GIORGIONE – LA TEMPESTA (FIRTINA) ÜZERİNE BİR İNCELEME      

Fırtına’da figürlerin ön planda olmadığı, doğayı öne çıkaran bir resimle karşı karşıya kalırız. Bu manzara içindeki figürler için yeni bir yaklaşımdır. Artık manzara sadece bir arka plan değil resmin tamamlayıcısıdır.

Çalışmam Giorgione’nin La Tempesta (Fırtına) adlı eserinin incelenmesini içermektedir. Giorgione’nin kısa biyografisi ve Fırtına’nın tarihçesi ardından, yapıt biçimsel, teknik, konu ve içerik açısından irdelenmiştir. Fırtına hakkında önceden yapılmış yorumlara değinildikten sonra resmin meteorolojik perspektiften yorumlaması yapılmıştır.

Giorgione Biyografi

Vasari, 1550 yılında yayımlanan Lives of Artists adlı eserinde Giorgione’nin hayatından da bahsetmiştir. Tam adı Giorgione Barbarelli de Castelfranco olan ressam hakkında az şey bilinmektedir. Doğum yeri Castelfranco olan ressam 1488’de Venedik’e taşınmıştır. Giovanni Bellini’nin öğrencisiydi ve Bellini, uzun yaşamının sonlarına doğru Giorgione’nin geliştirdiği yenilikçi üsluptan etkilendi. 1500’de ilk siparişi olan Dük Agostino Barbarigo portresini yapmıştır. Venedik’te Leonardo Da Vinci ile tanıştı ve özellikle onun Sfumato tekniğinden etkilenip farklı bir yoldan aynı sonuçları elde etmeyi başardı. 1501’de Tiziano’nun aralarında bulunduğu ressam grubu ile ilk kamu görevini aldı. Venedik’te Fondanco Dei Tedeschi (Alman Hanı) fresklerini 1508’de tamamladı. 1510’da ise salgın hastalığa yakalanıp öldü.

Giorgione belli hikaye ve sembolizmden kaçınmış olup yaratıcı “ruh halleri” manzaraları yapmıştır. Manzara sadece arka plan değil resmin tamamlayıcısıdır. Odak noktası insanlık ve doğa arasındaki bağlantıdır. Çalışmaları özel koleksiyonlar için tasarlanmıştır. Gizemli ve çağrışımlara açıktır (Labno, 2012). Uyuyan Venüs (1510), Üç Filozof (1509) ve Pastoral Concert (1509) ressamın diğer eserleri arasında yer almaktadır.

La Tempesta (Fırtına) Tarihçe

1506- 1508 yılları arasında oluşturulduğu tahmin edilen 82 x 73 cm boyutlarındaki yağlı boya çalışması olan Fırtına, Venedik’te Gallerie dell’Academia’da bulunmaktadır. 1530’da Marcantonio Michiel, Gabriela Vendramin’in evinde resmi gördüğünü açıklar. 1548’de Venedikli kuramcı Paolo Pino, Dialogo di Pittura’da Giorgione’nin üslubunu “şiirsel” olarak tanımlar. 1800’de Marcantoni Michiel’in Notizie’si yeniden yayınlanır ve “Fırtına” halkın ilgisine sunulmuş olur. 1850’de Fırtına’nın Venedik’te Manfrin koleksiyonunda olduğundan bahsedilir. 1875’de resim Prens Giovanelli tarafından Venedik’teki sarayı için alınır. 1932’de Venedik’teki Accademia tarafından Giovanelli ailesinden alınır ve 1984’te restore edilir.

La Tempesta’nın İncelenmesi

Çakan şimşek bir anın parçalandığı zaman dilimini belirtir. Gerilim, ışığın yönü ve görünen kaynağı arasındaki uyumsuzluk sonucu şiddet kazanır. Batan Ay’ın / Güneş’in son ışığı bulutlarca çevrelenerek çakan şimşeğin yankısı gibi durur. Giorgione bir an var olan sonra yok olan anı yakalamıştır.

X-Ray çalışmaları ayaktaki erkeğin, nehir kıyısında oturan çıplak bir kadın ile değiştirildiğini göstermiştir. Erkek figürü yeleğinin düğmesi açık bir şekilde mızrağına dayanmıştır. Resmin ilk halinde bulunan nü kadın figürünün yerine bu erkeği yerleştiren Giorgione tabloya psikolojik gerilim katmıştır. Erkek/ Asker figürü cesaretin ve gücün sembolü olabilir.

Giorgione perspektifin doğruluğu ya da “disegno” ile özel olarak ilgilenmemiştir. Sağ tarafta oturan kadın figürü deyim yerindeyse beceriksizce çizilmiştir. Duruşu inandırıcı olmayıp bacakları garip biçimde resmedilmiştir. Çocuğu sağ bacağına oturtmuşken yine de sol göğsünden emzirir, fakat bedeni bu duruma uyum sağlayacak kadar büyük değildir. Bu uygunsuzluk da sahnedeki gerilimi arttırır (Farthing, 2014).

Çatıda hemen hemen çakan şimşeğin altında, kadının arkasında bir kuş vardır. Kuşu çıplak gözle görmek oldukça zordur. Birkaç fırça darbesiyle yapılmış gibidir. Leylek aile ya da ebeveynlere saygı; balıkçıl iyiye alamet, yangın uyarısı ya da melankoli; beyaz güvercin yaklaşmakta olan fırtına yüzünden bozulmaya yüz tutan barış ve turna tetikte olmayı sembolize ediyor şeklinde yorumlanabilir.

Erkek/Asker, Kadın/Çingene arasında duran kırık sütunlar kaybedilen umut ve hayallere gönderme yapıyor olabilir. Aynı zamanda aydınlık ön plan ile yaklaşan fırtınanın tehdit ettiği ürkütücü arka plan arasındaki geçişi göstermektedir. Bu sütunlar ölümü temsil ediyor da olabilir.

La Tempesta Tekniği

Giorgione bu eserde yeni teknikler kullanır. Yağlı boya ve yumurtalı tempera tekniğini birleştirip parlak bir transparanlık yaratır. Sfumato, yani renkler arasındaki geçişi matlaştırarak dış hatları yumuşatma tekniğinin kullanılmasında Leonardo’nun etkisi görülmektedir.

Leonardo Da Vinci, Trattado Della Pictura’da (Resim Üstüne İnceleme)

“Resimlerinizde kaba dış hatlar kullanmayın. Bunları inceltin, yumuşatın. Gölge ile ışığın birleştiği yerde renkler bir çizgi şeklinde değil bir duman bulutu gibi olsun” der. Tempera tekniği boya pigmentlerinin yumurta sarısı ve su ile karıştırılmasıyla elde edilen bir boyadır. Çabuk kuruyarak, zengin, parlak ve şeffaf renkler elde edilmesini sağlar. Kat kat sürerek yoğun detaylar için çok uygun bir malzemedir.

La Tempesta Yorumlar

Salvatore Settis’in “La Tempesta” monografında tam 29 farklı yorum kataloglanmıştır. Bunlar arasında:

  • Marcantonio Michiel (1530) yorumu
  • Alegorik Yorumlar (Four Elements, Imitation, Harmonia & Discordia Concors, Sin & Salvation, Fortitude, Charity & Fortune, Marriage of Earth & Sky)
  • Narratif Yorumlar (Adrastus & Hypsipyle, Deucalion & Pyrrha, the Garden of Destiny, Semele & Baccus, the Flight into Egypt, Apelle’s painting of lightning, St Theodore, Danae in Seriphos, St Roch, Griselda, Hagar and The Angels)
  • Tarihi Yorumlar (1509 Halbsburg –Venetian Battles over Padua)
  • Settis yorumu (Adam, Eve and Cain at the moment of their expulsion from Eden)
  • Elhanan Motzkin (Livy’s history – the prostitute Larentia suckling the infant Romulus)

yer almaktadır.

LA TEMPESTA’NIN METEOROLOJİK PERSPEKTİFTEN İNCELENMESİ

Hunter (1962)’ye göre halk ile klasik bilim arasında meteoroloji alanında olduğundan daha fazla hiçbir alanda uyuşma görülmemiştir. Bunun nedeni insanlığın tarih boyunca havayı anlama ve hava durumunu tahmin etme çabası yatmaktadır. Aristo, Meteorologia eserinde eski bir sistem icat etmiştir. Theophrastus, Aratus, Vergil ve Pliny de bu dağarcığa katkıda bulunmuştur. Bu külliyat Rönesans’a da kendini taşımıştır.

Martin (2009)’a göre Rönesanslı Aristotalyen filozoflar ideal bilgi kesindir ve syllogistic kanıta dayanır. Syllogistic önermeye örnek olarak: “Tüm insanlar ölümlüdür. Sokrat bir insandır. O halde Sokrat da ölümlüdür.” verilebilir. Ancak Yüksek Rönesans döneminde Agostino Nifo, Pietro Pomponazzi ve Niccolo Cabeo gibi birçok İtalyan bilim insanı bu fikrin meteoroloji alanında uygulanamayacağını düşünmüşlerdir. Bu konuda fikirlerini yayınlamışlardır.

Giorgione zamanının İtalyan yazarlarından ve filozoflarından etkilenmiştir. Giorgione’nin resimleri Jacapo Sannazzaro ve Pietro Bembo’nun doğayla şiirsel bağını betimlediği gibi hümanist filozof Pietro Pomponazzi tarafından öne sürülen natüralizm kavramını da vurgular.

Giorgione’nin içinde bulunduğu ortamı biraz irdelemek gerekir. Trevor (2011)’e göre 14 ve 15. yüzyıl İtalya’sının kronolojik tarih kayıtlarında yazarların hava olaylarını not düşmede oldukça hassas davrandıkları ortaya çıkmıştır. Ayrıca bu yazarlar metafor ve analojilerde hava olaylarına sık sık başvurmuşlardır. Bu sırada baş gösteren iklim değişikliğine karşı da duyarlılık oluşmuştur.

Oster (2004)’e göre 14. yüzyılın başlarından itibaren hava sıcaklıkları düşmeye başlamış ve Dünya ancak 1800’lerde yeniden ısınma periyoduna girmiştir. Soğuma sırasında – ki bu döneme “Little Ice Period” da denmektedir- hava sıcaklıkları 2 ºF düşmüştür. Bu düşüş İzlanda’yı buzlarla çevirecek, İngiltere’deki Thames Nehri’ni ve Hollanda’daki kanalları rutin şekilde donduracak kadar önemli bir düşüştü aslında.

Yine 13. ve 19. Yüzyıllar arasında Avrupa’da bir milyon insan “cadılık” suçundan idam edilmiştir. Summers (1971)’e göre 1484’te yayımlanan Malleaus Malleficarum’da Papa Innocent VIII, cadıların havayı değiştirme gücü olduğunu kabul eder ve aşağıdaki açıklamayı yapar:

  • ‘ How they raise and Stir Up Hailstorms and Tempests, and Cause Lightning to Blast both Men and Beasts. Therefore it is reasonable to conclude that just as easily as they raise hailstorms, so they can cause lightning and storms at sea, and so no doubt at all remains at these points’

Oster (2004)’e göre sıcaklıklardaki düşüş ve yiyecek sıkıntısındaki artışla cadı ilan ederek insanları idam etme sıklığı artışı olduğu şeklinde bir ilişki tespit edilmiştir.

SONUÇ

Giorgione hem üslup hem de sanatsal beceri açısından yenilikçi bir sanatçıdır. İlk defa Fırtına’da figürlerin ön planda olmadığı, doğayı öne çıkaran bir resimle karşı karşıya kalırız. Bu manzara içindeki figürler için yeni bir yaklaşımdır. Artık manzara sadece bir arka plan değil resmin tamamlayıcısıdır. Çakan şimşeği resmetmesiyle de adeta anın fotoğrafını çekmiştir. Odak noktası insanlık ve doğa arasındaki bağlantı olan Giorgione’nin botanik ve meteorolojiye olan merakı onun gerçekçi manzaralar yaratmasına vesile olmuştur. Bulunduğu yüzyılda hava olaylarını etkilemekle itham edilen ve insanların günah keçisi ilan edilip cadı avına çıkıldığı bir ortamda modern ve cesur bir yaklaşım sergilediğini de söylemek mümkündür.

 

Kaynaklar:

Farthing, S. (2014). “Sanatın Tüm Öyküsü”,  G. Aldoğan, F. Candil Çulcu (çev), Hayalperest Yayınları, Çin.

Labno, J. (2012). “Rönesans: Ayrıntıda Sanat”, E. Dastarlı (çev), Türkiye İş Bankası Yayınları, İstanbul.

Martin, C. (2009). Conjecture, Probabilism, and Provisional Knowledge in Renaissance Meteorology.Early Science and Medicine, 14(1/3), 265-289. Retrieved from http://www.jstor.org/stable/20617786

Oster, E. (2004). Witchcraft, Weather and Economic Growth in Renaissance Europe, Journal of Economic Perspectives—Volume 18, Number 1.

Trevor, D. (2011). Natural encounters: climate, weather and the Italian Renaissance, European Review of History: Revue européenne d’histoire, Volume 18Issue 4.

Wm. B. Hunter, Jr., & Heninger, S. (1962). Midwest Folklore, 12(1), 45-47. Retrieved from http://www.jstor.org/stable/4317952

Giorgione, Biography-Giorgione – Artwork and Bio of Italian Painter https://www.artchive.com/artists/giorgione/ (Erişim Tarihi 02.04.2025)

 

HİÇ BİR ADIMI KAÇIRMAYIN

EK Dergi Mail Bültenine Katıl

Bir Cevap Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.