Ağzı kenetli sokaklarda dolaşa dolaşa ıslana ıslana suyun kıpırtısı yürüyüşlerle sloganlarla kabahatlerle kalabalıkları düğümleyerek kalabalıklara kördüğümleyerek vardım ki ATM’lerin camları patlatılmış kapitaller fora Telaş ki ne telaş kırmızıya alıştırılmış kaldırım taşları ikinci cilt D harfiyle başlatılmış diye gün diye gece diye hepsinin ellerinde pencereden sarkmak isteyen çocuk heyecanı ateşe çay koysan tatlıya bağlanmayacak...
Son Yazılar:
Jean-Marc Veliscek: “Fransız sineması, bir film laboratuvarıdır.”
Seslerin Yerleştiği Konak: Edirne Müzik Müzesi
Kültürel Zeynalar ve Ninalar: Türkiye’deki Sinema ve Dizi Endüstrilerinde Teknik Alanda Yaratıcı Kadın Emeği
Cumartesi Anneleri ya da Masanın Altındaki Hayalet
Toprağın Altından Vitrine: Kazı Bilgisi Müzeye Ulaşabiliyor mu?
Ali Kazma’nın yeni kişisel sergisi “Oficios de la tinta [Mürekkep Zanaatları]”, Meksiko’daki Franz Mayer Müzesi’nde!
Genç Hitler‘in Viyana yılları
ÖTEKİ YEŞİLÇAM – UÇURUMDAKİ KADIN: TUHAF BİR ‘KENDİNE DÖNÜŞLÜ’ ZERRİN EGELİLER FİLMİ
Barnett Newman’ın Devrimi
Beat kuşağı ve Beatnikler hakkında 10 film
Osmanlı’da Bayramın Zarafeti: Bir Kartpostalın Anlattıkları
Göğün Altında (Şiir)
Bir Tiyatro Mirası: Antonin Artaud ve Bali Tiyatrosu
SENDEN YANA
BESBELLİ (ŞİİR)
Döngü (Şiir)
Leyla Qasim’a (Şiir)
Işıkla Yazan Yaprak: Işıkla Yazılan Fotoğraf
FİKRET MUALLA’NIN FİLMİNİ ÇEKMEK VE ANILAR…
Kategori: Manşet
SEVİNÇ PAYI (ŞİİRLER)
SEVİNÇ PAYI gökyüzünü kuşlarla bölüşen ışık payı. üşenmeksiz bir çırpıda yankısal faydada güzellemede ölçüt, dolu dolu payda kucaklı ormana parlaklık versin diye, hayatın sekizde biri sevişmek, diyedir; ormana yüzümüzü gönderdik, dediler gümüşi akasya kolları *** BİRKAÇ DÜELLO 4 özene bezene üzerine en parlak titrediğim yalnızlığım ki...
The Gaze of Inertia: Wu Wei
“The eyes of animals have the power of a vast language.” M. Buber Heraclitus of Ephesus was certainly saying something novel when he said, “everything flows” or “you cannot step into the same river twice” in a Greek world filled with gods and myth. He was turning eyes directly towards nature itself. He was hinting...
MOLTO VIVACE ÇALINACAK ZİLLER (ŞİİR)
çağırma seansları olsa demiştik. enikonu içkiliydik. güzdü. bahanemiz çoktu. hızlı hızlı yürüyorduk. hızlı hızlıydık. ola ki duymamışızdır diye seslenmişlerdi. yetmemiş bağırmışlardı feryat figan. dememiştik aslında seans means. yüklü olduğumuz doğruydu bir tek. saatler geçip gidiyor gibi geliyordu. rüzgâr üstümüze üstümüze esiyor gibi. içkiliydik. güzdü. güzdük. yalınayaktı gece. kampanalar çanlar bir de ziller… sütlü kahve...
TUZDA YARA (ŞİİR)
bakışı düşler örtüsü.. kalbi rüzgardan bir kadın usul usul soyunan gecede saklı arzularına yaslandı bir an sanki sordu kalbimdeki yaranın hüviyetini dedim ben bir insanım.. umudum, hatta şiirlerim var dedi yalın olmak yalan olmaktan iyidir, bunu söyle.. unuttuğum bir hatıra var derinde dedim sevgi bahar uykusuydu eskiden nilüferler titreşirdi, sevgililer bütün ruhuyla öpüşürken,...
Vesika (Şiir)
Hiçbir şey hiçbir zaman hiçbir yere Gitmedi, gitmez, gitmeyecek Ve bilinmeyecek ıslak dudakların arası Kaç santim. Yok olacak bütün yıldızlar, Yalnızca yenilerini doğurmak için Ve doğduklarında onlar bir ışık huzmesinden Gayya geri dönecek, milyon yıl sonra Ve her şey daimi devinir, Hiçbir şey hiçbir zaman hiçbir yere Gitmedi, gitmez, gitmeyecek. Azalacak gündüz...
Olmadığım Yerde Huzur
Azınlık Olmanın Hediyesi Azınlık olmak bir yanınla bir çoğunluğun karşısında etkisiz, kaybeden ya da katlanan olmak demektir. Fakat bunun yanında azınlık; edilgen olmayan, yola getirilemeyen, karşıt olan da demektir. En azından uzaktan asi gözükebilir, yer yer ironin cool mevkiinde konumlanabilir azınlık. Mağrur- ben demiştim, vakur- öyle imkânı yok, gururlu- çoğunluktan değilim; deme şansını da hediye...
DUT AĞACI (ŞİİR)
Geniş Bir pencereden görünür Enkaz yığınlarının içinden Bir gelin gibi süzülür bakışları Dağılır yapraklarının Arasına Yalnızlığa kafa tutarken dallarından akar Paslı dünyanın kiri Nice anılar biriktirilir gövdesinde Elleri yüzleri boyanırken çocuklar Tahta eski bir sandalye kalır Geriye Gölgesine sığınan Yoldan geçenlerin silüetleri belirirken Hiçe sayılmanın gürültüsü Uyanır kabusuna Yerde Piremus’un kanı Tispe’nin gözyaşları Aşkın temsili...
Archetypical Critique: İlksel’in Hayaletleri
Arke- İlk ya da ilksel … Yunancadan günümüze geçmiş en zengin sözcüklerden biri. İlkin, atanın bilgisi anlamında arkeoloji gibi. Ya da Jung’un yaygınlaşmasında büyük katkıları olduğu “arketip” kavramı gibi mitoloji ve psikanaliz yorumlarına esin veren önemli kavramlardan sözediyoruz. Jung Freud’dan farklı olarak psişeyi üçlü olarak düşünme yanlısıdır. Ego, Kişisel Bilinçaltı ve bunlarla yakın ilişkide ama...
“SIRASI GELEN DÜNYAYI YESİN” ÜZERİNDEN OSMAN ERKAN ŞİİRİ
Okuduktan sonra beğendiğim, üzerine dikkat çekmek istediğim, konuşulmasını umduğum eserler hakkında “elimden gelen budur” diliyle bir şeyler yazmaya çalışıyorum. Okuma yaşı aldıkça da insanın -en azından benim- beğeni çıtası yükseliyor. Önceki yıllarda kitap içinden bir dize bile beğenmiş olsam hemen bütünlük hakkında yazmaya koyulurdum. Tanıtımın hafif ötesine geçen bu fiil de beni hayli yorardı....









