Bir sergi salonunda insanın kendisini en savunmasız hissettiği an, bir eseri anlamadığı an olmayabilir. Bazen asıl huzursuzluk, herkesin anladığını varsaydığı bir şey karşısında sessiz kalmaktır. Bir resmin önünde durur, açıklama metnini okur, sonra yeniden resme bakarız. Sözcükler çoğaldıkça görüntü uzaklaşır. İçimizden geçen ilk düşünceyi söylemekten çekiniriz; fazla basit, fazla kişisel, belki de yanlış bulunacaktır. Böylece...
Son Yazılar:
Hukuksal Emperyalizm: Geç Emperyalizmde Uluslararası Hukuk ve Bağımlılık
Yapay Zekânız Pek Güzelmiş de Mülkiyeti Kimde?
CEP TELEFONLARI SANATI NASIL DÖNÜŞTÜRDÜ?
THOMAS BALKENHOL: “BİR FİLMİN KURGUSUNU YAPACAK KİŞİ, SENARYOYA BAKAN İKİNCİ KİŞİ OLMALI.”
KİTSCH, İRONİ VE POSTMODERNİZM: JEFF KOONS
ŽİŽEK’İN YAMUK BAKIŞI VE HAKİKATİN KARANLIK YÜZÜ
Anne Carson ile Şiir Üzerine
Yedi Deli Tek Zihin
Hiperpolitikadan Sonra Ne Geliyor?
Lambanın İçindeki Karanlık (Öykü)
Sanat Endüstrisinin İklime Etkisi Üzerine Düşünceler
HALİS DOKGÖZ’DEN “TEMASTAKİ İZ AYRINTIDAKİ ŞEYTAN” RAFLARDA
Gülüşümdeki Hançer İpekte Sınanmıştır
Türk Görsel Sanat Eleştirisinde Retorik Estetik ve Gözün Tasfiyesi
Lucky Luke 80 yaşında
LÉVİNAS’IN ÖLÜM, ZAMAN VE ÖTEKİ İLE HESAPLAŞMASI
En Zararlı Varlık İnsana Karşı Benim Yoldaşım Yapay Zeka
BEYOĞLU’NDA 97 ETKİNLİKLE “MUAMMER KARACA TİYATRO BAYRAMI” BAŞLIYOR!
Algoritmik Kapitalizm: Savaş, Kaos ve Düğümler
Yazar: Esra Akbıyık
Kültürel Miras Kimin? Devletin, Kentin, Yoksa Hepimizin mi?
Kültürel miras, yalnızca geçmişten kalan taşların değil; o taşlara anlam veren toplumsal hafızanın da adıdır. Bu nedenle asıl soru, mirasın kime ait olduğundan çok, onun adına kimin karar verdiği ve sorumluluğu kimin üstlendiğidir. Sahiplikten koruyuculuğa Bir arkeolojik alanın tapusu devlete, bir sivil mimarlık örneği özel kişiye, tarihî bir meydanın idaresi belediyeye ait olabilir. Ne var...
Yerden Göğe Bir Vizyon: Türk Arkeolojisinin Doğuşu ve Epistemolojik Dönüşümü
Cumhuriyet’in ilk yıllarında arkeoloji, yalnızca toprağın altındaki eserleri gün yüzüne çıkaran bir bilim dalı değil; yeni devletin tarih, kimlik ve kültürel egemenlik anlayışını yeniden kurduğu güçlü bir düşünce alanıydı. Bir ulusun egemenlik iddiası, yalnızca sınırlarının askerî ve siyasi araçlarla korunmasına değil, üzerinde yaşadığı coğrafyanın tarihsel hafızasını araştırmasına, korumasına ve anlamlandırmasına da dayanır. XX. yüzyılın başında...
Geçmiş Kimin? Arkeoloji, Siyaset ve Kültürel Mirasın Sahipliği
Toprağın altından çıkan her buluntu, yalnızca geçmişe değil; bugünün kimlik, mülkiyet ve temsil tartışmalarına da ışık tutar. Geçmiş, yalnızca tarihin sessiz sayfalarında duran donmuş bir zaman parçası değildir. Aksine, bugünün kimlik mücadelelerinde, siyasal söylemlerinde ve kültürel aidiyet tartışmalarında sürekli yeniden kurulan canlı bir alandır. Arkeoloji de bu alanın en güçlü araçlarından biridir. Toprağın altından çıkarılan...
Toprağın Altından Vitrine: Kazı Bilgisi Müzeye Ulaşabiliyor mu?
Arkeolojik kazılar, yalnızca toprağın altından çıkarılan nesnelerin envantere kazandırıldığı teknik faaliyetler değildir; geçmiş toplumların üretim ilişkilerini, inanç sistemlerini, beslenme alışkanlıklarını, mekân örgütlenmesini ve gündelik hayat pratiklerini yeniden kurmaya imkân veren çok katmanlı bilgi alanlarıdır. Bu nedenle bir seramik parçası, mezar hediyesi, yazıt ya da mimari kalıntı, tek başına estetik bir obje olarak değil, ait olduğu...




