“Eleştirinin görevi, yapıtın bir yorumunu vermek değil, onun sessizliklerini konuşturmaktır.” Terry Eagleton Romantizm, Aydınlanma Çağı’nın akla ve ilerlemeye tapmaya dek varan düşünce dünyasına bir eleştiri olarak doğdu. Sanayileşmenin ilk ve en sert eleştirisi olarak toplumsal bilince nakşoldu. Sonra 19. yüzyılın prematüre küreselleşmesine kapı açmaya çalışan liberalizme karşı bir eleştiri olarak milliyetçi, muhafazakâr ve devrimci görüşleri...
Son Yazılar:
Kaygı: Anımsamak, Direnmektir
Kültürel Miras Kimin? Devletin, Kentin, Yoksa Hepimizin mi?
Hasan Sarıtaş Gallery: Are You Content?
Kesişen Gerçeklerin Biçimi: Sait Mingü’de “İnsan Doğası”
Tevfik Talha Okan: Mekanın Gerilimleri
Kapitalizmin Kökleri Köleliğe Dayanır
Post-Formal Düşünce Üzerine
Peride Celal: Kurtlar ve Komünistler
Bir Zaman Haritası
Gerçeğin Gölgesinde İdea’nın Karanlık Metafiziği
Cevat Çapan’dan Hatırlayışlar: Sürgünler Ayrılıklar
Salyangoz Haiku dergisi, ikinci sayısıyla okurla buluştu.
Hikâyede Kalmasın
Barış Yıldırım’ın üçüncü şiir kitabı Rüzgâr Dindiğinde: Seyrüsefer Günlükleri çıktı
Strain: Faşizmin Gen Havuzundaki Sevgi Ve Nefret
Medeniyetin Sonunda Odysseus
PETER PAN: KABUSLAR ÜLKESİ – ÇOCUK EDEBİYATI KLASİĞİNİN KUİR KORKU FİLMİ UYARLAMASI
Odysseia, heyecan verici ve gerici bir ağıttır
Anadolu Keçelerini Dünyaya Tanıtan Sanatçı: Selçuk Gürışık
Yazar: Hasan Aksakal
LORD BYRON’IN ROMANTİZMİNDE LİBİDO ve DESTRUDO
Shakespeare’den sonra, Dickens’la beraber muhtemelen en çok okunan İngiliz yazarı olan Lord Byron skandallarla ve kahramanlıklarla anılan sıradışı bir hayat yaşadı. Eğer 19. yüzyılda, 20. yüzyıldaki James Dean tipi bir “Hızlı yaşa, genç öl” felsefesi varsa, o kesinlikle Lord Byron’dan ilham almıştı. Byron 19. yüzyılın ilk çeyreğinin gerçek anlamda “rock star”ıydı. İnsanları şaşkınlığa uğratan sansasyonel...
ROMANTİZM NEDİR?
Yaklaşık iki yüz elli yıldır sorulan soru aynı: “Romantizm nedir?” Bu zor soruya birçok araştırmacı, “Romantikler kimdir?” sorusu üzerinden bir cevap geliştirmeye çabalamış; ve 1760’lardan günümüze uzanan tarihsel seyirde, İngiltere’de Byron, Wordsworth, Blake; Fransa’da Hugo, Lamartine, Nerval; Almanya’da Goethe, Novalis, Schlegel Kardeşler, Rusya’da Puşkin, Polonya’da Mickiewicz, Macaristan’da Petöfi, Amerika’da Emerson, Yunanistan’da Solomos, Türkiye’de Nâmık Kemal...


