Hemen her gün minicik bedenlerin, geç kaldığımız çığlığıyla uyanıyoruz güne. Dipsiz bir çukurun bataklığıyla örtülmüş vicdanlarımızı temizlemeye çalışıyoruz, anlamını dahi bilmediğimiz kelimelerle. Hoş, anlamını bilmek yetecek mi ki tüm pisliği temizlemeye? ‘4,5 yaşındaki çocuk, babasının tecavüzüne uğradı!..’ haberi dönüp duruyor beynimin içinde. Aldığı hasarlarla ilgili cümleler savruluyor dört bir yana. Kim bilir kaç haberden ‘habersiz’...
Son Yazılar:
Adolf Hitler ve basın özgürlüğü!
Gece İlahisi (Şiir)
Seyyah (Şiir)
Marx ve Joyce: Paralel Evrenler
Kefaret – Savaş denen melanet üzerine düşündürücü bir film
Göğün Altında (Şiir)
Üzgün Serinlik (Şiir)
Ankara ve İstanbul Resminin Plastik, Sosyolojik ve Ekonomik Diyalektiği
Merdivenler (Şiir)
İnsan ve Şiir
Öğrenciler, sınıf ve ırksal baskı karşısında Fransa
Özlem Üner Resminde Bakışın İktidarına Karşı Sessiz Direniş
Sordum Denize (Şiir)
Ağaç ve… (Şiir)
yurdu geniştir şiirin
kıs(s)alar… (şiir)
Her Akşam 8’de (Şiir)
“Das Kapital” Neden Sabırlı? Çin Modernleşmesi Perspektifinden ‘Das Kapital’i Yeniden Okumak
Mélenchon ve Teknofeodalizm: Fransız Solu İçin Strateji Nedir?
Ana Sayfa
Aysu Altunay
Yazar: Aysu Altunay
KAYGISIZLIK ÇAĞINDA JOHN COFFEY OLAMAMAK
Kaygısızlık çağında John Coffey olamamak. İçten içe her şeyi en güzel hale çevirebilmek arzusuyla yanıp tutuşmak ama yetememek. Elinizi nereye uzatsanız boşa çıktığını gördüğünüz, kımıltısız bir yanılsamayla yaşamak. Çoğumuz Stephan King’in Yeşil Yol kitabını okumuş yahut filmini izlemişizdir. Tecavüze uğramış iki çocuğun cansız bedenlerini kurtarmaya çalışırken bulunan John Coffey’nin suçlu bulunup, idam cezasına çarptırılarak, idam...

