Dünya sinemasının 15-20 yıllık yakın dönemdeki önde gelen auteur sinemacıları arasında sayılan Yorgos Lanthimos’un yönettiği Bugonia geçen ay sonundan beri ülkemizde de sinemalarda gösterimde. Lanthimos, Jigureul jikyeora! (2003) adlı bir Güney Kore filminin yeniden çevrimi olan Bugonia’da aslında “memur yönetmen” konumunda sayılabilir; Bugonia bir yeniden çevrim olduğu için değil ama Kore filmini yeniden çevrime uyarlayan...
Son Yazılar:
Hiperpolitikadan Sonra Ne Geliyor?
Lambanın İçindeki Karanlık (Öykü)
Sanat Endüstrisinin İklime Etkisi Üzerine Düşünceler
HALİS DOKGÖZ’DEN “TEMASTAKİ İZ AYRINTIDAKİ ŞEYTAN” RAFLARDA
Gülüşümdeki Hançer İpekte Sınanmıştır
Türk Görsel Sanat Eleştirisinde Retorik Estetik ve Gözün Tasfiyesi
Lucky Luke 80 yaşında
LÉVİNAS’IN ÖLÜM, ZAMAN VE ÖTEKİ İLE HESAPLAŞMASI
En Zararlı Varlık İnsana Karşı Benim Yoldaşım Yapay Zeka
BEYOĞLU’NDA 97 ETKİNLİKLE “MUAMMER KARACA TİYATRO BAYRAMI” BAŞLIYOR!
Algoritmik Kapitalizm: Savaş, Kaos ve Düğümler
Otonom’dan Yeni Kitap: Devrimin Neşesi
21. YÜZYILIN GERÇEKLİĞİNDE SANATIN ANLAMI
ZYGMUNT BAUMAN’IN AYNASINDA MODERN İNSANIN SESSİZ ESARETİ
Sanatın Eşiğinde: Bakmak, Anlamak ve Söz Almak
JOHN PERKINS VE ROGER CROWLEY YENİ KİTAPLARIYLA TÜRKİYE’YE GELİYOR
EDWARD SAİD’İN “ENTELEKTÜEL” FİGÜRÜ ÜZERİNDEN ÇAĞIMIZIN VİCDAN KRİZİ
Kıkırdama (Öykü)
1. FETHİYE-ÜZÜMLÜ SANAT VE EDEBİYAT FESTİVALİ
Kategori: Manşet
Nikaragua: Devrimin Ateş Nefesli Kalbi
Nikaragua ateşten karanfillerin ülkesi. UNAN (Universidad Nacional Autónoma de Nicaragua) kampüsünde Che’nin duvar resmi: Ne zaman durulur çalkantısı deli gönlün? Bir devrim, insanları değiştirme, yeni bir dünyanın kavranması için eyleme geçme isteğinden doğar; aşk da öyle… Devrim ve aşk, her ikisi de sizi alışılmış sınırlar içinden sarsar; biri dünyayı, diğeri kalbinizi genişletir. Atatürk, Che, Mandela,...
Kuyu (Şiir)
Bir kuyunun başındayım, taş atıyorum kuyuya, kuyunun içindeyim. Kuyu gözlerini bana dikmiş bakıyor. Gözlerim, kuyunun gözleri, vücudum kuyuya akıyor. Kuyu görmese ıslanmazdı gökyüzü. Yaşlı bir söğüt ağacı gölgesiyle göğü kuruluyor. Resim: Betül Merkan
GECENİN AKVARYUMU (ŞİİR)
küçük şeyler için terleme martı konacak düşündüklerine öyle ya sandık beyazı hayal ettiklerin hangi alfabeden geliyor kesinlik yoktur hiçbirinde yaz daveti oldu kısaca kuru gürültüye benzer kaymalar sana yetişemedim, tekneler sudan çıkacak beni beklersin zıpkın uçlarında batacağım her yakada, duyman lazım yaşam alanlarında hiç birimiz tozdan kömürden değiliz, kırılırız alakarga kanadından tüy değiliz uçar gideriz,...
Fırat Altındal: Femme-cactus Resimleri
Femme-cactus, ilk bakışta teknik bir hâkimiyetle öne çıkan bir çalışma. Sanatçı, klasik glasis tekniğini çağdaş bir duyarlılıkla kullanmış; saydam katmanların üst üste bindirilmesiyle hem yumuşak geçişler hem de parlak bir yüzey elde edilmiş. Fırça izinin neredeyse hiç görünmemesi, resme dijital bir netlik kazandırıyor. Bu teknik temizlik, etkileyici olduğu kadar mesafeli bir etki de yaratıyor. Figürün...
Bildiğimiz Akademinin Sonu mu?
Küresel pandeminin ardından dünya, sadece sağlık sistemlerini değil, bilgi üretim ve paylaşım biçimlerini de yeniden düşünmek zorunda kaldı. COVID-19 pandemisi, yükseköğretim kurumlarını ve akademik üretim süreçlerini kökten dönüştüren bir kırılma noktası oldu. Dijitalleşme, çevrim içi eğitim, seminer ve webinar formatlarının yaygınlaşması; akademiyi fiziksel mekânın sınırlarından kurtardı fakat aynı zamanda onu yeni bir yüzeysellik riskiyle de...
RESİMDE YEDİ FİGÜRATİF YEDİ GAM
Resim sanatında gerçeklik değişkenini; fırça darbeleriyle incelterek eriten, yeniden renklendiren; yaşamın karmaşasını estetikle geri veren yedi yetenekli sanatçıyla karşı karşıyayız. Yef Art & Media, Havva Kurt küratörlüğünde son eserleriyle yer alan bu seçkin sanatçılar tuvalde Figürün geri dönüşünü sözleşmiş gibi hep birlikte kutluyorlar. Ülkemizde son kırk yılda soyut ifade de yoğunlaşan sanat üretimine karşın tuvalde...
FANUS (ŞİİR)
Üç beş kalın baş Uçuşur rüzgarların eteğinde. Bilirsin bitmez gündoğumunun Serseri sevdalara döktüğü tuzlar. Sonrası boşluk Ve zaman… Uçsuz bucaksız uzayda Yitmeden giden. Savrulur tozları cebimdeki yıldızlardan kalma ışığın. Sen bitsin istersin de Bırakmaz karanlıkta yüzen balıklar Öyle ha deyince biter mi hiç? Uzun uzun soluklanır gelgitlerde Şişer şişer, inmez. Nokta desen değil. Nokta bile...
Altın Yağmur Kuşu (Şiir)
Alaska’dan Hawai’ye Seksen sekiz saatte uçuyormuş altın yağmur kuşu hiç durmadan sadece üç buçuk gün… bir altın yağmur kuşu olmak istedim bunu okuyunca…
Masumlar Safı (Şiir)
tutup bir gül getirsem saf tutmuşların bakışlarından yontulmuş bir gül uzuvları yeryüzüne dağılmış İsa kucaklasın donmuş çocuk bedenlerini ki orada acı devinimsiz kaya kesik bir el gibi boğazına dizilen dünya saflar karıştı biz kimlerdik haritaya yayılan...









