O gün İstanbul’da bir koku vardı. Kötü, pis bir koku. Karaya varmamıştık henüz. Denizin ortasındaydık. İki kıtanın arasında. Hava güzel, güneşliydi. Gemi hayli kalabalıktı. Yanlardaki tek sıralı tahta oturaklı yerler dahil olmak üzere üç kattaki bütün iç ve dış alanlar insandan geçilmiyordu. Geminin o her zamanki temkinli süratine eşlik eden rüzgâr, yolcuların yüzlerinde hoş bir...
Son Yazılar:
Yaşar Müzesi Kapılarını Açıyor
Absürtten Delirmeye Ne Kadarlık Mesafe?
öte ali (şiir)
RULETLER 4: SENTİMENTAL (ŞİİR)
Zafer Gençaydın’ın Soyut Resminde Düşünsel Direnç
Bedri Rahmi Eyüboğlu-Sevda Üstüne Sergisi Galeri Selvin’de
Alpagut Gültekin Anısına “İkil ve Çoğul” Sergisi Öktem Aykut’ta
2025’TE TÜRKİYE SİNEMASI
Zamanının Ötesinde Doğaçlama ve Deneysel Tarzıyla Karşınızda: Rebel Moves
Türkiye Fotoğraf Sanatı Federasyonu Ödülleri | Ali Alışır
Ev Sahipliği: Mine Sanat Galerisi’nin 40 Yılı
Brieflyart Sanat Galerisi: Habip Aydoğdu’dan “Bir Rengin Tanıklığı”
Dar Zamanın Çemberinde Bir Şair: Ziya Osman Saba
Art Sümer’den Yeni Sergi: ÖZGE TOPÇU-BİLMEYİŞİN ZARAFETİ
CEMAL SÜREYA: TÜRKÇEDE KALAN SES
Ali Avni Çelebi ve Münih Günleri
Sinemada Bilinçdışının Mekânları
Halkekmagstudio’dan Sergi: Nedir?
Rimbaud Müslüman mıydı?
Ana Sayfa
Ayşem Dur
