Abartılı bir benzetme olacak: Zeki Müren’in sahneye taşıdığı yeniliklere yakın yeniliklerdir Bruce Lee’nin getirdikleri. Mesela dövüş sahnelerini ironiyle renklendirmesi kışkırtıcıdır. Ne vakit bir Bruce Lee filmi izlesem, aklıma Johannes de Silentio’nin şu sözü gelir: Çağımız, yalnızca ticaret dünyasında değil, idealar dünyasında da düzenli bir temizlik harekâtı örgütlemektedir. Hayata bulaştığından bu yana var olma mücadelesi içindeki...
Son Yazılar:
Strain: Faşizmin Gen Havuzundaki Sevgi Ve Nefret
Medeniyetin Sonunda Odysseus
PETER PAN: KABUSLAR ÜLKESİ – ÇOCUK EDEBİYATI KLASİĞİNİN KUİR KORKU FİLMİ UYARLAMASI
Odysseia, heyecan verici ve gerici bir ağıttır
Anadolu Keçelerini Dünyaya Tanıtan Sanatçı: Selçuk Gürışık
Odyssey ve kültürel sağın tutarsızlığı üzerine düşünceler
Brecht: O küçük insanları severdi
Karanlıktan Gelen Doğum Sonrası Depresyon Alegorisi mi?
Özer Kabaş Salt’ta: Denizaşırı ve Zamanları
Yüksek Gerilimin Poetik İnşası: Etten Kurgu
Açlığın İçinden Geçerken İnsanlığını Unutan Yazar: Knut Hamsun
Galeride Değil, Enkazda Gezinmek!
Büyük İddia: Proleter Öğüdü Üzerine
ELİF AYDOĞDU AĞATEKİN: KIYIDA, GÖLGELER ve GÜNLÜKLER
İsyankâr Dişli: Dennett, Smolin ve Dostoyevski’nin İzinde Varoluşsal Bir Sentez
Herbert Melzig ve Atatürk
Miz Volume XII
Şahbender Korkmaz: Kasabanın Kuyu Dibinden Dünyaya Bakmak!
Semboller Sanık Sandalyesinde: Epstein vakası kadim tanrıları nasıl komplo kanıtına dönüştürdü?
Yazar: Murat Batmankaya
Kötünün İlmihali: Lee van Cleef
Doğrusu, arkaik ve trajik figürlerin şiddet aracılığıyla adaleti sağlaması fikri, pek çok türde sürmüştür. Silah sanayisindeki teknolojik gelişmeler ise ölüme, dahası öldürmeye farklı ve yeni bir muhteva katmıştır; yeni bir davranış kalıbı inşası söz konusudur burada. Şu yoksul döşenmiş yeryüzünde, bir şey vardır ki, pek sık buyur ederiz hayatımıza: kötülük. Üstelik bu, insan üretimi bir...
Paul Celan: Bademlerden Sayarak Seni Hata mı Ettik Acaba?
Geçende Paul Celan’ın “Bademlerden Say Beni”sini okudum ve üç-beş paragrafa sıkıştırmakta zorlandığım yukarıdaki fikirler üşüştü zihnime; söz almadan edemedim. Edebi bir çeviriyi, bir dildeki metni başka bir dile aktarma olarak yorumladığımızda, onu eksik tarif etmiş sayılırız. Zira aktarım esnasında üslubun, sesin, anlamın, dilsel yahut edebi oyunların “hedef metin”e ne oranda yansıtıldığı mühimdir. Kuşkusuz bazen çeviri,...
Haytanın İlmihali: LEE MARVIN
Lee Marvin, bilhassa 60’lı ve 70’li yıllarda parlayan, hakiki bir yalnız gezerdir. Zira sinemanın büyüsüne, beraberinde getirdiği şöhrete rağmen, tarihe kendi aklı ile yön verme ihtiyacına girmeksizin, yaptığını yalnızca içinden öyle geldiği için yapan biridir o. Kişi ne zaman kendi olur? Ruhsal yahut bedeni ihtiyaçlarını eksiksiz giderdiğinde mi? Yoksa ihtiyaç denen şeyin içeriğini bizzat belirlediğinde...
- 1
- 2



