Ana Sayfa Esra Akbıyık

Yazar: Esra Akbıyık

Yazı
Sanatın Eşiğinde: Bakmak, Anlamak ve Söz Almak

Sanatın Eşiğinde: Bakmak, Anlamak ve Söz Almak

Bir sergi salonunda insanın kendisini en savunmasız hissettiği an, bir eseri anlamadığı an olmayabilir. Bazen asıl huzursuzluk, herkesin anladığını varsaydığı bir şey karşısında sessiz kalmaktır. Bir resmin önünde durur, açıklama metnini okur, sonra yeniden resme bakarız. Sözcükler çoğaldıkça görüntü uzaklaşır. İçimizden geçen ilk düşünceyi söylemekten çekiniriz; fazla basit, fazla kişisel, belki de yanlış bulunacaktır. Böylece...

Yazı
Kültürel Miras Kimin? Devletin, Kentin, Yoksa Hepimizin mi?

Kültürel Miras Kimin? Devletin, Kentin, Yoksa Hepimizin mi?

Kültürel miras, yalnızca geçmişten kalan taşların değil; o taşlara anlam veren toplumsal hafızanın da adıdır. Bu nedenle asıl soru, mirasın kime ait olduğundan çok, onun adına kimin karar verdiği ve sorumluluğu kimin üstlendiğidir. Sahiplikten koruyuculuğa Bir arkeolojik alanın tapusu devlete, bir sivil mimarlık örneği özel kişiye, tarihî bir meydanın idaresi belediyeye ait olabilir. Ne var...

Yazı
Yerden Göğe Bir Vizyon: Türk Arkeolojisinin Doğuşu ve Epistemolojik Dönüşümü

Yerden Göğe Bir Vizyon: Türk Arkeolojisinin Doğuşu ve Epistemolojik Dönüşümü

Cumhuriyet’in ilk yıllarında arkeoloji, yalnızca toprağın altındaki eserleri gün yüzüne çıkaran bir bilim dalı değil; yeni devletin tarih, kimlik ve kültürel egemenlik anlayışını yeniden kurduğu güçlü bir düşünce alanıydı. Bir ulusun egemenlik iddiası, yalnızca sınırlarının askerî ve siyasi araçlarla korunmasına değil, üzerinde yaşadığı coğrafyanın tarihsel hafızasını araştırmasına, korumasına ve anlamlandırmasına da dayanır. XX. yüzyılın başında...

Yazı
Geçmiş Kimin?  Arkeoloji, Siyaset ve Kültürel Mirasın Sahipliği

Geçmiş Kimin? Arkeoloji, Siyaset ve Kültürel Mirasın Sahipliği

Toprağın altından çıkan her buluntu, yalnızca geçmişe değil; bugünün kimlik, mülkiyet ve temsil tartışmalarına da ışık tutar. Geçmiş, yalnızca tarihin sessiz sayfalarında duran donmuş bir zaman parçası değildir. Aksine, bugünün kimlik mücadelelerinde, siyasal söylemlerinde ve kültürel aidiyet tartışmalarında sürekli yeniden kurulan canlı bir alandır. Arkeoloji de bu alanın en güçlü araçlarından biridir. Toprağın altından çıkarılan...

Yazı
Toprağın Altından Vitrine: Kazı Bilgisi Müzeye Ulaşabiliyor mu?

Toprağın Altından Vitrine: Kazı Bilgisi Müzeye Ulaşabiliyor mu?

Arkeolojik kazılar, yalnızca toprağın altından çıkarılan nesnelerin envantere kazandırıldığı teknik faaliyetler değildir; geçmiş toplumların üretim ilişkilerini, inanç sistemlerini, beslenme alışkanlıklarını, mekân örgütlenmesini ve gündelik hayat pratiklerini yeniden kurmaya imkân veren çok katmanlı bilgi alanlarıdır. Bu nedenle bir seramik parçası, mezar hediyesi, yazıt ya da mimari kalıntı, tek başına estetik bir obje olarak değil, ait olduğu...