Hemen her gün minicik bedenlerin, geç kaldığımız çığlığıyla uyanıyoruz güne. Dipsiz bir çukurun bataklığıyla örtülmüş vicdanlarımızı temizlemeye çalışıyoruz, anlamını dahi bilmediğimiz kelimelerle. Hoş, anlamını bilmek yetecek mi ki tüm pisliği temizlemeye? ‘4,5 yaşındaki çocuk, babasının tecavüzüne uğradı!..’ haberi dönüp duruyor beynimin içinde. Aldığı hasarlarla ilgili cümleler savruluyor dört bir yana. Kim bilir kaç haberden ‘habersiz’...
Son Yazılar:
Mehmet Raif Ersoy: Figür, Emek ve Kültürel Bellek Üzerine Bir Resim Pratiği
İnsanın Bilişsel Üç Sorunu: Kurgucunun Üç Oyunu
ŞİİRİMİZİN “ANDRE BRETON”U!
CNN-MTV VE YAPAY ZEKA
Edip Diye Bir Çocuk -Aynadaki Kelebek (Öykü)
KEDİYE DÖNÜŞEN KADIN (ÖYKÜ)
GOREE ADASI – KÖLELİK – HOLLYWOOD
Gaye Boralıoğlu: İstanbul, Yurtsuzluk ve Varoluş
Ahmet Cemal: Adaşımı anarken
Deniz Göktaş veya “Bulutsuzluk Özlemi”
BABAOCAĞINDAN AYRILMAK DURUMUNDA KALAN SUPERGIRL
Mehmet Atlı: Kürt Müziğinin Modern Sesi
EVREN EROL’DAN “BAŞKA BİR PENCERE” SERGİSİ
Kuzguncuk Sanat Tiyatrosu’ndan “Hrisantos’u Kim Öldürdü?”
DİSTOPİK BİR DOYUMSUZLUK: ”IŞILTILI HAŞERAT
Yolun Yükü
Kadir Ağabey’in Ardından
ustam dağınıktır dağınıklıktır benim
Apartman Yöneticisi (Şiir)
Ana Sayfa
Aysu Altunay
Yazar: Aysu Altunay
KAYGISIZLIK ÇAĞINDA JOHN COFFEY OLAMAMAK
Kaygısızlık çağında John Coffey olamamak. İçten içe her şeyi en güzel hale çevirebilmek arzusuyla yanıp tutuşmak ama yetememek. Elinizi nereye uzatsanız boşa çıktığını gördüğünüz, kımıltısız bir yanılsamayla yaşamak. Çoğumuz Stephan King’in Yeşil Yol kitabını okumuş yahut filmini izlemişizdir. Tecavüze uğramış iki çocuğun cansız bedenlerini kurtarmaya çalışırken bulunan John Coffey’nin suçlu bulunup, idam cezasına çarptırılarak, idam...

