“Eleştirinin görevi, yapıtın bir yorumunu vermek değil, onun sessizliklerini konuşturmaktır.” Terry Eagleton Romantizm, Aydınlanma Çağı’nın akla ve ilerlemeye tapmaya dek varan düşünce dünyasına bir eleştiri olarak doğdu. Sanayileşmenin ilk ve en sert eleştirisi olarak toplumsal bilince nakşoldu. Sonra 19. yüzyılın prematüre küreselleşmesine kapı açmaya çalışan liberalizme karşı bir eleştiri olarak milliyetçi, muhafazakâr ve devrimci görüşleri...
Son Yazılar:
Jean-Marc Veliscek: “Fransız sineması, bir film laboratuvarıdır.”
Seslerin Yerleştiği Konak: Edirne Müzik Müzesi
Kültürel Zeynalar ve Ninalar: Türkiye’deki Sinema ve Dizi Endüstrilerinde Teknik Alanda Yaratıcı Kadın Emeği
Cumartesi Anneleri ya da Masanın Altındaki Hayalet
Toprağın Altından Vitrine: Kazı Bilgisi Müzeye Ulaşabiliyor mu?
Ali Kazma’nın yeni kişisel sergisi “Oficios de la tinta [Mürekkep Zanaatları]”, Meksiko’daki Franz Mayer Müzesi’nde!
Genç Hitler‘in Viyana yılları
ÖTEKİ YEŞİLÇAM – UÇURUMDAKİ KADIN: TUHAF BİR ‘KENDİNE DÖNÜŞLÜ’ ZERRİN EGELİLER FİLMİ
Barnett Newman’ın Devrimi
Beat kuşağı ve Beatnikler hakkında 10 film
Osmanlı’da Bayramın Zarafeti: Bir Kartpostalın Anlattıkları
Göğün Altında (Şiir)
Bir Tiyatro Mirası: Antonin Artaud ve Bali Tiyatrosu
SENDEN YANA
BESBELLİ (ŞİİR)
Döngü (Şiir)
Leyla Qasim’a (Şiir)
Işıkla Yazan Yaprak: Işıkla Yazılan Fotoğraf
FİKRET MUALLA’NIN FİLMİNİ ÇEKMEK VE ANILAR…
Yazar: Hasan Aksakal
LORD BYRON’IN ROMANTİZMİNDE LİBİDO ve DESTRUDO
Shakespeare’den sonra, Dickens’la beraber muhtemelen en çok okunan İngiliz yazarı olan Lord Byron skandallarla ve kahramanlıklarla anılan sıradışı bir hayat yaşadı. Eğer 19. yüzyılda, 20. yüzyıldaki James Dean tipi bir “Hızlı yaşa, genç öl” felsefesi varsa, o kesinlikle Lord Byron’dan ilham almıştı. Byron 19. yüzyılın ilk çeyreğinin gerçek anlamda “rock star”ıydı. İnsanları şaşkınlığa uğratan sansasyonel...
ROMANTİZM NEDİR?
Yaklaşık iki yüz elli yıldır sorulan soru aynı: “Romantizm nedir?” Bu zor soruya birçok araştırmacı, “Romantikler kimdir?” sorusu üzerinden bir cevap geliştirmeye çabalamış; ve 1760’lardan günümüze uzanan tarihsel seyirde, İngiltere’de Byron, Wordsworth, Blake; Fransa’da Hugo, Lamartine, Nerval; Almanya’da Goethe, Novalis, Schlegel Kardeşler, Rusya’da Puşkin, Polonya’da Mickiewicz, Macaristan’da Petöfi, Amerika’da Emerson, Yunanistan’da Solomos, Türkiye’de Nâmık Kemal...


