Avangard terimi, 20. yüzyılın ortalarında estetik ve politik radikalliğin, kültürel bağımsızlığın, sosyal isyanların şekillenmeye başladığı dönemlerde gündeme gelmiştir. Batı toplumlarında kapitalist gelişmeler, kültürel faaliyetlerin ticari değer çöküntülerine uğraması, sanatı metalaştırmıştır. Avangard sanatçılar, oluşan bu değerlere karşı duyulan huzursuzluktan dolayı sanatsal kurumlardan uzaklaşma gereğini duymuşlardır. Bu ruhsal yabancılaşma ve kopukluk, avangardizmin çıkış noktası olarak gösterilmiştir. Sanat,...
Son Yazılar:
Doğum Sancısı (Şiir)
ARMAGEDDON: SONLA BAŞLANGICIN BULUŞMA NOKTASINDAKİ YIKIM
AŞK: KALPTEN BEYNE, PAZARDAN SANATA
Stela Vasileva’nın Construction Time Sergisi
boş ayna (şiir)
intro. outro. (şiir)
SEVİLEN KADIN, GÖRÜNMEYEN HAYAT: ADİLE NAŞİT’İ YENİDEN OKUMAK!
Sergi: “Kırmızı bir Kuştur Soluğun — Takvim İptal”
Türkiye’de Güzel Sanat Eseri Sahipleri ve GESAM
Koray Feyiz ile Günümüz Şiiri ve Sorunları Üzerine Bir Söyleşi
Sakal
JOHN BERGER’İN GÖZÜNDEN: ŞİİRDE SESSİZ İMGELER
Hasan Sarıtaş Gallery’den Mümin Candaş-Sessiz Döngü sergisi
ELEKTRONİK MÜZİĞİN NERESİNDEN?
Düşünme Üzerine Düşünme – Metacognition Mercek Altında
Nuremberg: Hesaplaşmanın Sıradanlığı
Suskunluk (Öykü)
Hannah Arendt ve Avrupalı-olmayan Halklar Üzerine Trabzansız Düşünmek
Fizikte Yeni Ufukların Peşindeki Dahi: Sabrina Gonzalez Pasterski
Yazar: Işıl Savaşer
19. YÜZYIL FRANSIZ SANATINDA GERÇEKÇİLİK VE GUSTAV COURBET
1848 Devrimlerinin belirtileri, Sicilya’daki ayaklanmalarla başlamış, ancak devrimin Avrupa’daki tetiklenmesi ise Paris’te olmuştur. Devrimden kısa bir süre sonra çalışanlara verilen haklar geri alınmış, işsizler lehine olan kamusal düzenlemeler de yürürlükten kaldırılmıştır. 1848 Devrimleri sanayileşme, sınıf çatışmaları ve burjuva ideolojilerinin güçlenmesi ile şekillenmiştir. Bu dönemde sanatta egemen olan akademik resim, mitolojik, tarihsel ve idealize edilmiş konular,...
ŞEFFAFLIK VE MALZEMENİN DANSI: NAUM GABO’NUN KONSTRÜKTİVİST DÜNYASI
Modern iletişimin hızının yanı sıra I.Dünya Savaşı’ndan önceki yıllarda Avrupa’da yeni ve tamamen farklı bir sanat anlayışının kendiliğinden ortaya çıkmış olması önem kazanmıştır. Almanya, Fransa, Rusya, Hollanda, İtalya, İspanya ve hatta İngiltere’de Kübizm, Neoplastisizm, Süprematizm, Fütürizm, Vortisizm gibi çeşitli terimlerle adlandırılan bu hareketler, temel tavırlarında fikir birliğinde olan, sanatta gerçekliği (natüralizmi) tamamen reddeden ve saf...
POLİTİKLEŞMİŞ TARİHSELLİK: FÜTÜRİZM
Filippo Tommaso Marinetti’nin (1876-1944) önderliğinde şekillenen Fütürizm akımı, 1909 yılında ilk manifestosunu yayınlamıştır. I. Dünya Savaşı’nın Fütürizm sanat hareketi üzerinde belirgin bir etkisi olmuştur. Savaş sonrasında Marinette’nin, Mussolini ile tanışmasıyla, Fütürizm, siyasi bir düşüncenin sanatsal ifadesi haline gelmiştir. Fütürizm, ulusal birliğini geç yakalamış olan Avrupa ülkelerinden İtalya’nın, gecikmiş endüstri sürecini hızlı yaşamak zorunda olması ve...
THEODOR WİESENGRUND ADORNO: AYDINLANMA VE KÜLTÜR ENDÜSTRİSİ
Estetik Modernizm, sanatın romantik devrimle başlayan özetleşme sürecinin bir sonucu olarak kabul edilmektedir. Sanatın özerkleşme sürecindeki en kesin araştırmaları yapan düşünür, Baudelaire dir. Baudelaire, burjuvazinin kurduğu rejime özgü tüm kavramlara, kamuya, topluma, ulusal uygarlığa, bilime ve kurumsallaşmış sanata karşıdır. Adorno, Baudelaire‘nin tezlerini inceleyerek, sanatın ancak özerklik sayesinde siyasal ve toplumsal bir öz kazandığını ifade etmiştir....
PRİMİTİVİZM VE DIŞAVURUMCULUK
yüzyıldan itibaren gözlemlenen bilim ve teknolojik ilerlemeler, sosyal ve kültürel koşulları etkilediği gibi, yenilik karşısında hissedilen yabancılaşma duygusunu da beraberinde getirmiştir. Modernizmin konseptlerinden biri olan yabancılaşma, genel olarak bireyin toplumsal çevreye ve değerlere olan ilgisini kaybetmesine, kendi iç dünyasına dönmesi anlamına gelmektedir. Karl Marx’a göre (1818 – 1883), yabancılaşma içerisinde hareket eden insan, genel...
SANAT VE TOPLUMSAL İLETİŞİM
Sanat ve estetik konuları öteden beri subjektif, yapısı bakımından oldukça akışkan kavramlar örgüsünü de beraberinde getirmektedir. İnsanın duygu ve düşüncelerini son derece özgün, değişik ve estetik üsluplar içerisinde anlatan sanat, kolaylıkla analiz edilemeyen, sınıflandırılması ve tanımı her zaman mümkün olmayan bir dizi kavramı da peşinden sürüklemektedir, Sanat olgularını inceleyen bilim alanlarının her biri bu olguya...
20. YÜZYIL MODERNİZMİNİN İFADE BİÇİMİ: SOYUT SANAT
Endüstri modern çağın çehresini biçimlendiren en önemli etken olmuştur. Endüstri toplumsal çevreyi, dolayısıyla insan yaşamını dünya görüşlerini ve politikalarını etkilemiştir. 19. yüzyılın ortalarına doğru büyük bir hızla el sanatlarından ve üretimlerinden endüstri üretimine geçiş ve kırsal hayattan kent hayatına ulaşma, toplumların huzursuzluğunu doğuran sosyal krizleri oluşturmuştur. Endüstrinin ard arda yapılmış olan bilimsel çalışmalar ile geliştiği...
MODERNİZMİN ÇÖKÜŞÜ: POSTMODERNİZM
İkinci Dünya Savaşı’nı izleyen yapılanma döneminde, modernizm New York ekolünde etkisini göstermiştir. 1950’li yıllarda modernizmin etkisi ile birlikte avangardın da herhangi bir mecraya bağlı olmadan yeniden canlandığı ve kavramsal sanatın köklerini temsil ettiği gözlemlenmiştir. Yeni ortaya çıkan avangard, 1950’li yılların ortalarında Marcel Duchamp’ı yeniden gündeme getirmiştir. Modernistlerin dayatmış oldukları modernizmin mantıklı, tutarlı bir ilerleme olduğu...
YENİDEN BAŞLAYAN AVANGARD: KAVRAMSAL SANAT
Kavramsal sanat en basit haliyle düşüncenin ya da kavramın somut nesneden daha önemli olduğu sanat pratiği şeklinde tanımlanmaktadır. Modern sanat tarihi, avangard ve modernizmi siyasal ve sosyal formasyonlarından arındırmıştır. Avangard sonunda modernizmin en aykırı, en yeni, en son ifadesi ve stili gibi alışılagelmiştir. Raymond Williams’a göre, egemenlik peşinde yeni kimlikler arayan bireyin en aykırı temsillerinden...









