İlk kez Epirus müziğini, Atina’da duyduğum anı hiç unutmam. Nota nota uzayan her ses, havada asılı kalıyor, yankılanıyor, sonra bir başka sesin kollarına düşüyordu. Bu müzik ağlamıyordu ama gözyaşlarını içinde taşıyordu; isyan etmiyordu ama boyun eğmiyordu da. Bulutların arasında kaybolmuş bir Epirus köyünde, hiç tanımadığım insanların arasında, kendimi bir anda binlerce yıllık bir hikâyenin içinde...
Son Yazılar:
Sır (Şiir)
AKLIN SUSTURULDUĞU SANAT: SÜRREALİZM
Anna Laudel İstanbul’da PPSD WEEKS İlk Edisyon
Güneş (Şiir)
ATLARIN GÜRÜLTÜSÜ (ŞİİR)
çanlar kimin için çalıyor (şiir)
BU (ŞİİR)
Dönüş Yolu (Şiir)
Bozlu Art Project: Can Göknil’in anlatımıyla gerçekleşecek “Evrende Vals” sergi turu
Devrim, Aşk ve Televizyon (Şiir)
Muamma (Şiir)
beni hiç dinlemediğini gördüm (şiir)
Kemikler ve Kökler (Şiir)
Karanlığın İçindeki Oyun: Tim Burton Dünyasında Masumiyet, Yanılsama ve Karşıtlıklar
SUZAN BATU: TANRIÇAYI GERİ ÇAĞIRMAK
Burundi’yi Hatırlamak (Şiir)
KARAGÜMRÜK (ŞİİR)
dis nobis eyâ hayati quid vidisti in via (şiir)
Ziyun & Wang Chao’nun Moving Park sergisi Secant Space’te
Ana Sayfa
Mertcan Fırat
Yazar: Mertcan Fırat
Gökmen Yener: “Düzyazı beni özgürleştirdi diyebilirim.”
Gökmen Yener’i Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’ndeki eğitim dönemlerimden beri tanırım. Onunla olan dostluğumuzun harcı edebiyattır. Zira bizi bir araya getiren çekim gücü edebiyata olan tutkumuz oldu. Ve bu tutkumuz vesilesiyle iki sayılık da olsa bir fanzin macerasına giriştik. Şimdiyse kendisi üçüncü kitabı olan ”İz Sürenler Vardiyası”nı çıkardı. Onula ilk kitabı olan ”Çoktan Ölmüş Gökmenler Cumhuriyeti”...

