Ünlü felsefeci Alain Badiou’yla Petrograd, Shanghaï (La Fabrique, 2018) adlı son kitabının yayımlanmasını merkeze alan bu söyleşide Badiou, yirminci yüzyılın devrimci mirası ve Marksist kuramın geleceğini ele aldı. Alain Badiou, ‘Petrograd, Shangaï’ (La Fabrique, 2018) isimli yeni kitabında Çin Kültür Devrimi ve 1917 Ekim Rus Devriminin başarısızlıkları üzerine derinlemesine düşünüyor. Maocu mirasın tartışmalı savunucusu olan bu...
Son Yazılar:
OSMANLI ŞEHİR HAYATINDA RAKI ve MEYHANE KÜLTÜRÜ
Matbu dergi [artık] fuzuli bir iş mi?
İç Savaşın Estetiği, Barışın Ütopyası: Yücel Kayıran Şiirine Dair Beş Tez
Karacaoğlan Hâlâ Otobüse Bindirilmiyor
72. Sait Faik Abasıyanık Hikâye Armağanı’nda yılın öykü kitapları belli oldu
Arsız Beliriş
CAUSA SUI/ ÖZ DÖNGÜ: Kozmik zihnin sihirli görselleri
Reddiye Defteri: Akademinin Trafik Lambaları ve Yazarın İnadı
Özgür düşünceye engel olanlar!
BAUHAUS TASARIM VE MİMARLIK OKULUNUN KURUMSAL KİMLİĞİ VE DİNAMİKLERİ
Naif’in Listesi: Gerçekler, Doğrular, Varoluşlar…
ELVEDA ELİF, GÖRÜŞMEK ÜZERE
Ebru Yolver: ÜÇ / KONSEPT
İnsan Haklarının Ontolojik ve Politik Sınırları: Doğal Hukuk ile Egemenlik Arasındaki Paradoks
ÜÇ FİDANIN GÖLGESİNDE: BİR MAYIS SABAHINA DOĞRU
Yonca Karakaş’ın Yeni Sergisi G-Art Galeri’de: “Back Contamination / Dönüş Kontaminasyonu”
ÖTEKİ YEŞİLÇAM: “BANA FİLMLERDEKİ HAYALİN YETER”- KENDİNE DÖNÜŞLÜ BİR ZERRİN EGELİLER FİLMİ
Ayşegül Dalokay Fotoğrafları: Yavaşlığa Övgü
Çizginin İzinde: Erkin Keskin Gravür & Exlibris Sergisi
Kategori: Röportaj
Gülnur Savran ile Emek-Cinsiyet ve Sınıf Üzerine
Gülnur Savran ile beden, emek, sınıf, cinsiyet ve feminizmi konuştuk. Beden Emek Tarih ama bir de alt başlık olarak Diyalektik bir Feminizm İçin. Feminizm neden diyalektik olmak zorunda? Zorunda demezdim ben, neden diyalektik bir feminizm anlayışı öne çıkıyor diye sorardım. Kitaptaki diyalektik bir yaklaşımı öne çıkarma kaygısını üç farklı düzlemde ele almak mümkün. Bunlardan biri,...
Yaşar Çabuklu ile söyleşi
Yaşar Çabuklu 1955’te İstanbul’da doğdu. Boğaziçi Üniversitesi’nden siyaset bilimi yüksek lisans derecesi aldı (1983). Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi’nde metin yazarlığı yaptı. Yazıları Akıntıya Karşı, Beyaz, İskenderiye Yazıları, Virgül, Defter, Varlık, Birikim, Kara Mecmua, Siyahi, Sempatik Dans, Kaos GL dergilerinde yayımlandı. ‘Kovulanın İzi’nden bu yana düşüncelerinizin değiştiğini söylüyorsunuz. bu değişikliği okuyucular için kısaca özetleyebilir misiniz?...
ÖLÜ KUŞLARIN DÜŞÜNCELERİNİ SORGULAYAN ADAM: HAKAN UNUTMAZ
Şiirleriyle, şiir kitaplarıyla tanıdık onu daha önce. Bu kez de karşımıza bir öykü kitabıyla çıkageldi. Hakan Unutmaz’ın Kaos Çocuk Parkı Yayınları etiketiyle yayımlanan eseri üzerine kendisiyle güzel bir sohbet gerçekleştirdik. BELEMİR GÖKER: Kuşların ölüyken bile ne düşündüğünü sorgulayan adamla başlayalım: kimdir Hakan Unutmaz? HAKAN UNUTMAZ: Kendi düşünde nefes alan biyolojik bir varlık işte, anlatmaya pek...
FERİT BURAK AYDAR: 1917-DEVRİMİN RAPSODİSİ
Tarih yazımlarından başlamak istiyorum, Ekim Devrim’i tarih yazımlarına nasıl yansıdı? Ezcümle Ekim Devrimi tarihi nasıl yazıldı? 1917 Rusya Devrimi’nin tarihi de, tıpkı 1936-37 İspanya Devrimi’nin tarihi gibi, siyasi çekişmelerden ve ideolojik kamplaşmalardan bağımsız yazılmadı. Aslında devrimin iniş çıkışlarıbağlantılı olarak nesnel tarihçilik yanıyla ideolojik propaganda yanı kapıştı. Nihayetinde bu durum İngiliz-Amerikan tarihçilerin üstünlüğü ele geçirmelerini sağladı...
NİHAT ATEŞ: “YENİ BİR DÜNYA KURMAK İÇİN” YAZIYORUM”
-Sevgili dostum, uzunca bir aradan sonra merhaba… İnsancıl ve ardından Mum dergisinde birlikte emek veriyorduk… Bu süreçte Günışığı Şiirleri ve Dinlenen Cadı şiir kitaplarının kapak çalışmalarını yapmıştım, romanımın önsözünü yazmıştın… Sonra ben memlekete döndüm, ayrı düştük… ama hep aynı mücadelenin emekçisi olarak üretmeyi sürdürdük… Neler yapıyorsun şimdi? Kendinden, eserlerinden, yapıp ettiklerinden söz edebilir misin? –...
Haydar Ali Albayrak: “Sinemamızda sadece bireyci dertler var.”
Yazılarından tanıdım ilkin onu; tam da artık hiç kalmadı dediğim, sağlam tespitler içeren, vurucu, protest sinema yazıları yazıyordu. Sonradan öğrendim ki, sinema yüksek lisansı yapıyormuş aynı zamanda… Haydar Ali Albayrak’tan söz ediyorum; Yeni Gelen dergisinde de öne çıkan üretimleriyle gözümüze çarpan Albayrak’ın geçtiğimiz günlerde bir de sinema üzerine yazılarını derlediği “Türk Sinemasında Yol Ayrımı” adlı...
Video Kasetlere Tutkun Bir Sinefil: Metin Kart
2000’li yılların başında bir sinema sitesinin forum sayfasında karşılaştım ilk kez kendisiyle… Ben liseye gidiyordum o zamanlar ve daha bilgisayarım bile yoktu. Bir kenar mahalle spotçusundan aldığım VCD-oynatıcıdan film izliyordum gün, gece fark etmeksizin. Öğrenci adamız, cebimizde metelik yok, zar zor film çektiriyoruz, kiralıyoruz. Bir sinefilin arşivi kalbi gibidir, Metin Kart bana arşivini, dolayısıyla kalbini...
Adnan Gerger: Ses ve Suskunluk arasında…
Ses ve Sus beden ve toprak üzerinden imkânsızı aşmaya ve edebiyatta ortak dile ulaşmaya çalışıyor… Adnan Gerger ile Diyarbakır’da son romanı Ses ve Sus’u konuştuk. Ses ve Sus romanı, edebiyatsever okurlar için estetik ve düşünsel hazza varmak için büyük bir fırsat sunuyor. Çünkü yazar Adnan Gerger, bu romanını okurla paylaşıyor, yeniden yazıyor. Çok katmanlı sözcüklerden...
Lukács: Marx’a Giden Yol
Lukács’ın Toplumsal Varlığın Ontolojisi Notabene Yayınları tarafından yayınlandı. Kitabı yayına hazırlayan, Lukács üzerine çalışmalarıyla bilinen Ateş Uslu ile konuştuk. Kitabın isminden başlamak istiyorum. Marx’a Giden Yol’un erken aşamasında felsefi kaynaklar nelerdi? Lukács kimdi? Lukács yaşamının elli yıldan uzun bir kısmını Marksist düşünceye katkı sağlamaya çabalamış bir düşünürdü. Marksizmi benimsemeden önce ise farklı uğraklardan geçti. 1885’te...









