Geçende Paul Celan’ın “Bademlerden Say Beni”sini okudum ve üç-beş paragrafa sıkıştırmakta zorlandığım yukarıdaki fikirler üşüştü zihnime; söz almadan edemedim. Edebi bir çeviriyi, bir dildeki metni başka bir dile aktarma olarak yorumladığımızda, onu eksik tarif etmiş sayılırız. Zira aktarım esnasında üslubun, sesin, anlamın, dilsel yahut edebi oyunların “hedef metin”e ne oranda yansıtıldığı mühimdir. Kuşkusuz bazen çeviri,...
Son Yazılar:
ÖTEKİ YEŞİLÇAM – UÇURUMDAKİ KADIN: TUHAF BİR ‘KENDİNE DÖNÜŞLÜ’ ZERRİN EGELİLER FİLMİ
Barnett Newman’ın Devrimi
Beat kuşağı ve Beatnikler hakkında 10 film
Osmanlı’da Bayramın Zarafeti: Bir Kartpostalın Anlattıkları
Göğün Altında (Şiir)
Bir Tiyatro Mirası: Antonin Artaud ve Bali Tiyatrosu
SENDEN YANA
BESBELLİ (ŞİİR)
Döngü (Şiir)
Leyla Qasim’a (Şiir)
Işıkla Yazan Yaprak: Işıkla Yazılan Fotoğraf
FİKRET MUALLA’NIN FİLMİNİ ÇEKMEK VE ANILAR…
Galeri Kev’den Yeni Sergi: Fırat Altındal-Yapısöküm
John Ruskin’in Eseri Modern Düşünce ve Yaşama Etkisi – V
cenneti gördüm (şiir)
Gözleri İki Pankart! (Şiir)
ŞAMDANLARI DONATINCA (ŞİİR)
EDİP CANSEVER ŞİİRLERİ ÜZERİNE BİR OKUMA
Yanılgı Lekesi (Şiir)
Kategori: Manşet
İran’da Sol Nasıl Yenildi?: Öznelerin Sorumluluğu
İran’da sol nasıl yenildi? Konuyla ilgili olarak, okunmadan edinilmiş kulaktan dolma bilgi, “siyasal İslamcılara kandılar, onları tehdit olarak görmediler” biçiminde. “İşin aslı öyle mi?” sorusunu yanıtlamak için Türkçe’de belli başlı 2 kitap var: Biri, Maziar Behrooz’un ‘Nasıl Yapılamadı: İran’da Solun Yenilgisi’ kitabı; diğeri ise, Türkiye’de bu kitaptan yaklaşık 20 yıl önce yayınlanmış olan Bahman...
Altın Portakal’da Neler Oluyor?
Altın Portakal, şaşaalı törenlerin, after party’lerin, beş yıldızlı otellerde yapılan kutlamaların veya jüri başkanının konakladığı odanın büyüklüğünden ziyade, çağına tanıklık yapmaya çalışan sinemacıların özlemlerine tanıklık ettiği ve onlara selam durduğu ölçüde halkın festivali olmuştur. Altın Portakal sadece bir film festivali olmamıştır hiçbir zaman. Bu organizasyon, Türkiye’nin yarım asrı aşkın zaman boyunca sevinçlerine, hayal kırıklıklarına, düşüp...
Contemporary: Seri ve Tekrar
Son zamanlarda sanat yazarları tarafından oldukça sık yapılan ve anladığım kadarıyla okuyucular tarafından da oldukça sevilen, çerez niyetine okunan Güncel Sanat TOP10 listelerini düşünüyorum. Genellikle başlıklar yılın en ilgi gören 10 sanatçısı, 10 eseri , görmeniz gereken 10 sergi şeklinde uzayıp gidiyor. Açıkçası bu listelerde yer alan isimlerin kimler tarafından neye göre seçildiğini hiçbir zaman...
Peki Ama Hangi Akışta?
Havasını soluduğumuz gök kubbe altında her şey değişedurur. İklimler, sesler, kuşların göç yolu bile… Yaşamıma dönüp baktığımda, bir istisnayı değişmez bulurum. Çocukluğumuzun önlüklü yıllarında, kulağımıza üflenen o sihirli ezgiyi… “Daha dün annemizin kollarında yaşarken, çiçekli bahçemizin yollarında koşarken, şimdi okullu olduk, sınıfları doldurduk, sevinçliyiz hepimiz…” Bu şarkıyı en tiz sesimizle söylediğimiz yılların üzerinden dört nala...
Kitsch: Kartondan Kaleler
Avantgarde’ın sanatsal yüceliğin yeni anlamı olduğu, koca bir sanat dünyasının hızla bu öncü sanatın ve sanatçıların peşine takıldığı bir dönemin ardından Nerdrum, avantgardın da bir salon sanatına dönüştüğü savıyla, Rembrandt’ın ışığına kadar geri gider. “Gösteri, öyle bir birikim aşamasındaki sermayedir ki imaj haline gelir.”(1) 20. yüzyılın büyük kâhini Guy Debord, Gösteri Toplumu çalışmasında algıları alt...
YENİ SOLJENITSIN SENDROMU: AI WEIWEI
Peki günümüzün yıldızı çağdaş sanata gelelim… Elbette bu alanın istisnasız tek bir Çinli yıldızı var. Hepimiz biliyoruz: Ai Weiwei! “Stendhal Sendromu” sanat yapıtları karşısındaki aşırı uyarılmayı ve baş dönmesini tarif eder. Stendhal, 1817’de Floransa’yı ziyareti sırasında, Michelangelo, Machiavelli ve Galileo Galilei’nin mezarlarının bulunduğu Santa Croce Bazilikası’nı gezmiş ve Giotto’nun freskleriyle süslü bazilikayı gördükten sonra kalp...
PAUL VIRILIO: Gözün Yeni Diline Doğru
Bizler, bilgisayar korsanlarının yaptıkları şeyi yapmak zorundayız; fakat sisteme virüs bulaştırarak değil, fakat sistemi içerden gasp ederek. Anlıyorsunuz ya! Bilgisayar korsanlarının insanlara s.ktiri çekmekten başka bir şey yapmaları gerekecek-yazılımı kendileri için baştan düzenlemek gibi. Paul Virilio 1932 yılında Paris’te doğdu. Çocukluğu savaşın yıkıntıları arasında Nantes kentinde geçti. 1968 hareketine katıldı, mimarlık dersleri vermeye başladı. Kendisini...
Kiç hep ensemizde!
Kiç (kitsch) tehlikeli bir kavram; her an içinde bir aşağılama ve yargı tonu taşıyor. En kaba hatlarıyla kiç’i havai, süslü, fazla duygusal, kolay algılanabilir, seri üretilmiş olarak tanımlamak mümkün. Daha çok AKP’li bir belediye anıtı ya da etkinlik dolayısıyla tartışır olduk kiç’i… Ya da bir törende deprem yıkıntılarında ölmüş bir çocuğun varaklı çerçeveyle takdim törenlerinde,...
Haytanın İlmihali: LEE MARVIN
Lee Marvin, bilhassa 60’lı ve 70’li yıllarda parlayan, hakiki bir yalnız gezerdir. Zira sinemanın büyüsüne, beraberinde getirdiği şöhrete rağmen, tarihe kendi aklı ile yön verme ihtiyacına girmeksizin, yaptığını yalnızca içinden öyle geldiği için yapan biridir o. Kişi ne zaman kendi olur? Ruhsal yahut bedeni ihtiyaçlarını eksiksiz giderdiğinde mi? Yoksa ihtiyaç denen şeyin içeriğini bizzat belirlediğinde...









