Başlarına ne geleceğini bilmek için kuşatılmışlara artık ne bir haberci, ne de düşmandan kaçmış biri gereklidir. Saldırı emrinin verilmiş olduğunu biliyorlar. Sonsuz bir tehlike ve sınırsız bir yükümlülük koskocaman ve kapkara bir fırtına bulutu örneği büyük kentin üzerine çöküyor. Başka zaman görüş ayrılıkları ve din tartışmalarıyla birbirleriyle pek anlaşamayan insanlar son saatlerinde kentin alanlarında bir...
Son Yazılar:
‘Türk Sanatının Dört Ustası Gallery Duende’de Buluşuyor’
Çepo’nun yeni sergisi ‘Snowblind’ Zilberman İstanbul’da
Başkası: “Ekrandaki Ben”
BİR ZARFIN HATIRLATTIKLARI: TAN GAZETESİ, AYDINLAR ve SESSİZ BİR BASKIN
PERDE AÇILIRKEN: İNSANIN KENDİNE BAKIŞI
Yayınevi Emekçileri ve Dayanışma: Hangi Yayıncılar Birliği?
Anlatısal Bir Proje Olarak Demokrasi ve İç Sömürgecilik
GALERİLERİN SATIŞ İÇİN SANATÇILARIN ALGORİTMASINI OLUŞTURMASI
#eklitera Mart Şiir Seçkisi
MÜZE, MELANKOLİ, BURUKLUK YA DA ÇALMA, AŞIRMA, ARAKLAMA EYLEMİ ODAĞINDA MASUMİYET MÜZESİ
YABANCILIĞIN ETİĞİ: ERTAN MISIRLI’NIN ŞİİRİNDE DEĞİŞİM, İNSAN VE TOPLUM
James Monroe’nun Çiti ya da Donroe’nun Altın Varaklı Balyozu Arasında
gün batımı (şiir)
ÇUHA (ŞİİR)
Aedh* Sevgilisinin Ölü Olmasını Diler (Şiir)
Truva: Heinrich Schliemann Kahraman mı? Sahtekar mı?
Altın Ayı ödüllü “Sarı Zarflar”, Cuma günü sinemalarda
Bunları Duymalısın Pan (Şiir)
Dikilitaş (Şiir)
Yazar: STEFAN ZWEIG
STEFAN ZWEIG JOSEPH ROTH’U ANLATIYOR
Zweig’ın anı konuşması, 23 Haziran1939, Conway Hall, Londra Çeviri: Ahmet Arpad “Son yıllarda sık sık yaşadıklarımız bizlere sevdiğimiz bir insana veda etmek gibi güç ve üzücü bir gerçeğin altından kalkabilmemizi öğretti. Başka ülkelere sığınmış, dışlanmış sayısız dostumuza, kendimizi adadığımız çevreye, evimize, mülkümüze ve güven içindeki bir yaşama her geçen gün gittikçe daha çok veda etmiyor...
RODIN’DEN BİR DERS
O zaman kendi çalışmamda şimdiye dek eksik olan şeyi fark ettim—bir insana mükemmellik arzusu dışında her şeyi unutturan o tutku. İşini yaparken insan kendini tamamen kaybedebilmeli. Paris’te çalıştığım ve yazarlık yaptığım zamanlar yirmi beşimdeydim. Pek çok insan daha o zamanlar yayımlanmış yazınsal yapıtlarımı övgüyle karşılamıştı; bunların bazılarını ben kendim de beğenmiştim. Ama içimde derinlerde bir...


