Bir karınca sürüsü bekler Payına düşerse diye umutlar Yavaş yavaş Bir ölünün vedası gibi dünyaya Son kelimeler damlar Kaleminden mürekkebin Kınında saklanmış Hatırı kalmayan anılar Doruğa yükselir Yamaçlarından geçer yarının Bir yetişme telaşıdır Güneşin Kimliğini hatırlamaya çalışması gibi Kaç dua bağışlatır Günahlarını tanrıların Ceza kesilmişse bir ırmağa Derin diye Yağmayı bırakmışsa Yağmuru ormanların Ölen buğdayın...
Son Yazılar:
Hasan Sarıtaş Gallery’de Yeni Sergi: Harun Acı-Bakmak & Görmek
AGORA (ŞİİR)
HALFETİ’DE BİR SERGİ: KOKUYU TAŞIMAK
VANESSA REDGRAVE: “ÇOK DAHA İYİ OLACAK!”
Zafer Malkoç Solo Sergisi Artweeks Istanbul’da
Sosyolojik Bir Okuma Bağlamında Kişi İsimleri
Sessizlik (Şiir)
Sivil İtaatsizlik Bilinci Üzerine
Temür Köran’dan Sezgiler ve İzler Sergisi
Edebiyat Tarihinin Bilinmeyen Sayfası: Baudelaire’in Hugo Nefreti
VEYAHUT YİNE DE (ŞİİR)
Sanatçı Olmanın Gündelik Yaşamdaki Hissiyatı Üzerine
Bağımsız bir sanatçı kolektifi olarak kurulan Istanbul Painters Club (IPC), ilk sergisiyle Paris’te
HAPİSE ATILAN İLK BELGESEL FİLMCİ: LEO SELTZER
ESTETİKTE HEGELCİ YAKLAŞIMLAR
Formları Ritme Çevirmek: Sabahat Çıkıntaş-Katmanlar
YÜZÜME ÇİZDİM TANRIYI (ŞİİR)
2. Commagene Land and River Art Bienali, 23 Ağustos 2025’te Adıyaman’da
Hepimizin Hikâyesi: Üç Kadın Bir İstanbul
Kategori: Litera
İdeolojik Bir Tekrarın Kurgusu: Tienanmen’de İsyan
Totaliter olduğu iddia edilen rejimler çöktükten sonra emperyalizmin globalleşme saldırıları karşısında insan, özgürlük yanılsamasına kapılarak daha fazla sömürülüp yalnızlaştırılmıştır. 1972 doğumlu Çinli yazar ve ressam Shan Sa’nın Tiennanmen’de İsyan adlı romanı 2001’de Goncourt İlk Roman Ödülü’ne değer görülür. Sinem Yenel tarafından Türkçeye çevrilip Can Yayınları’nın yayımladığı 120 sayfalık Tienanmen’de İsyan romanı 1989’da Pekin’in Tienanmen Meydan’ında...
BENTO’NUN TUHAF HUYLARI
Daha değil, vakti gelince bileceğim yazmam gerekeni. –Bento Şiirsel bir dile sahip olan Bento’nun Tuhaf Huyları adlı roman, yaşama dair felsefi bir kavrayışın güçlü bir anlatısı. Burada konvansiyonel yaklaşımla bu anlatıya dair çözümleme yaparak metnin ne’liği üzerine konuşmak yerine, içerisinde sürüklendiğimi inkâr edemeyeceğim okuma maceramda nelerle karşılaştığımı kısaca paylaşmak ve Bento’nun iç ve dış dünyasının...
Kalecinin Penaltı Anındaki Endişesi Hakkında Kısa Bir Değerlendirme
2019 Nobel Edebiyat Ödülüne değer görülen Peter Handke’nin Ayrıntı Yayınları tarafından yayımlanan Kalecinin Penaltı Anındaki Endişesi kitabının ana karakter Bloch, bir barda bira söyler; bira gelmez ve Bloch gider. Sonra o gitme/yer değiştirme roman boyunca devam eder. Bloch her yerdedir: otelde, ormanda, okulda, yemekhanede… Ana karakter Bloch, bir kalecidir ve kalecilerin penaltı vuruşu esnasında yaşadıkları...
KIRIK BİR AŞK HİKÂYESİ GİBİ
-Selim İleri anısına- **** Sana hep yalan söyledim. Yani hep sevdim seni, dostluğunla ışık buldum, varlığınla, teninle sevdim seni. Bedensellik olmayan bir bedensellik vardı; bu çelişki değil, ruhu sevgide özgür bırakmaktı. Selim İleri’nin sevgiye o acılı bakışıyla bu sevgisiz toplumda şunu söylemek istedim: Her şeye rağmen bütün kötücül ilişkiler dünyasına direnip: “biz sevmiştik, sevebilmiştik. ”...
SEFİL DOSTUM (ŞİİR)
Söylediklerim değil Yazdıklarım gerçektir Sessiz durduğuma bakma Gözlerim bilinçaltının röntgenini çoktan çekmiştir Varlığından haberin olmayan Gizli geçitlerinden geçmişimdir Sanırım kahin olmak istiyorum Kendimi ne sanıyorsam Ciğerlerimiz Islak nefeslerimizle aynı şeyi söylüyor Hiçliğimi isler içinde kutlarken Sen ateşi yakamayan beceriksiz dostum Duman duman tüten sefilliğimizin nemisin Sen rutubeti var içimde sefil dostum Ondan tutuşamıyoruz İstesem de...
Elegant Blues ve Sait Faik’in Bir Öyküsü Üzerine
Senaryoya devam etmek fikri aklına şöyle bir geldiyse de vazgeçti. Yarın sınavı vardı. Ya devamsızlıktan kalırsa! Ne yapacaktı!? Kötüyü düşünmek istemedi. Bir şekilde geçerdi. Gece saat dört olmuş, o hala uyumamıştı. Uyuyacağım deyip yatağına uzanmış, telefondan bir şeylere bakmış ama uyumamıştı. Kahve yapmak için aşağıya indiği zaman, “ooo fener sönmemiş daha” dedi. “Feneri üçümüz söndürmeliydik!”....
HAVUZ PROBLEMLERİ (ŞİİR)
Yetimhanelerin mütevazi hayalleri için Gökyüzünden biraz yıldız çalacağım Tanrılığa değil Deliliğe soyunacağım Deliliği övecek Ve tanrılara küfredeceğim Depresyon hırkamı sırtımdan çıkaracak Ve çırılçıplak kalacağım. Gözüm kanlı Kanım ilaçlı İnanç Süt kesmiş ağzımda kurak bir arazi Günahlarım tuzlu bir içki Midem doğmayacak çocuklarımın mezarlığı Peşimden nereye gidiyorsun diye bağıracak kimse yokken Kimsesizler mezarlığına gömün beni Doğmamış...
YIL DÖNÜMÜ (ÖYKÜ)
Zamanın içinde kısa bir sessizlik olsa da, o an Emine’nin zihninde yıllar geçiyor, yüzlerce kelime kasırga gibi uçuşuyor başını döndürüyordu. İstanbul, bardaktan boşalırcasına yağan yağmurla başlamıştı güne. Doğa ana, ayrım yapmaksızın, şehrin bütün semtlerini yıkamıştı. Kenar mahalle kadınları bugün, daha bir şevkle, dip bucak temizlik yapacaklardı temizliğe gittikleri evlerde. İstanbul’ da bahar temizliği zamanıydı. Emine...
Anakronik Bir Darbe Teşebbüsü (Şiir)
seninle biz bu dünyada sırt sırta verebilirdik gibi anakronik bir darbe girişimiyle tarihi alt edebilseydim bugünkü bilinç, o günkü heyecan , zamansız mekanlar vejetaryenliğin sorun olmasın için bu barbarlık çağında marine ederdim zamanı sebze sularıyla birkaç bin yıl kadar geçmişe sövüş, geleceğe dönüş, an’a müdahale evrimci anlatıların propagandası ikinci bir emre kadar yasak hava güneşli,...