Siyah-beyaz fotoğraf, fotoğraf tarihinin en eski ve en etkileyici ifade biçimlerinden biridir. Renklerden arındırılmış görüntü, karmaşık gerçeklikleri yalınlaştırır; görselin albenisi kaybolmaz aksine ışık-gölge, doku ve form gibi temel unsurları daha belirgin hâle getirir. Siyah-beyaz kareler, izleyicinin dikkatini yalnızca nesnel anlatıya yönlendirir, biçimsel ve duygusal öğelere odaklandırır. Görsel unsurun kendisinden ziyade taşıdığı duygu, bağlam ve estetik...
Son Yazılar:
Entel, Entelektüel, Entelijansiya
ORHAN TAYLAN RESMİNDE BEDEN, BAKIŞ VE YABANCILAŞMA
19. YÜZYIL FRANSIZ SANATINDA GERÇEKÇİLİK VE GUSTAV COURBET
VE TANRI KADINI YARATTI: BRIGITTE BARDOT
“Estetik” Bir Yıl Sonu Yazısı
Demokratik Geleneğin Kırılganlığı: Furet–Tocqueville Okumasıyla Türkiye Deneyimi
Pierre Loti, Aziyadé ve İstanbul’un Sessiz Tanıkları
HOŞÇA KAL BREZİLYA
9. FETHİYE BELGESEL GÜNLERİ
Walter Benjamin’de Ütopik Mesihçilik
BÜYÜK BİR ÇARESİZLİĞİN VE ÖFKENİN FİLMİ HİND RAJAB’IN SESİ
GEÇMİŞ BUGÜNLE KONUŞUYOR
Tozan Alkan seçiciliğinde #eklitera Aralık Şiirleri
Lapis Lazuli (Şiir)
SAFRAN CÜMBÜŞÜ (ŞİİR)
Vouloir et Pouvoir (Şiir)
Çürümenin Estetiği: Lanetli Evin Hikâyesi
YAKINLIKTAN UZAK ADAM
Retorik İfade Özgürlüğünü Baltalayabilir mi?
Yazar: Nesrin Aykaç
GECE-GÜNDÜZ (ŞİİR)
Gece eteklerini topluyordu bulutların üzerinden Gözleri penceremde Ben, dilimde birkaç yarım cümle dün geceden ve içimde sönmeyen bir umut Sabır topluyorum gizlice Perde kıpırdadı hafifçe bir ışık eşiği geçti usulca Ne telaş vardı gelişinde ne de gidişinde acele Her şey olması gerektiği kadar yavaşdı Bir bulut geçti gökyüzünden olası yükü yağmur Kararsız, Tembel bir gün...
YAŞADIKLARIM ÜZERİNE BİR YAPBOZ DENEMESİ
Günlük tutmak, anıları yaşatmanın en güzel yoludur. Anlar ve anılar yazıya dökülürken kişi, iç dünyasını gözden geçirir; iç sesini dinler ve dünyanın gürültüsünden, anlık da olsa, uzaklaşır. Hayatın getirdiği baskıya bir direniştir günlük — kendi kendine verilen bir mücadele… Her gün not edilen birkaç satır, bir paragraf, bir günün kaydı; insanın kendini kaybetmemesi için çizdiği...
GİDELİM BURALARDAN (ŞİİR)
Gitmek istedim gidemezdim demiştin Kim istemez ki gitmeyi Demek ki Kopamadık birbirimizden Neydi o bağ aramızdaki Sanki görünmez bir pranga Hayatta nelerden vazgeçtik oysa Vazgeçemedik birbirimizden İyi mi ettik acaba? Boşver Fromm’u, Freud’u vesaireyi Kim bilebilir seni benden iyi Unut çözümlemeyi Neyse ne geçti mi elli küsur yıl Sen git şimdi istediğine bayıl Gitmek iste...
ONLAR ARTIK BURADA OTURMUYOR
Bizim kuşak sessiz kuşak ile X kuşağı arasında kalan ve İngilizce’de “Boomer” sözcüğü ile bilinen özel bir demografik gruptur. Bu kuşak, genellikle II. Dünya Savaşı sonrası yaşanan bebek patlamasını kapsayan 1946 -1964 yılları arasında doğan insanlardan oluşmaktadır. Her ne kadar II. Dünya Savaşı’na katılmamış olsa da o yılların ülkelere getirdiği yoksulluğu ve yoksunluğu yaşamıştır. Gençliğimizde...
Viraneler de Ağlar (Şiir)
Sallanır iki yana, dizlerini döver ve ağlar Ağıtlar yakar tek menteşeyle asılı kalmış ahşap bir kapı Sadece görenler anlar Nasıl direnmiş yok olmaya karşı Durmaksızın kanayan gönül yarasına rağmen hayatta kalmış O ağlamış dağlar dinlemiş Anlatmış dağlara soykırımı, tehciri Gitti de gelmedi öykülerini Umutlar bağlanmış gelecek günlere Asırlık ahşap kapı meydan okumuş zamana Budakları kurşun...
AYDAKİ KADIN, AYDAKİ ADAM VE TANPINAR
Gece gizemli, sırdaş ve hüzünlüdür. Gece duyguları yoğunlaştırandır, hayal gücünü besler, hele bir de yalnızlık eşlik ederse geceye, duygusallık, hüzün, özlem daha da artar geceleri. Yazma zamanıdır gece, kendi sesinizi, kendi kalbinizi dinleme zamanı. Ahmet Hamdi Tanpınar geceleri yazarmış, karanlı demlendikce, müsveddeler dökülürmüş masasının üzerine, ağzına kadar izmarit dolu bir kül tablası, tekrarlanan bir fincan...
HAMAMLARIN TARİHİ GELİŞİMİ
HAMAM KÜLTÜRÜNÜN MARDİN RADVİYYE HAMAMI ÜZERİNDEN İNCELENMESİ Dünyanın ilk medeniyetlerinin kurulduğu yerlerden birinin Mezopotamya olması rastlantı değildir, Fırat ve Dicle nehirleri arasını adlandıran Mezopotamya, diğer adıyla Bereketli Hilal sulak bir coğrafyadır. Geçmişi M.Ö. 5000’li yıllara kadar uzanır. İlk Mezopotamya medeniyetlerinden Sümerler, Akadlar, Elamlar, Asurlar ve Babiller bu topraklarda kurulan ilk devletlerdir. Bu kavimler coğrafyanın sulak...
Türkiye’de Azınlık Olmak: Süryaniler
GERÇEK hiç kimse inanmasa da yine GERÇEK’tir. YALAN da herkes inansa bile yine YALAN’dır. Türkiye’de soykırım sözcüğünün kullanımı uzun yıllar yasaktı. Ermeni soykırımı sadece azınlıklar arası bir iç savaş olarak gösterilmekteydi. Okullarda öğretilen resmi tarihte bu konuya hemen hemen hiç değinilmediğini de biliriz. Oysa soykırım bütün insanlık için, dünyanın her yerinde, hangi ırka bağlı...
MUHTEŞEM (ŞİİR)
Ben hayatta en çok Süleyman’ı sevdim Adı gibi muhteşemdi Doğuştan bir beyefendi Süleyman Efendi Bir fenomendi. Kimine bir anneydi Kimine bir baba veya bir erkek kardeş Ama her sevdiğine gerçek bir eş Gerçek bir sokak efsanesi Hatta efsanelerin en gizemlisi Kedilerin ve kendisinin efendisi Eşsiz bir marka gibiydi “Çirkin Süleyman” Çirkinlerin en güzeli Onu herkes...
- 1
- 2









