr Dindiğinde: Seyrüsefer Günlükleri çıktı
Strain: Faşizmin Gen Havuzundaki Sevgi Ve Nefret
Medeniyetin Sonunda Odysseus
PETER PAN: KABUSLAR ÜLKESİ – ÇOCUK EDEBİYATI KLASİĞİNİN KUİR KORKU FİLMİ UYARLAMASI
Odysseia, heyecan verici ve gerici bir ağıttır
Anadolu Keçelerini Dünyaya Tanıtan Sanatçı: Selçuk Gürışık
Odyssey ve kültürel sağın tutarsızlığı üzerine düşünceler
Brecht: O küçük insanları severdi
Karanlıktan Gelen Doğum Sonrası Depresyon Alegorisi mi?
Özer Kabaş Salt’ta: Denizaşırı ve Zamanları
Yüksek Gerilimin Poetik İnşası: Etten Kurgu
Açlığın İçinden Geçerken İnsanlığını Unutan Yazar: Knut Hamsun
Yazar: Nilüfer Şen Çakar
Arka Plan Estetiği ve Müziğin Kaybolan Merkeziliği
Müzik artık bir duygunun değil, bir imajın parçası. Estetik bir tamamlayıcı, bir ambalaj unsuru. Oysa bir sanat eserinin işlevi, görüntüyü süslemek değil, onu anlamlandırmaktır. Sinemada müzik, yalnızca bir eşlikçi değildir; anlatının duygusal omurgasını kurar. Görüntünün ta kendisi kadar belirleyici olabilir. Sinema tarihine bakıldığında, müzikle sahnenin birleştiği o unutulmaz anlar –örneğin Star Wars’un görkemli yürüyüşü, Gladiator’ün...
“Elit” ve Türevi Sözcüklerin Çeviride Yarattığı Zorluklar
“Bir kelimenin anlamı, dildeki kullanımıdır.” — Ludwig Wittgenstein, Felsefi Soruşturmalar (§43) Diller yalnızca kelimelerden ibaret değildir. Her kelime bir kültürün, tarihsel süreçlerin ve toplumsal algıların taşıyıcısıdır. Bu çerçevede “elit” ve ondan türetilen elitlik, elitizm, elitist ve elitistlik gibi sözcükler çeviride özellikle dikkat gerektiren bir alan oluşturmaktadır. Farklı sözlükler ve diller arasında anlam kaymaları, yalnızca teknik...
Dahi Kadınlar – Dikkate Alınmayan Kadınlardan Dünyayı Değiştiren Kadınlara
Janice Kaplan’ın “Dahi Kadınlar” adlı eseri, tarih boyunca dâhilik kavramının erkeklik ekseninde tanımlanış biçimini sorgulayan ve bu kalıpları tersine çeviren bir çalışma. Yazar, kadınların tarihsel görünmezliğini yalnızca bireysel hikâyeler üzerinden değil, aynı zamanda kültürel ve sistemik önyargılar bağlamında ele alıyor. Bu yönüyle kitap hem bir entelektüel yeniden değerlendirme hem de bir kültürel hafıza düzeltmesi işlevi...
Kişisel Gelişim Dayatmasına Romanla Meydan Okumak
Kişisel gelişim kitapları, modern insanın hayatındaki boşlukları doldurmayı vaat eden ama çoğu zaman yeni bir baskı biçimi yaratan metinlerdir. Çok satanlar rafında “kendini geliştir”, “fark yarat”, “rezilyans kazan”, “çevik ol”, “inovatif düşün” gibi sloganlarla seslenen bu kitaplar, bireyi bitmek bilmeyen bir performans yarışına sokar. “Been there, done that” (“Ben de bunları yaşadım” ya da “Bunlar...
Sosyal Medya Kendi Kast Sistemini mi Yarattı?
Sosyal medya çağında toplumsal farklılık yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda algoritmik bir olgudur. Sosyal medyanın başlangıçta vaat ettiği şey, görünürde demokratik bir kamusal alanın oluşmasıydı. Herkesin aynı ölçüde söz hakkına sahip olduğu, herkesin sesini duyurabileceği bir alan…Ancak zamanla bu eşitlik ideali, tıpkı kapitalizmin kendi içinde yeniden ürettiği sınıf farklılıkları gibi, dijital ortamda da benzer bir...
Yaratıcılığın Kırılgan Doğası ve Sahiplik Krizi
Dijital çağ, yaratıcı üretimin hem görünürlüğünü artırmış hem de kırılganlığını çoğaltmıştır. Sanat tarihçisi ve editör olarak gözlemlediğim kadarıyla, çevrimiçi ortamda üretilen her yazı, her görsel, her düşünce hızla dolaşıma girerken, kimin ürettiğini tespit etmek giderek zorlaşmaktadır. Blog yazılarından senaryo taslaklarına, şiirlerden kuramsal denemelere kadar geniş bir yelpazede üretilen özgün içerikler, çoğu zaman kaynak gösterilmeksizin başkalarının...
ÇEVİRİ VE ÇEVİRMENLİK ÜZERİNE DÜŞÜNCELER
Çeviri, insanlık tarihi boyunca kültürlerarası iletişimin en güçlü araçlarından biri olmuştur. Farklı dillerde üretilen edebiyat, felsefe, bilim ya da sanat metinleri çeviri sayesinde yalnızca kendi ulusal bağlamlarında kalmaz evrensel dolaşıma girer. Bu nedenle çeviri, salt dilsel bir aktarım değil, aynı zamanda kültürel ve entelektüel bir müzakere alanıdır. Tarihsel olarak bakıldığında, antik çağdan Ortaçağ’a, Rönesans’tan moderniteye...
Dijital Bilgi Ekosisteminde Tek Sesliliğe Doğru
Sosyal medya platformlarının giderek merkezîleşen algoritmik yapısı, bilgi akışı, görünürlük ve uzmanlık temsili üzerinde ciddi etkiler yaratmakta. Özellikle “gatekeeper” tabir edilen etkili ve görünür kişiler, bu platformlarda sürekli ön planda tutularak bilgi akışını yönlendiren, adeta birer “ombudsman” gibi davranan figürlere dönüşüyor. Bu kişiler yalnızca geniş takipçi kitleleriyle değil, aynı zamanda maddi imkânları, kişisel bağlantıları ve...
Fotoğrafçılıkta Estetikten Tanıklığa-Görünürlükten Gözetlenmeye
Fotoğraf, ortaya çıktığı ilk andan itibaren sadece bir görüntü kaydetme aracı değil, aynı zamanda zamanın ve belleğin taşıyıcısı olmuştur. 19. yüzyılda icat edilen fotoğraf, başlangıçta resmin yerine geçebilecek bir teknik beceri olarak değerlendirilirken, zamanla bireysel anlatımın, toplumsal belgelemenin ve sanatsal sorgulamanın sahnesine dönüştü. Bugün ise dijitalleşme, sosyal medya ve mobil teknolojilerle fotoğraf, hem üretim biçimi...









