Türkiye’de Güzel Sanat Eseri Sahipleri ve GESAM

GESAM--Türkiye Güzel Sanat Eseri Sahipleri Meslek Birliği; ülkemizde 1986’da kurulan dört meslek birliğinde biri ve güzel sanatlar sahasında  ilk meslek birliğidir. 2026 yılı itibarı ile yaklaşık 40 hizmet yılını başarı ile geride bırakan GESAM, şu anda Türkiye’nin bu sahadaki tek resmî, yasal ve yetkili Meslek Birliğidir. GESAM, Türkiye’nin sanat ve kültür mirasını korumak, sanatçıların haklarını savunmak ve ulusal kültürel değerleri uluslararası platformlarda tanıtmak amacıyla kurulmuş bir meslek birliğidir. Sanat eserleriyle ilgili hak sahiplerinin mali ve manevi haklarını korumak, eserlerin izinsiz kullanımını engellemek, sanatın topluma olan katkılarını artırmak ve sanatçılara sürdürülebilir bir gelir modeli sunmak GESAM’ın temel hedeflerindendir. Kültürel etkinlikler kapsamında Ulusal ve uluslararası düzeyde sergiler, çalıştaylar ve farkındalık programları ile GESAM, sanat ve sanatçıya yönelik duyarlılığını  hep ön planda tutmuş ve bu günlere değin sorumluluklarını başarıyla yerine getirmiştir.

Türkiye’de güzel  sanat eseri üreticisi sanatçılarının eserleri üzerindeki telif  ve fikri mülkiyet hakları  5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) ile korunmaktadır. Gelişen ve değişen dünya düzeninde  teknolojilerdeki baş döndürücü yenilikler hak ihlalleri ve izinsiz kullanımlar noktasında sanatçıları ve dolayısıyla sanatçıların haklarını korumayı esas alan Gesam’ı zora sokmaktadır. Gesam bu alandaki mücadelesini tek başına sürdürmektedir.  Görsel sanat dünyasının sivil toplum örgütleri de  sorunu çözmek için Gesam’a katkı sağlamaktan uzak olup, UPSD gibi önemli bir sanatçı sivil toplum örgütü de Epiveron[1]  gibi gerçekçilikten uzak bir sistem kurduğu iddiasıyla ortaya çıkmış,  ama sistem çalışmamıştır.  BRHD ise şu an için bir sergi derneği haline gelmiştir. Üreten sanatçıların dernek faaliyetleri ile meslek birliğini yasal mevzuatlar ve sorumluluklar nezdinde birbirinden ayırması gerekmektedir.

Güzel Sanat Eseri Sahipleri yani sanatçıların çözüm bekleyen en büyük sorunu;  Sanatçıların Eserlerinin Yeniden Satışından  Pay Alamaması ve  Sanat Eserlerinin Tescili,Takibi ve Kayıt Altına Alınması ve Ayrıca Lisanslamadır.

Sanat Eserlerinin tescilinin yapılamaması  ve yeniden satıştan pay alınmamasının sonucunda; Sanatçının emeği ve hakkı gasp edilmekte ve aracılar kazanç sağlarken sanatçı bu kazançtan pay alamamaktadır. Uygulamalardaki bu eksikliklerle    Kültürel mirasın değeri azalmakta ve  Sanat eserlerinin gerçek değerine ulaşması engellenir hale gelinmektedir. Sürdürülebilir kültür endüstrisinde eserin sahibi bu zincirin dışında bırakılmaktadır. Bu projelerin gerçekleşmesi halinde yıllardır kırılamayan zincirler kırılacak, aşılamayan engeller aşılacak ve Türkiye’de  sanat ve sanatçının kültürel eko sistem içerisinde sahip olması gereken statüye kavuşması ve maddi manevi bakımdan da arzu edilen kazanımlara da  haiz olması  sağlanacaktır.

Sahibinin mülkiyetinden çıkan güzel sanat eserlerinin, üçüncü kişiler tarafından yapılan müteakip her satışından kaynaklanan değer artışından, eseri meydana getirene veya ölmüş ise mirasçılarına verilmesi gereken paya, eser sahibinin yeniden satıştan pay alma hakkı veya kısaca “takip ve pay hakkı” denir.[2]  GESAM;  5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 2936 sayılı kanunla değişik 42.maddesi ile Fikir ve Sanat Eseri Meslek Birlikleri ve Federasyonu hakkındaki tüzük hükümleri uyarınca kurulmuştur. Kırk yıldır faaliyette bulunan Gesam’ın Sanatçıların Eserlerinin Yeniden Satışından  Pay Alamaması ve  Sanat Eserlerinin Tescil ve Takibi sorunlarını çözememesinde en önemli etken yasal mevzuattaki boşluklar ve uygulamaya esas noksanlıklar  olarak gösterilse de  üyelerin demokratik çoğulcu ve örgütlü yapı içerisinde yasal haklarının farkında olmayarak meslek birliğini dernek statüsünde görmeleri ve yönetimlerin  bunu çözülemeyecek bir sorun kabul edip diğer olağan faaliyetlere yoğunlaşmış olması yatmaktadır. Bu arada dijital teknolojinin sağladığı bilgi toplama, değerlendirme ve uygulama hızı ortada iken risk alacak bir yönetim oluşmadığı için sorun bugüne kadar gelmiştir.

Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu m. 23 hükmü ile eser sahibine verilen yayma hakkı  onun münhasır hakkı olduğundan, eser sahibinin rızası olmaksızın eserin satış için  piyasaya sürülmesi mümkün olmadığı gibi, kiraya veya kamuya ödünç verilmesi de  mümkün değildir. Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu m. 23/II gereğince eserin satışa sunulması,  kiralanması veya ödünç verilmesi için her şeyden önce maddi bir ortamda sabitleşmiş  eserin aslı veya çoğaltılan nüshalarının mülkiyet veya zilyetliğinin üçüncü kişiye  devredilmesi gerekmektedir. Bu nedenle, bir fikir ve sanat eserinin sanal ortamda belirli  bir ücret karşılığında üçüncü kişilerin yararlanmasına sunulmasını satım veya kira  olarak değerlendirmek mümkün değildir. Bu şekildeki fiilleri eserin dolaylı temsili veya  eserin elektronik ortamda kamuya iletilmesi olarak kabul etmek gerekecektir. Bu  nedenle eserin, sahibinin izni olmaksızın elektronik ortamda, belli bir ücret karşılığında  olsun veya olmasın üçüncü kişilerin yararlanmalarına sunulması halinde, yayma hakkı  değil, eser sahibinin bir diğer hakkı olan eserin kamuya iletim hakkının ihlal  edildiğinden bahsetmek mümkün olacaktır.[3]

Bir sanatçının yıllar önce ortaya koyduğu sanat eseri o günün koşullarında bir şekilde sanatçı tarafından  satılıyor ve yıllar içinde o sanat eseri sanat önemli fiyata ulaştığında   sanatçısının bu fiyat artışından mevcut yasalar nezdinde payı olmasına rağmen  maddi kazanç sağlaması mümkün olmamaktadır.

27 Ekim 2025 Olağan Genel Kurul Toplantısında GESAM Yönetim Kurulu  Başkanı  Prof.Dr İsa ELİRİ  ile birlikte yeni yönetim kadroları seçilmiştir. Prof. Dr. İsa Eliri Uzun yıllardır bu mevzuat yasa ve yönetmeliklere haiz teşkilatın her kademesinde görev yapmış ve doktora tezi olarakta “ Güzel Sanat Eserlerinde Fikri Mülkiyet Hakları ve Uygulamaları” konusunu çalışmış ve bu alandaki tek kitabı yayın olarak çıkarmıştır. GESAM Yönetim Kurulu  Başkanı  Prof.Dr İsa ELİRİ  seçimden hemen sonra sanatçıların ve sektörde vuku bulan ve kronikleşmiş sorunların tespiti ve çözümü için Bakanlığın ilgili birimleriyle görüşmeler yapmış, komiteler, komisyonlar kurmuş, yazılım firmaları ve hukukçular ile toplantılar yapmış ve projeler oluşturmuştur.  Gesam yönetiminin  şu an için birinci önceliği değişen ve gelişen Dünya ekseninde sanatçıların haklarına sahip çıkmak bilinciyle  sanat eserlerinin  tescili, takibi kayıt altına alınması ve yeniden satışından pay alınmasına ve ayrıca lisanslama konularına acil öncelik olarak yoğunlaşmaktadır.   Gesam Yönetim Kurulu Başkanı Prof.Dr. İsa Eliri  yaptığımız görüşmede; her projenin ana hatları hakkında detaylı bilgi vermiş olup, her iki projenin kamu tarafında işlerlik  ve finasal yapılanma aşamasına geçilme sürecinde olmaları nedeniyle bu bilgilerin şimdilik sadece ana hatlarıyla yayınını talep etmiştir. GESAM Yönetim Kurulu  Başkanı  Prof.Dr İsa ELİRİ;  kısa bir süre sonra tüm sistemin blockchain tabanlı dijital yapı üzerine kurulmuş olacağını  ve Gesam’ın güncel teknolojik geişmeler ve yasal mevzuatlar çerçevesinde sanatçı haklarını koruyan yapıya dönüşeceğini ifade etmektedir. Gesam yönetimi kısa bir süre sonra yeni yapılanma ve projeler hakkında düzenleyecekleri toplantı ve yayınlarla kamuoyuna detaylı bilgiler verecek olup, şimdilik bu yazıyla konuyu sanat dünyasının görüş ve tartışmasına açmayı hedeflemekteyim.

Gesam’ın  bu projeleri   sanatçıların el emeği olan sanat eserlerinin kayıt altına (kayıt, tescil ve takip)  alınması, orijinal halinin korunması, takibi, gerçek değerinin verilmesi, satış ve sergi süreçlerinin takibini kapsamaktadır. Özel yazılımlar ve şifrelenmiş Bluetooth beacons etiketler kullanılarak eserlerin tescili, dijital kimliklendirme, sahiplik ve satış bilgilerinin takibi, dijital sergiler ve açık arttırmalar gibi çok yönlü uygulamalar hayata geçirilecektir. Gesam bu projelerle; Sanat eserlerinin kayıt altına alınması ve korunması, Sanat eserlerinin gerçek değerine ulaşmasını sağlanması, Sanatçıların eserlerinden kalıcı pay alabilmelerini temin etmesi, Ulusal ve uluslararası tescil ve takip sistemleri oluşturmayı, Sanat eserlerinin sahtecilikten korunması ve yasal kopyalama izinlerinin yönetilmesi, Dijital sergiler ve müzayedeler düzenleyerek sanatçıların eserlerini daha geniş bir kitleye ulaştırmayı, Tüm eserlerin dijital olarak izlenebilirliğini sağlamayı hedeflemekte ve Eserlerin yurt dışına çıkışı tanıtımı ve serbest dolaşımı ile alakalı da çalışmalar yürütülmektedir.

GESAM’ın kuruluş amacı olan sanat eserlerinin korunması, sanatçılara haklarının teslim edilmesi ve ulusal kültür mirasımızın gelecek nesillere aktarılması, Sanat Eserleri kayıt Tescil ve Takip Projesi ile birebir örtüşmektedir. Bu proje sayesinde, GESAM’ın hedeflerine yönelik önemli bir adım atılmış olacak ve hem ulusal hem de uluslararası alanda sanat eserlerinin korunması ve izlenebilirliği sağlanacaktır. GESAM, bu proje ile sadece sanatçıların haklarını korumakla kalmayıp, aynı zamanda ülkemizi uluslararası arenada otorite yapacak, sürdürülebilir kültür endüstrisi içerisinde ülkemizin kültürel mirasına uluslararası düzeyde farklı platformlara taşıyarak katkıda bulunacaktır.

SANAT ESERLERİ TESCİL VE TAKİP PROJESİ

Bu proje, sanatçıların el emeği olan sanat eserlerinin kayıt altına alınması, orijinal halinin korunması, takibi, gerçek değerinin verilmesi, satış ve sergi süreçlerinin takibini kapsamaktadır. Özel yazılımlar ve şifrelenmiş Bluetooth beacons etiketler kullanılarak eserlerin tescili, dijital kimliklendirme, sahiplik ve satış bilgilerinin takibi,  gibi çok yönlü uygulamaların hayata geçirilmesi planlanmaktadır.

 

Proje Kapsamı:

1.Sanat Eserlerinin Dijital Tescili: Bluetooth beacons etiketlerle sanat eserlerinin tescil edilmesi ve dijital kimliklendirme, Eserlerin yapılış yılı, sahiplik bilgileri ve satış geçmişlerinin kayıt altına alınması.

  1. Dijital Platformların Oluşturulması: Tescil ve takip sistemi için geliştirilecek uygulamalar: Web tabanlı platformlar ve mobil uygulamalar.

3.Eğitim Programları: Sanatçılara ve proje personeline dijital platformların kullanımı konusunda eğitimler, Dijital sergileme ve eser tescil işlemleriyle ilgili farkındalık oluşturulması.

  1. Sanat Eserlerinin Değerlendirilmesi ve Takibi: Gerçek zamanlı değerlendirme sistemleri: Eserlerin ulusal ve uluslararası müzayedeler ve sergilerde takibi.

5.Yasal Prosedürler: Sanat eserlerinin yurt dışına sergi veya satış mukabilinde çıkartılması noktasında yasal gümrük mevzuatında ve yasal kopyalama süreçlerinin yönetilmesi.

Projenin Gelir Kaynakları ve Sürdürülebilirlik

  1. Üye Aidatları: Proje sürecinde ve sonrasında GESAM’a üye olan sanatçılardan alınan aidatlar önemli bir gelir kaynağı olacaktır. GESAM’ın geniş üye ağı, projenin finansal sürdürülebilirliğini destekleyecektir.
  2. Dijital Kimliklendirme ve Tescil Ücreti: Sanat eserlerinin dijital olarak tescil edilmesi ve Bluetooth beacons etiketlerle kimliklendirilmesi hizmeti için belirli bir ücret talep edilecektir. Bu ücret, proje gelirlerini artırırken GESAM’ın finansal yapısına katkıda bulunacaktır.
  3. Lisanslamalarda GESAM Payı: Sanat eserlerinin kamuya arz ve teşhir edilmesi noktasında bütün platformlar ile gerçekleştirilecek lisanslama sözleşmelerinden alınacak paylar yasa ve yönetmelikler gereği havuzda toplanacak, toplana bu paylardan büyük bir kısmı yıl sonunda havuzdan sanatçı üyelerimize yeniden pay olarak dağıtılacak, yönergede belirtilen oranda bir pay, Gesam Meslek Birliği payı olarak ayrılacak böylelikle hem bundan sonra GESAM’ın projelerine hem de bu projenin devamına yönelik kaynak sağlayacaktır.

Sanat Eserleri Tescil ve Takip Projesi, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı desteği ile hayata geçirildiğinde, sanatçıların hakları korunacak, sanat eserlerinin sahtecilikten arındırılması ve değerinin korunması sağlanacaktır. Bu proje, Türkiye’nin sanat ve kültür mirasının uluslararası alanda daha etkin bir şekilde temsil edilmesine katkıda bulunacaktır. Bu proje GESAM’ın Türk sanatını ulusal ve uluslararası platformlarda tanıtma misyonunu güçlendirecek, sanatçıların haklarını koruma ve sanat eserlerini geleceğe taşıma hedeflerini de destekleyecektir. Bu yönüyle, proje hem GESAM’ın kuruluş amaçlarına hizmet edecek hem de sanat dünyasına kalıcı katkılar sağlayacaktır.

 

  1. PROJE : LİSANSLAMA VE ESERLERİN YENİDEN SATIŞINDAN PAY ALINMASI HUSUSUNDA SEKTÖR YETKİLİLERİ İLE YAPILACAK BİLİNÇLENDİRME VE FARKINDALIK TOPLANTILARI (telif haklarını güçlendirme):

Bu proje, sanat ekonomilerde eser sahiplerinin ekonomik haklarını korumak ve lisanslama sistemiyle ilgili farkındalığı artırmak amacıyla hayata geçirilmektedir. Sanatçılar, galeriler, fuarlar, sanat organizasyonları yapan firmalar, kopyalama merkezleri ve müzayede evleri gibi sektör bileşenlerinin bu konudaki bilgi seviyesinin yükseltilmesi hedeflenmektedir.

  1. a) Projenin Amacı: Bu projenin temel amacı, sanatçıların ekonomik haklarını koruyarak, eserlerinden uzun vadeli kazanç elde etmelerini sağlamak ve telif hakları konusunda sektörde kapsamlı bir farkındalık yaratmaktır. Sanat eserlerinin yeniden satışından sanatçılara pay verilmesi (resale rights/droit de suite), dünya genelinde uygulanan önemli bir fikri mülkiyet hakkıdır. Türkiye’de ise bu hak, sanatçıların ekonomik sürdürülebilirliği açısından yeterince uygulanmamaktadır. Proje, bu alandaki eksiklikleri gidermeyi, sektörde bilinç yaratmayı ve sanat piyasasında adil gelir paylaşımını sağlamayı hedeflemektedir.

Özellikle güzel sanat eseri sahipleri, galericiler, müzayede evleri ve sanat koleksiyonerleri, kopyalama merkezleri GSM Şirketleri lisanslama ve telif hakları süreçlerine dair bilgi sahibi olması, sanatçılar için sürdürülebilir bir ekonomik modelin oluşturulmasına katkı sağlayacaktır. Sanatçılar, eserlerinin ilk satışından gelir elde edebilmekte ancak eserlerinin daha sonraki satışlarında herhangi bir maddi kazanç sağlayamamaktadır. Bu proje ile sanatçıların, eserleri üzerinde daha fazla takip ve kontrol sahibi olmaları ve uzun vadede gelir elde etmeleri hedeflenmektedir.

Proje kapsamında gerçekleştirilecek farkındalık toplantıları ve eğitim programları sayesinde, sanat piyasasındaki tüm aktörlerin lisanslama süreçlerine dair bilgi düzeyi artırılacak, sanatçılar ekonomik haklarını nasıl koruyabilecekleri konusunda bilinçlendirilecek ve sektör yetkilileri sanatçıların haklarını koruma konusunda teşvik edilecektir.

Sanatçılar eserlerini lisanslayarak ve eserlerinin yeniden satışından pay alarak düzenli bir gelir akışı elde edebilecekler.Yeniden satışlardan pay alınması, sanatçıların yalnızca ilk satışta değil, eserleri her el değiştirdiğinde gelir elde etmelerini sağlayacaktır. Lisanslama süreçlerinin daha etkin hale gelmesiyle, sanatçılar eserlerinin izinsiz kullanımına karşı korunacaktır. Sanatçılar, eserlerinin lisanslanması ve yeniden satıştan pay alabilmeleri için gerekli yasal adımları daha iyi anlayacaklar. Kamu kurumları, sanatçılar, galericiler ve müzayede evleri arasında telif hakları konusunda iş birlikleri geliştirilecek. Gesam proje çıktıları doğrultusunda sanatçılar için daha adil düzenlemelerin yapılması yönünde kamu kurumlarına öneriler sunulacaktır. Proje, sanatçıların ekonomik güvenceye sahip olmalarını sağlayarak kültür endüstrisinde daha güçlü ve sürdürülebilir bir yapının oluşturulmasına katkıda bulunacaktır.

Doğrudan Faydalanıcılar: Projenin ana hedef kitlesi, sanat eserlerinin üretimi, satışı ve yeniden satış süreçlerinde doğrudan yer alan bireyler ve kurumlar olacaktır. Bunlar şunlardır:

  • Sanatçılar (Ressamlar, Heykeltıraşlar, Tasarımcılar, Dijital Sanatçılar vb.): Proje kapsamında gerçekleştirilecek farkındalık toplantıları ve eğitimler sayesinde, sanatçılar eserlerinin lisanslanması, telif hakları süreçleri ve yeniden satıştan pay alma mekanizmaları hakkında bilgi sahibi olacaklardır. Sanatçılar, eserlerini satarken veya lisanslarken hangi hukuki süreçleri takip etmeleri gerektiğini öğrenerek, ekonomik haklarını koruma konusunda bilinçlenecektir.
  • Sanat Galerileri ve Müzayede Evleri: Eserlerin satışı ve yeniden satışı konusunda doğrudan rol oynayan galericiler ve müzayede evleri, meslek birliği aracılığıyla sanatçılarla yapacakları sözleşmelerde telif hakkı düzenlemelerini dikkate alarak sanatçılar için daha adil anlaşmalar yapabileceklerdir. Lisanslama süreçleri konusunda bilinçlenen galeriler ve müzayede evleri, sanatçılara yönelik adil komisyon modelleri geliştirerek kayıt dışı gelirlerin yasal çerçevede kayıt altına alınması noktasında kazanımda bulunacaklardır.
  • Sanat Koleksiyonerleri ve Yatırımcılar: Sanat eserlerine yatırım yapan bireyler ve kurumlar, eserlerin gelecekteki değer artışı ve telif hakları süreçleri hakkında bilgi sahibi olacaklardır.: Koleksiyonerlerin sanat piyasasında etik davranışlar sergilemesi teşvik edilecek ve sanat eserlerinin değeri korunacaktır.
  • Hukukçular ve Fikri Mülkiyet Uzmanları: Proje kapsamında telif hakları ve fikri mülkiyet hukuku alanında yapılacak toplantılar ve hazırlanan rehber dokümanlar bu alanda çalışan hukukçuların, akademisyenler ve uzmanların projeden doğrudan faydalanarak sanatçılara ve sektör temsilcilerine daha bilinçli danışmanlık sunmalarını ve rehberlik etmelerini ebileceklerdir sağlayacaktır.

Dolaylı Faydalanıcılar

  • Sanat ve Kültür Endüstrisi Çalışanları: Kültür sanat etkinlikleri düzenleyen organizasyonlar, sanat fuarları, bienaller ve sanat festivalleri gibi platformlarda çalışan kişiler de projenin çıktılarından faydalanacaktır.
  • Üniversiteler ve Sanat Eğitimi Kurumları: Güzel sanatlar fakültelerinde öğrenim gören öğrenciler ve akademisyenler, proje kapsamında oluşturulan bilgilendirici materyaller ve etkinliklere katılım sağlayarak telif hakları kapsamında sanatçılar için ekonomik sürdürülebilirlik modelleri ve hak ihlallerinin azaltılması konularında çalışmalar yapabileceklerdir.
  • Kamu Kurumları ve Politika Üreticileri: Kültür ve Turizm Bakanlığı, fikri mülkiyet ve telif hakları üzerine çalışan kamu kuruluşları, STK’lar sanatçılar için geliştirilecek yeni politikalar konusunda proje çıktılarından faydalanacaktır.

Projenin Yaygın Etkisi: Projede gerçekleştirilecek bilinçlendirme ve farkındalık toplantıları ve eğitimler, doğrudan katılım sağlayan sanatçılar ve sektör temsilcileri için büyük bir altyapı ve  gelişim fırsatı sunacaktır. Hazırlanacak rehber dokümanlar, çevrimiçi içerikler ve medya kampanyaları sayesinde proje etkisi geniş kitlelere ulaştırılacaktır. Sanat piyasasında etik kuralların benimsenmesi ve sanatçıların haklarının korunması, sadece doğrudan faydalanıcıları değil, uzun vadede tüm sanat eko sistemini olumlu yönde etkileyecektir. Bu projeyle sanat dünyasının tüm aktörlerine ulaşarak, geniş bir faydalanıcı kitlesine erişim sağlanması hedeflenmektedir.

  1. c) Faaliyetin Somut Çıktıları: Bu proje kapsamında gerçekleştirilecek bilinçlendirme ve farkındalık faaliyetleri sonucunda, sanatçılar ve sektör temsilcileri için doğrudan ve ölçülebilir çıktılar elde edilmesi hedeflenmektedir. Projenin uygulanmasıyla ortaya çıkacak somut çıktılar aşağıda detaylandırılmıştır:
  2. d) Kamu ve Özel Sektör İş Birlikleri: Proje süresince elde edilen veriler ve sektör paydaşlarından alınan geri bildirimler doğrultusunda, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve ilgili kamu kurumlarına sanatçıların telif hakları konusunda daha güçlü politikalar geliştirilmesi için öneriler sunulacaktır. Özel sektörden sanat galerileri, müzayede evleri ve sanat fuarları ile iş birlikleri oluşturularak, projede geliştirilen bilinçlendirme ve eğitim materyallerinin daha geniş bir sektörel kabul görmesi sağlanacaktır.
  3. e) Medya Kampanyaları ve Yaygınlaştırma Çalışmaları: Ulusal ve yerel medya organlarında (gazete, televizyon, radyo) Çok sayıda haber ve röportaj yapılması sağlanacaktır. Sosyal medya kampanyaları ile projenin farkındalığı artırılacak ve sanatçılara yönelik bilgilendirici içerikler paylaşılacaktır.
  4. f) Sanatçılar İçin Hukuki Destek Mekanizmasının Geliştirilmesi: Proje sürecinde Meslek Birliği çatısı altında sanatçılara telif hakları ve lisanslama konularında hukuki danışmanlık sağlayabilecek bir uzman Hukukçular ağı oluşturulması hedeflenmektedir. Sanatçılar için sözleşme şablonları, dava süreçleri ve hukuki başvuru yolları gibi konularda bilgilendirici içerikler hazırlanacaktır. Bu çıktılar, projenin hedefleri doğrultusunda sanatçıların haklarını koruması, sektörde etik uygulamaların yaygınlaşması ve kültür endüstrisinde sürdürülebilir bir gelir modeli oluşturulmasına katkı sağlayacaktır.
  5. g) Faaliyetin Sosyo-Kültürel Gelişime Etkisi: Bu projenin en önemli çıktılarından biri, sanatçılar, sanat piyasası aktörleri ve toplum genelinde sosyo-kültürel farkındalığın artmasına katkıda bulunmasıdır. Sanatın ekonomik sürdürülebilirliği ve sanatçının emeğinin korunması, genel olarak kültür endüstrisini güçlendiren ve topluma uzun vadeli faydalar sağlayan bir unsurdur. Proje kapsamında yürütülecek bilinçlendirme faaliyetleri ve eğitimler, telif haklarının korunmasına yönelik toplum bilincini artırarak, sanatın değerini daha iyi anlaşılır hale getirecektir.
  6. Sanatçılar İçin Ekonomik ve Sosyal Güvence Sağlanması: Sanatçılar, eserlerinden yalnızca ilk satışta değil, sonraki satışlarında da ekonomik fayda sağlayarak daha sürdürülebilir bir kariyer inşa edebileceklerdir. Bu sayede sanatçılar, ekonomik zorluklar nedeniyle sanat üretimini bırakmak zorunda kalmayacak ve kültürel üretim süreklilik kazanacaktır. Yeniden satıştan pay alma uygulamasının sektörde yaygınlaşması, sanatçıların telif haklarına yönelik daha güçlü bir bilinç geliştirmelerini sağlayacaktır.
  7. Toplumda Sanata ve Sanatçının Emeğine Saygının Artması: Proje, sanat eserlerinin yalnızca maddi bir yatırım aracı değil, aynı zamanda sanatçının emeğinin bir ürünü olduğu fikrini toplumda güçlendirecektir. Telif haklarının korunması konusunda farkındalık oluşturularak, toplumda sanatçının emeğine yönelik etik bir bilinç kazandırılacaktır. Yeniden satışlardan sanatçılara pay verilmesi uygulaması, sanat eserlerinin değerini ve sanatçının emeğini vurgulayarak koleksiyonerlerin ve sanat yatırımcılarının bilinçli hareket etmelerine yardımcı olacaktır.
  8. Kültür Endüstrisinde Daha Adil Bir Ekosistem Oluşturulması: Galeriler, müzayede evleri, sanat koleksiyonerleri ve sanatçılar arasındaki ilişkilerde daha adil ve şeffaf bir ekonomik sistemin benimsenmesi teşvik edilecektir. Proje kapsamında yürütülecek eğitimler ve farkındalık çalışmaları sayesinde, sanat piyasasındaki etik kurallar daha güçlü ve bilinir hale gelecektir. Sanatçılar, sözleşme süreçleri ve lisanslama konularında bilinçlenerek, haklarını daha iyi savunabilecekleri bir sistem içinde faaliyet göstereceklerdir.
  9. Sanatın Toplumsal Etkileşimi ve Kültürel Çeşitliliğe Katkı: Sanatçılar ekonomik olarak daha güvende hissettikçe, yaratıcı üretimlerini daha özgür ve çeşitli bir şekilde sürdürebilecektir. Daha fazla sanatçı, ekonomik kaygılar nedeniyle üretimi bırakmak yerine, sanata ve kültüre katkıda bulunmaya devam edecektir. Bu durum, sanatın toplumda daha yaygın ve erişilebilir hale gelmesini sağlayarak kültürel çeşitliliği artıracaktır.
  10. Sanat Eğitimine ve Gelecek Nesillere Katkı: Projede elde edilen bilgi ve deneyimler, sanat fakülteleri ve sanat eğitimi veren kurumlarla paylaşılacak, böylece sanat öğrencileri daha eğitim süreçlerinde telif hakları ve sanat ekonomisi konusunda bilinçlenmiş olacaklardır. Bu bilinç, yeni nesil sanatçıların kariyerlerini daha bilinçli ve sürdürülebilir şekilde inşa etmelerine yardımcı olacaktır. Sanat öğrencileri ve genç sanatçılar, bu projeden edindikleri bilgilerle eserlerini lisanslama ve haklarını koruma konusunda daha bilinçli hareket edebileceklerdir.

Sonuç olarak, bu projenin topluma ve kültür endüstrisine en önemli katkılarından biri, sanatçının emeğini koruyan, etik ve adil bir ekonomik sistemin oluşturulması ve sanatın toplumda daha fazla değer görmesini sağlamaktır. Sosyo-kültürel gelişim açısından, sanatçılar ve sanat piyasasının diğer aktörleri için bilinçli ve sürdürülebilir bir ekosistem oluşturulması hedeflenmektedir.

  1. h) Kültür Endüstrisine Katkısı: Bu proje, sanatçılar, galeriler, koleksiyonerler ve müzayede evleri arasındaki ekonomik ilişkileri düzenleyerek kültür endüstrisinin daha adil, sürdürülebilir ve şeffaf bir yapıya kavuşmasını amaçlamaktadır. Sanatçının eserlerinden sadece ilk satışta değil, yeniden satışlarda da ekonomik kazanç sağlaması, kültür endüstrisinin uzun vadede güçlenmesine katkı sağlayacaktır.
  2. Sanatçıların Ekonomik Olarak Güçlenmesi ve Sektöre Olumlu Katkılar Sağlaması: Sanatçılar için sürdürülebilir bir gelir modeli oluşturularak, ekonomik bağımsızlıklarını artırmaları sağlanacaktır. Yeniden satışlardan pay alma uygulaması ile sanatçılar, yalnızca sanat eserini ilk satarken değil, eserlerinin piyasa değer kazandıkça bu değerden de faydalanabilecektir. Sanatçıların ekonomik güvencesi sağlandığında, sanata olan ilgileri artacak ve daha fazla üretim yapabileceklerdir. Bu durum sanat piyasasında eser çeşitliliğini artıracak, sanatçılar için yeni yaratım alanları açacaktır.
  3. Sanat Piyasasındaki Vergi Kayıplarının Önüne Geçilerek Şeffaflık ve Adaletin Sağlanması: Galeriler, müzayede evleri ve koleksiyonerler arasında sanatçının haklarını gözeten etik kuralların benimsenmesi teşvik edilecektir. Sanatçıların haklarını koruyan hukuki çerçevenin güçlendirilmesi ile sektörde daha şeffaf ve güvenilir bir ticari ortam oluşacaktır. Proje kapsamında sunulacak eğitimler sayesinde, sektör paydaşları lisanslama, sözleşme yönetimi ve telif hakları konusunda daha bilinçli hareket edecektir. Bu bilinç, sanatçılar ile piyasa aktörleri arasındaki sözleşmelerin daha adil ve sanatçıyı koruyacak şekilde düzenlenmesini sağlayacaktır.
  4. Sanat Ekonomisinin Gelişimi ve Küresel Rekabet Gücü: Türkiye’de sanatçılar için oluşturulan bu model, uluslararası sanat piyasası ile entegre bir yapının oluşmasına katkı sağlayacaktır. Yerel sanatçılar, haklarını daha iyi koruya bildiklerinde uluslararası müzayede evleri ve sanat galerileri ile daha güçlü iş birlikleri kurabileceklerdir. Yasal çerçevenin güçlenmesi ve sanatçı haklarının korunması, Türkiye’deki sanat piyasasının yabancı yatırımcılar ve koleksiyonerler için daha güvenilir hale gelmesini sağlayacaktır. Kültür endüstrisinin ekonomik boyutu genişleyecek, sanatçılar ve sanat kurumları için yeni iş modelleri gelişecektir.
  5. Kültür Endüstrisinde Yeni İş Modellerinin Gelişmesi: Dijital sanatın ve NFT gibi yeni sanat formlarının yaygınlaşmasıyla birlikte lisanslama ve yeniden satış süreçleri için yeni teknolojik altyapılar geliştirilecektir. Sanatçılar, eserlerini korumak ve daha geniş kitlelere ulaştırmak için dijital platformlar ve blok zinciri tabanlı telif hakları çözümlerini kullanmaya teşvik edilecektir. Kültür endüstrisinin dijitalleşmesi hızlanacak ve sanat eserlerinin alım-satım süreçlerinde daha güvenilir, takip edilebilir ve şeffaf sistemler oluşturulacaktır.
  6. Kültürel Değerlerin Korunması ve Yaygınlaştırılması: Sanatçılar ekonomik olarak güçlendikçe, kültürel mirasın korunması ve geliştirilmesi için daha fazla eser üretebileceklerdir. Telif haklarının korunması ve sanatçılara sağlanan ekonomik destek, yerel sanatın ulusal ve uluslararası alanda tanınırlığını artıracaktır. Sanatçılar için ekonomik güvencenin sağlanması, geleneksel sanat formlarının sürdürülebilirliğini destekleyerek Türk sanatının gelecek nesillere aktarılmasına katkı sağlayacaktır. Bu proje ile sanatçılar ve kültür üreticileri ekonomik olarak desteklenirken, sanat piyasasında daha adil ve sürdürülebilir bir yapı kurulacaktır. Sanatçılar için oluşturulacak ekonomik güvence mekanizması, yalnızca bireysel sanatçılara değil, kültür endüstrisine de büyük katkılar sunacaktır. Türkiye’de sanat ekonomisinin gelişmesi ve sanatçılar için daha korunaklı bir piyasa oluşturulması, kültürel üretimin güçlenmesini ve sanatın toplumda daha fazla değer görmesini sağlayacaktır.
  7. i) Faaliyetin İlgili Sektörü

Bu proje özellikle aşağıdaki sektörlerle doğrudan ilişkilidir: Sanat ve Kültür Sektörü: Ressamlar, heykeltıraşlar, sanat galerileri ve müzayede evleri bu çalışmalardan doğrudan etkilenecektir. Fikri Mülkiyet ve Telif Hakları: Telif hakları hukukçuları, Dernekleri, akademisyenler ve ilgili kamu kuruluşları bu çalışmalara destek verecektir. Dijital ve Basılı Yayıncılık: Sanat eserlerinin dijitalleşmesi ve lisanslanması sürecinde medya ve yayıncılık sektörü de aktif rol oynayacaktır. Hukuki ve Akademik Sektör: Hukukçular, akademisyenler ve fikri mülkiyet uzmanları projeye bilgi ve deneyimleriyle katkı sağlayacaktır.

C-NETİCE:

Bu iki proje, Türkiye’de sanatçıların haklarını korumaya yönelik önemli bir adım olarak görülmektedir. Lisanslama ve yeniden satıştan pay alınması konusunda bilinçlendirme çalışmaları, hem sanatçıların ekonomik özgürlüğünü güçlendirecek hem de kültürel endüstriye önemli bir ivme kazandıracaktır.

Tüm bu bilgiler ışığında Gesam’ı ve temsil ettiği yasal hükümler çerçevesinde sanatçılarımızı güçlü yapacak en önemli unsur ise 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında GESAM Meslek Birliği çatısı altında güçlü bir bilinçli ve örgütlü bir sanatçı birlikteliğine ihtiyaç vardır. Tüm sanatçıları bu yapının şemsiyesi altında toplanmaya üye olmaya davet ediyoruz.

 

[1] https://www.upsd.org.tr/wp-content/uploads/2018/12/epiveron-giris-metni-.pdf

[2] Ateş Mustafa, Eser Sahibinin Eser Yeniden Satışından Pay Alma Hakkı, Terazi Hukuk Dergisi, Nisan/2018

[3]  Şahin Ayşenur, Fikri Hukukta Sahibinin Haklarının Korunması, Yüksek Lisans Tezi, 2009,  Atatürk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Özel Hukuk Anabilim Dalı

 

Yorumunuzu şu adrese bırakın Cevabı iptal Et

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.