Bilgin Aygün’ün girişimiyle gerçekleşen ArtContact Sanat Fuarı İstanbul sanat ortamına taze bir girişle “Estetik Enerjiyi” şehrin kadim bölgelerine taşıdı. Dev bir binada gerçekleşen fuar sergilerinin en dikkat çeken sanatçıları İsmail Ateş ve İsmail Acar oldu. Fuarın estetik taşıyıcıları olarak eserleriyle ön plandaydılar.. İsmail Acar ve İsmail Ateş tuvalleri fuar alanının girişinde ve kalbindeydi. Mekana her giren sanat izleyicisi önce bu resimlerle karşılaştı. Öte yandan İsmail Acar’ın körler için ürettiği enstelasyon-heykeller çok dikkat çekiciydi. İsmail Ateş geometrik büyük tuvalleri kainatın sırlarını kulağımıza fısıldıyor, gökkuşağının hiç keşfedilmemiş renklerini sunuyordu. Işıktan beslenen sanatçı doğal ışık kaynaklarını geometrik dille bize sunuyordu. Yanı sıra yabancı ülkelerden katılan sanat galerilerin yer aldığı fuar mekanında fazla göze çarpan ilk algıda insanı heyecanlandıran bir eser hemen hemen yoktu. Ancak Esra Öztürk’ün Galeri Artget fuar sergisindeki ressam Alpay Aksaray ve Ali Tokat’ın Nişart mekanı dikkat çekiciydi. Öte yandan fuarda monokrom eserleriyle yer alan Hasan Mirza’nın Hayali Doğa’ları, Cengiz Uğur’un desenleri ilginç çalışmalar olarak bizi karşıladı.

II
Artık; 21 yy’da ülkemiz sanat izleyicisi; sanat organizasyonlarına büyük bir merakla geçiş yapıyor. Çünkü farkında ki; sanat yapıtı genetik bir taşıyıcı olarak yaşamımızı zenginleştirmekte, ruhumuzu ileriye taşımakta ve bizi arındırmaktadır. Sanatla uğraşmak, üretmek, izlemek gerçek mutluluğun kaynağıdır.
Ülkemizde çarpık zihniyetin yıllardır süren Arap kaynaklı suret yasağı, insan sureti çizme, doğayı betimleme sayısız spekülasyonun odağındaydı. Oysa tarihe gözlerimizi çevirdiğimizde M.S 8-9 yy’ da Emevi ve Abbasi İslam uygarlıklarında resim hiçbir zaman yasak olmadı ve İslamik tarz çalışan ressamlar son derecede ilginç eserler ürettiler. Ne mutlu ki günümüzde artık suret, figür yasağı anlayışından eser kalmadı, artık heykellerde kırılmıyor, saldırıya uğramıyor. Bir diğer gelişme ise; sanat organizasyonlarının hızla artarak toplum bilincini yukarıya çekmesi.

Ancak; Dekoratif Sanatlarla ilgili fuarlar ayrı yapılmalı, Yüksek Sanat eserlerini kuşatan fuar ayrı organize edilmeli. Estetik imgenin güçlü olduğu eserlerle dekoratif çalışmaların bir arada sunulması; ortaya çok karışık bir tablo çıkarıyor. İki karşıt tarzın bir arada olması gerçek sanat yapıtı algısını da karman çorman ediyor. Topluma sunulacak olan estetik kavramlar her ne kadar sanatçıların potansiyelinde olsa da; eserleri seçme ve sergileme gücü Fuarın danışma kurulunun elinde olmalı. Dekoratif Sanatlar fuarının ayrı yapılması, dekoratif çalışmaların Yüksek Sanat eserleriyle karışmamasını sağlar. Estetik dilin farklı kullanımı farklı sergileme yöntemleriyle sunulmalı.

İstanbul’da bütün eksikleriyle birlikte böyle bir sanat fuarının düzenlenmesi sanat yapıtının geleceğe adanmış gücünü gündeme taşımak demektir. Estetik imge değişimdir, yeniliktir, taleptir, istektir, iyiye doğru dönüşümdür. Sanat bizi geleceğin mutlu zamanlarına hazırlarken, yaratıcılığı destekleyen ve gündem yaratan fuar organizasyon ekibiyle yeni ufuklara doğru yolculuğa başlıyoruz.


Bir Cevap Bırakın