“Eleştirinin görevi, yapıtın bir yorumunu vermek değil, onun sessizliklerini konuşturmaktır.” Terry Eagleton Romantizm, Aydınlanma Çağı’nın akla ve ilerlemeye tapmaya dek varan düşünce dünyasına bir eleştiri olarak doğdu. Sanayileşmenin ilk ve en sert eleştirisi olarak toplumsal bilince nakşoldu. Sonra 19. yüzyılın prematüre küreselleşmesine kapı açmaya çalışan liberalizme karşı bir eleştiri olarak milliyetçi, muhafazakâr ve devrimci görüşleri...
Son Yazılar:
OSMANLI ŞEHİR HAYATINDA RAKI ve MEYHANE KÜLTÜRÜ
Matbu dergi [artık] fuzuli bir iş mi?
İç Savaşın Estetiği, Barışın Ütopyası: Yücel Kayıran Şiirine Dair Beş Tez
Karacaoğlan Hâlâ Otobüse Bindirilmiyor
72. Sait Faik Abasıyanık Hikâye Armağanı’nda yılın öykü kitapları belli oldu
Arsız Beliriş
CAUSA SUI/ ÖZ DÖNGÜ: Kozmik zihnin sihirli görselleri
Reddiye Defteri: Akademinin Trafik Lambaları ve Yazarın İnadı
Özgür düşünceye engel olanlar!
BAUHAUS TASARIM VE MİMARLIK OKULUNUN KURUMSAL KİMLİĞİ VE DİNAMİKLERİ
Naif’in Listesi: Gerçekler, Doğrular, Varoluşlar…
ELVEDA ELİF, GÖRÜŞMEK ÜZERE
Ebru Yolver: ÜÇ / KONSEPT
İnsan Haklarının Ontolojik ve Politik Sınırları: Doğal Hukuk ile Egemenlik Arasındaki Paradoks
ÜÇ FİDANIN GÖLGESİNDE: BİR MAYIS SABAHINA DOĞRU
Yonca Karakaş’ın Yeni Sergisi G-Art Galeri’de: “Back Contamination / Dönüş Kontaminasyonu”
ÖTEKİ YEŞİLÇAM: “BANA FİLMLERDEKİ HAYALİN YETER”- KENDİNE DÖNÜŞLÜ BİR ZERRİN EGELİLER FİLMİ
Ayşegül Dalokay Fotoğrafları: Yavaşlığa Övgü
Çizginin İzinde: Erkin Keskin Gravür & Exlibris Sergisi
Yazar: Hasan Aksakal
LORD BYRON’IN ROMANTİZMİNDE LİBİDO ve DESTRUDO
Shakespeare’den sonra, Dickens’la beraber muhtemelen en çok okunan İngiliz yazarı olan Lord Byron skandallarla ve kahramanlıklarla anılan sıradışı bir hayat yaşadı. Eğer 19. yüzyılda, 20. yüzyıldaki James Dean tipi bir “Hızlı yaşa, genç öl” felsefesi varsa, o kesinlikle Lord Byron’dan ilham almıştı. Byron 19. yüzyılın ilk çeyreğinin gerçek anlamda “rock star”ıydı. İnsanları şaşkınlığa uğratan sansasyonel...
ROMANTİZM NEDİR?
Yaklaşık iki yüz elli yıldır sorulan soru aynı: “Romantizm nedir?” Bu zor soruya birçok araştırmacı, “Romantikler kimdir?” sorusu üzerinden bir cevap geliştirmeye çabalamış; ve 1760’lardan günümüze uzanan tarihsel seyirde, İngiltere’de Byron, Wordsworth, Blake; Fransa’da Hugo, Lamartine, Nerval; Almanya’da Goethe, Novalis, Schlegel Kardeşler, Rusya’da Puşkin, Polonya’da Mickiewicz, Macaristan’da Petöfi, Amerika’da Emerson, Yunanistan’da Solomos, Türkiye’de Nâmık Kemal...


