baktım ki görmemişim her yöne çok yol koydum yollarda düşle doydum ömür geçti böylece tümü bir gün bir gece gördüm ki bakmamışım her can başka canla can gülümsedim o son an: ne görmüş ne bakmışım düşe düşmüş, akmışım Desen: Ekin Urcan
Son Yazılar:
JOHN PERKINS VE ROGER CROWLEY YENİ KİTAPLARIYLA TÜRKİYE’YE GELİYOR
EDWARD SAİD’İN “ENTELEKTÜEL” FİGÜRÜ ÜZERİNDEN ÇAĞIMIZIN VİCDAN KRİZİ
Kıkırdama (Öykü)
1. FETHİYE-ÜZÜMLÜ SANAT VE EDEBİYAT FESTİVALİ
NON-CONTEMPORARY
Hüseyin Gökdeniz Özertaş’ın Zaman Koleksiyoneri Üzerine Bir Polemik!
BİR SOPRANONUN ÖZEL DÜNYASI
Roman Sahnede Bilim Işıkçı: Bilişsel Edebiyat Eleştirisi Ne Yapar, Ne Yapmaz?
Kıraathaneler, kültür ve aydınlar
Neden resme bakarız?
Plastik Dil, Estetik Donuklaşma ve Yaratıcılıksız Sanatçılık Üzerine
Anarşinin Maskeleri: Percy Shelley’den Triangle Fabrikası Yangınına Radikal Bir Şiir’in Tarihi
ŞEHRİ FOTOĞRAFLA BULUŞTURAN 212 PHOTOGRAPHY ISTANBUL 26 EYLÜL’DE BAŞLIYOR!
Cevat Çapan’ın Anılarında Özer Kabaş ve Zamanları
Levent Karataş’ın Melez Peri Kitabı Üzerine Bir Poetika ve Direniş Okuması
Haftanın Kitap Seçkisi
Sanat Eleştirisinde Üretken Yapay Zekâ Kullanımı
Görünür Olanın Ötesinde: İran Resim Geleneğinden Güneş Mehrnoosh Goodarzi’nin Ruhsal Evrenine
Fırtına Dindi: Kadir İnanır
Kategori: Litera
PERCY BYSSHE SHELLEY: ROMANTİZMİN MUTSUZ BİLİNCİ
Percy Bysshe Shelley otuzuncu yaş gününe birkaç gün kala, 8 Temmuz 1822’de, Akdeniz’de boğularak öldü. Lord Byron’dan gelen maddi jestle aldığı ve Don Juan adını verdiği tekne İtalya’nın La Spezia kasabası açıklarında alabora olmuştu! Yıllar önce intiharına sebep olduğu ilk eşi gibi, o da boğularak ölmüştü… Shelley’nin birkaç gün sonra karaya vuran cesedi tanınmaz haldeydi....
Suat Derviş: Bu Roman Olan Şeylerin Romanıdır.
İstanbul’da bir iplik fabrikası, 13 yaşından beri işçilik yapmakta olan Nazlı, Çopur Emine, Çakır Adviye, Namık ve diğer işçiler… Suat Derviş toplumsal gerçekçi romanlarının üçüncüsünde bu kez İstanbul’da bir grup emekçinin üzerinden baskı, sömürü ve patriyarka gibi meseleleri tartışıyor. Romanın baş karakteri Nazlı, yaşıtı pek çok genç kadın gibi güzel kıyafetler giyinmek, gençliğini yaşamak,...
Hangimiz Yemedik O Tokadı?
Oysa çoğu zaman şeytanın da melek olduğunu unuturuz. Melek uçuşan kanatlarıyla hep iyidir sanki. Yunan mitolojisinden Semavi dinlere kanatlarıyla insan ve tannrı arasında bir yerde dururlar onlar. Yunan-Roma’da bir “muse” olarak kadındır melek. Ya da okuyla insanları sevdaya gark eden Eros gibi çocuk. Semavi dinler onları görev peşindeki erkeklere çevirir. İşte tokat bir tarafıyla o...
DAUPHINE MEYDANI: “‘YA ÖLÜLER, ÖLÜLER!’”
[Bu yazı Margaret Cohen’ın Dindışı Aydınlanma: Walter Benjamin ve Gerçeküstücücü Devrimin Paris’i isimli kitabından alıntılanmıştır.] Türkçeleştiren: Suat Kemal Angı *** Nadja’nın giriş bölümüne rehber kitaplar eşliğinde göz atmak, Breton’un tekinsiz duyumlarını, geçmişin isyancı eylemlerine katılmış hayaletlerin bir araya toplandığı, bohemlerin hem geçmişte hem şimdide sık sık gittiği yerlerde tecrübe ettiğini gösterir. Ayrıca, Breton’un anlatıcısı, yaşadığı...
Zaman öğretilen bir şey mi?
Dilimlediğimiz anlar bütününde öğrenilen bir şey mi? Geçmiş bizden sonrası, biz gelecekten önce. Nitekim hepsi anne karnından düştükten sonra. Peki ya geçmiş ve gelecek yoksa, şimdiye mahkum bir trende sadece yol alıyorsak. Sırf oyun oynama sevdasıyla yarattığımız onca hikayede daima koşarken, belki de durduğumuz anlarda kavradıklarımızdır zaman. Kim olma arayışı içinde bilinmeyenlerin bize öğretme potansiyelinin...
Muhsin Ertuğrul Olayı
Türk tiyatrosunun en büyük adı olan Muhsin Ertuğrul, kimi yakınları ve dostlarınca mezarı başında anıldı. Türk tiyatrosunun ilk kadın sanatçıları arasında adı saygıyla anılması gereken Neyyire Neyir‘in (Münire Eyüb) 13 şubat 1943’te ölümünde yaptırılan Ertuğrul’lar aile kabrinin yarısı, tam 36 yıl bekledi, Türk tiyatrosunun en büyük adı Muhsin Ertuğrul’u bağrına basmak için. Harbiye Şehir Tiyatrosu...
KIYMET HAVUZUNDA BİR KÎN ŞAİRİ
Yahut Aslan Cim Bom Kaptanını Niçin Unuttu? Biz karabıyıklı Türklerin yaşam felsefeleri her ne kadar at, avrat ve silah üzerine kurulu ise de top’un (tepük) bu bermuda üçgeninden geri kalır ya da eksik bir yanı imlediği söylenemez. Belki de bu yüzden sarı kırmızılarla yatılıp siyah beyazlarla kalkıldığı, ölmenin var dönmenin yok olduğu bugünkü fanatizmin...
LYDIA LUNCH: QUEEN LYDIA
“İFFETİNİ BIRAK AYAKLAN İFFETİNİ BIRAK AYAKLAN Haz tek gerçek isyandır Tek gerçek isyan hazdır” 70’lerin Punk’ından geçerek günümüze sıradışı birçok şeyin kraliçesi olarak gelen, Sonic Youth ve Nick Cave’le çalışan, kitaplar yazan, sanatla uğraşan, bilenin çok sevdiği bilmeyenin de seveceği No Wave efsanesi olan bir isim Lydia Lunch. 59 doğumlu olan Lunch, New York...
Osman Çakmakçı: ‘Oğul’ Üzerine Tersinden Okumalar
OKU-YORUM …Nasıl koruyacağım seni ben kendimden Dünyaya budak olarak gelen kendimden?.. O. Çakmakçı Lila renkli bir kapakla geldi ‘Oğul’. Kapağında, kendi içinde dalgalanan dairesel bir desenle. Mahçup, ilk kitabındaki naif tedirginliğin sarsıntısıyla, usulca. Henüz raf tozuna bulaşmamış, mürekkep kokusu taze, baskı makinesinin aksamlarındaki yağ kokusu henüz kaybolmamış. ‘Köryazı’dan sonra yayınlanan toplu şiirleri saymazsak, on dört...









