Melih ile bir gün dışarı çıktık ve evime dönüp akvaryuma led ışığı takacaktık. Melih dedi ki “Yamaç yokuştan çıkmayalım, düz yoldan gidelim”, ben de “Oğlum, öyle şey olur mu, kayboluruz” dedim. Tabi ki Melih’e uydum ve biz dolandıkça dolandık, evimin yolunu kaybettim. En sonunda evime ulaştık ama bildiğimiz yoldan beş dakikaya gidebilecekken yarım saat dolaştık.”
Son Yazılar:
Devrinin Adamı – Bir işbirlikçinin ‘nötr’ portresi
Köklerden Sahneye Bir Keman Virtüözü: Maristella Patuzzi ile Söyleşi
MEHMET GÜNYELİ’DEN YENİ SERGİ “KADER DENİZİ” ANKARA’DA
Post-İnsan Çağında Sanatın Otonomisi
Justine Dupaquer: Essaouira Bir Enerjidir
G-Art Yeni Sergi: Konuşan Eller
Savaş Karşıtı Bir “Destan”: Troya Blues
Fredric Jameson ve Raymond Chandler: Tavizsiz Diyalektik
Yapay Zeka ve Wall Street Endişesi
Yuvanın Resmi
Serdar Koçak’ın Dilinde Egemenlik, Aidiyet ve Özgürlüğün İmkânsız Anatomisi
Adolf Hitler ve basın özgürlüğü!
Gece İlahisi (Şiir)
Seyyah (Şiir)
Marx ve Joyce: Paralel Evrenler
Kefaret – Savaş denen melanet üzerine düşündürücü bir film
Göğün Altında (Şiir)
Üzgün Serinlik (Şiir)
Ankara ve İstanbul Resminin Plastik, Sosyolojik ve Ekonomik Diyalektiği
Ana Sayfa
Salih Y. Odabaşı
