Salzburg düşle gerçek karışımı bir kent, görüntüsüyle siz günün her saatinde büyülüyor. Stefan Zweig Salzach kıyısında en verimli ve en mutlu yıllarını geçirmişti. Irmağa uzanan loş ve dar sokakların arnavutkaldırımı taşlarında ayak sesleri… Kürk mantolarına, lodenlerine bürünmüş insanlar lokantalara, tiyatrolara gidiyor. Mozart’ın, Zweig’ın, Bernhard’ın, Handke’nin kenti Salzburg’da akşam oluyor. Tarihi yapılar arasındaki daracık ortaçağ sokakları...
Son Yazılar:
Nihat Ziyalan Tümceleriyle Dünyayı Resimliyor
Nöbet: Toplumsal eleştirel taşlama içeren bir beden-korku filmi
Amazigh
Agamben’in Dil Devrimi Nesir mi, Şiir mi?
İyiden Harika Hissetmeye Uzanan Yol Üzerine
Sermayenin Zaferi, Demokrasinin Krizi
Niçin doğayla inatlaşmaya devam ediyoruz?
Yönetmen Olamadım, Hegel’i Oynatıyorum
Juan Carlos Onetti: Kasabanın Bağışıklığı
Tinto Brass, Salon Kitty ve ‘Nazi erotikası’
Bir kuşatmayı yarmak adına
Leyla Borovalı’nın İlk Solo Sergisi “İki Dirhem Bir Çekirdek” Offgrid Art Project’te
Cartagena’da Bir Akşam: Bellek, Emperyalizm ve Zaman
Sencer Gülün’ün Kişisel Sergisi Guga Contemporary’de!
Çağdaş Sanat: Sanatın Sonu mu, Değerin Yitirilmesi mi?
Yıldız Ersağdıç: Dekonstrüktif Bir Tasarım Sistematiğine Doğru
Deniz Gökduman’ın Resimlerinde Popüler Kültür İmgeleri
Bir Yangının İzleri Sanatın Tanıklığına Dönüşüyor
George Bataille’ın Edebiyat-Kötülük Anlayışı ve William Blake Şiiri
Ana Sayfa
Ahmet Arpad
