Salgın ile birlikte iyice edilgenleştiğimiz şu günlerde sorulması gereken büyük sorular var. İnsan tek bir birey olarak iyiliği hayatı değiştirebilir mi? Parazit filmindeki kaderini ona hediye edilen ağır bir taş gibi yanında taşıyan oğul, sistem içinde kurtuluş için, aç kalmamak için bir çare arıyor. Annesi, babası ve kız kardeşi için mücadele ediyor. Yanlış bir hayat...
Son Yazılar:
Tansık (Şiir)
Doğum Sancısı (Şiir)
ARMAGEDDON: SONLA BAŞLANGICIN BULUŞMA NOKTASINDAKİ YIKIM
AŞK: KALPTEN BEYNE, PAZARDAN SANATA
Stela Vasileva’nın Construction Time Sergisi
boş ayna (şiir)
intro. outro. (şiir)
SEVİLEN KADIN, GÖRÜNMEYEN HAYAT: ADİLE NAŞİT’İ YENİDEN OKUMAK!
Sergi: “Kırmızı bir Kuştur Soluğun — Takvim İptal”
Türkiye’de Güzel Sanat Eseri Sahipleri ve GESAM
Koray Feyiz ile Günümüz Şiiri ve Sorunları Üzerine Bir Söyleşi
Sakal
JOHN BERGER’İN GÖZÜNDEN: ŞİİRDE SESSİZ İMGELER
Hasan Sarıtaş Gallery’den Mümin Candaş-Sessiz Döngü sergisi
ELEKTRONİK MÜZİĞİN NERESİNDEN?
Düşünme Üzerine Düşünme – Metacognition Mercek Altında
Nuremberg: Hesaplaşmanın Sıradanlığı
Suskunluk (Öykü)
Hannah Arendt ve Avrupalı-olmayan Halklar Üzerine Trabzansız Düşünmek
Yazar: Arzu Kaya
Kira Kontratı (Öykü)
Ne zaman ölmek istesem garip şeyler olur. Bir keresinde grip olmuştum mesela. Bir keresinde de öylesine bir üşengeçlik çökmüştü ki üstüme, kalkıp etki süresini bir saatli bomba gibi saniyesi saniyesine ayarladığım ve son veda notuma da ona göre not düştüğüm, kalbimi birkaç saniyede durdurmaya yetecek, mutfaktaki tezgâhın üstünde duran ZepHelik ilacını içmeye üşenmiştim. Bir keresinde...
ÜÇ KISA ÖYKÜ
BERDUŞLAR Eğik de dursa yamuk yumuk da olsa bu bizim hayatımız. Kir pas içinde de olsak, hastalıktan dökülüyor, kırılıyor olsak da gerçekleşmemiş hayallerle de yatıp kalksak, koca bir ömür bi kez bile yaz tatili yapamasak yaz sıcaklarında güneş çarpmalarından havaleler geçirsek de sıcaktan buharlaşıp yok olsak da… Kışın üşümemek için on kat giydiğimiz için hayatlarımızın...
Yazma Oyunu
Birinin bir hikâyesi varsa bir müddet sonra o sizi çekmeye başlar. Bir müddet sonra sezgileriniz bu yollu çalışır. O sese doğru yönelirsiniz. İçsel bir sesle biri, bir sokak tamircisine seslenir gibi, “hey yazar bizim şu şeye bakıver…” demiş gibi yazar, kendini bir şeyden içsel olarak sorumlu tuttuğunda, “neye bakıver?” sorusuyla iç dünyasında baş başa kalandır…...
DÜŞÜNCENİN COĞRAFYASI
Yazan biri olarak bende düşünme sistemi tamamen mekânla oluşuyor. Örneğin otururken düşündüğüm şeyler, yattığımda organlara dağılan bir tas suymuşçasına gidiverir. Ama yeniden kalkıp oturduğumda geri gelir. İçinden çıkamadığım herhangi bir konu 6. 7. Kata çıkıp aşağı bakınca ya da gökyüzüne bakınca çözülür; aşağıdayken fark etmediğimin ne olduğunu anlarım, rahatlarım. Kendime ve olaylara karşı gerçekçi bir...
Körlük Üzerine
Körlüğün nasıl bir şey olduğunu hayal etmeye çalışıyorum. Gözlerimi kapatıp körlük provası yapıyorum. İlk anda hissettiğim boşluk. Sanki zemin yok oluyor. Her yer kuyu. Öyle bir korku. Yönsüz kalmak. “Herkes” olması en yakındakilerin bile. Körlük ilk anda bir darlık, sıkışmışlık… Gözü kadar bir yere hapsolması insanın… Yüzersiniz, yüzersiniz, nerede derinleştiğini bilemezsiniz… Öyle bir ürkeklik ilk...
KAHKANIN TARİHİ
“O nasıl gülme öyle?” “O ne biçim kahkaha? Uzun süredir düşünüyorum. Kahkahada insanları rahatsız eden ne var diye? “Açık giyme, şöyle yapma böyle yapma, öyle gülme…” Bir tiyatro sahnesini yönetiyormuş gibi insanlara direktif verenler de kimler böyle? Onları rahatsız eden ne? Işığı sevenler insanı görünmez istiyor, ne tuhaf… Görünüyorum. İşte kahkaham burada. Bir yere saklamam...
SELMAN NACAR’IN TEREDDÜT ÇİZGİSİ ÜZERİNE
Tereddüt ve çizgi sözcüklerinin bir araya gelişindeki şiirsellik bütün filme yansımış gibi. Biri kararsızlık, belirsizlik, müphem (tereddüt) diğeri keskinlik, kararlılık (çizgi) içeren iki sözcük… Katı bir sistem içinde (neredeyse yaşamsız, katı kurallar; yasalardan nihai sona yani ölüme kadar) oradan oraya koşturan bir çıkış yolu arayan insanın, günümüz insanının parçalanmış hikâyesini, yaşam çabasını görüyoruz filmde. Karakteri...
- 1
- 2







