“Cimetière où repose Aziyadé – P. Loti” Bir kartpostaldan fazlası Hem bir edebiyatçıya, hem bir aşk hikâyesine hem de bir şehre dair unutulmaz bir iz. Eyüp Mezarlığı’na bakan bu eski kartpostalın altına Fransız yazar Pierre Loti’nin kendi el yazısıyla düştüğü kısa not, bir romanın hayali karakterini gerçek hayatta mezara koyar gibi bir etki yaratıyor. Ve...
Son Yazılar:
Entel, Entelektüel, Entelijansiya
ORHAN TAYLAN RESMİNDE BEDEN, BAKIŞ VE YABANCILAŞMA
19. YÜZYIL FRANSIZ SANATINDA GERÇEKÇİLİK VE GUSTAV COURBET
VE TANRI KADINI YARATTI: BRIGITTE BARDOT
“Estetik” Bir Yıl Sonu Yazısı
Demokratik Geleneğin Kırılganlığı: Furet–Tocqueville Okumasıyla Türkiye Deneyimi
Pierre Loti, Aziyadé ve İstanbul’un Sessiz Tanıkları
HOŞÇA KAL BREZİLYA
9. FETHİYE BELGESEL GÜNLERİ
Walter Benjamin’de Ütopik Mesihçilik
BÜYÜK BİR ÇARESİZLİĞİN VE ÖFKENİN FİLMİ HİND RAJAB’IN SESİ
GEÇMİŞ BUGÜNLE KONUŞUYOR
Tozan Alkan seçiciliğinde #eklitera Aralık Şiirleri
Lapis Lazuli (Şiir)
SAFRAN CÜMBÜŞÜ (ŞİİR)
Vouloir et Pouvoir (Şiir)
Çürümenin Estetiği: Lanetli Evin Hikâyesi
YAKINLIKTAN UZAK ADAM
Retorik İfade Özgürlüğünü Baltalayabilir mi?
Kategori: Litera
Tozan Alkan seçiciliğinde #eklitera Aralık Şiirleri
https://ekdergi.com/category/litera/
Lapis Lazuli (Şiir)
Kader tabletlerinin yılda bir defa Güncellenebileceğine inandığım zamanlarda yeni bir hayata nasıl başlanır, eski bir bedenden nasıl çıkılır; göksel merdivenlerle mi? yoksa cismini aciz zihnimin anlayamayacağı, zamanı ve mekânı aşabilen kutsal hayvanlarla mı? orasını hiç kurcalamazdım, sonuçta kural basitti: do ut des yani “ver ki vereyim”. Sağlık karneme yazılan ilaçlar bozdurulan alyans ile ödendiği gün...
SAFRAN CÜMBÜŞÜ (ŞİİR)
I sarı bir gökkuşağıdır elleri çatılardan sarkan bulutun geçerken suyun aklına takılmış yerini yadırgayan konuk alışılmışın dışında bir hesap ateşle yarışan otlarınki çoklu ezgilerle söylenegelen bir saygınlık var telaşlarında külün ısrarı kime ve niçin nereden çıktıysa şimdi mırıldana mırıldana oyuyor hızını sele kaptıran yağmur ikiye ayrılmış ayva kokusunu ...
Vouloir et Pouvoir (Şiir)
gerçekleşmeyecek umutlarla teselli bulan o akıllı delilerden—— kendini sulara atmadan önce son şansını deneyen bir çılgın—– ___gökyüzünü yırtan bir resimde; vezüv ve etna’nın farklı—— _lav katmanlarından yapılmış bir mozaiğe dokunduğunda—— ____doğanın sade yaşantısı, kırık dökük eşyalar okyanusu—— ______________gerçek kimliğine yeniden kavuştuğunda—— __________________başka bir dünyadan gelirmişçesine—— _____toplumsal baskıların uzağında sürdürülen bir yaşam—— _______________hiç kuşku yok ki...
AUGUR (ŞİİR)
düştüm, sırçaydım, sırlı bir periler halkasının son gümüş pulu bir kahkaha çiçeği büyüttü beni karnından ışıklar fışkıran bir şebçerağ benim de var mutluluk ve mutsuzluk kristallerim biri ak biri kara iki dizginsiz kısrağım ik’elim kande olsa sen çağır ben yeterim avucumdan suvarırım atımı hû ile yederim benim tilkilerimin kuyrukları birbirine değer melek öpücükleri verir birbirine...
Gece (Şiir)
bugün içim bana bir dağdan geldi ağaçlarını çizdi akan yağmuru eşiğinde durduğum avuntuyu dışımdaki zorluğun geçmesini bekledim zamanı sordum Tanrı’ya yerin göğsünde büyüyen ağrıyı ağacın ölümü giyinen çıplaklığını yaşamın kaçınılmaz yalnızlığını güller ülkesinde bir gül peçesini açtı at kervanlarının taşıdığı müjdeli haber oldun meleğin yeryüzünde belirdiği işaret sessizliğin mavi taşlardan yapıldı...
aramızda (şiir)
baharı sürme namluya bu hesap aramızda aramızda, ne eksek tutmayan o kıraç toprak yarısı yanık bir ağaç aramızda küskün dallarında üç beş kozalak yeşili yok yaprakların, sözlerin çıplak gövdede yaralı sincap yapısı yıkık bir köprü aramızda göç alıyor zemheriden öfkeli şubat geçmek zor bir kalpten ötekine, suskun artık şarkı söyleyen ırmak yazısı...
çivit mavi (şiir)
sana baktım. anlamak için. boğarak içimdeki kötürüm hüznü. kör noktasında gözümün. bir deste gülüşünü tuttum. adından başka hiçbir deniz tutmadı beni o yaz. çokça duman döktüm. itirazın lokmasını yedim tek başıma. şarkılar biriktirmedim öleceğim diye sırf. beyaz avuçlarımda esmer ellerin sımsıkı. sımsıkı yüzün hastalıklı aklımda. ağladım, ama bak suçlamadım kimseyi. sana baktım. özledim ve dinledim...
KOVULAN KİM? (ŞİİR)
Elli kadar kuş elektrik direğine konmuş, Biri gidip biri geliyor, elektrik tellerinin üstüne tünüyor… Otuz kadar kişi birahaneye girmiş, Biri gidip biri geliyor, oturuyorlar masaya / kalkıyorlar masadan Biri girip biri çıkıyor. İnsanlar o elektrik direği tellerine konamaz, duramazlar orada, Kuşlar birahaneye girse kovarlar ama…









