Çağların birbirine girdiği; uzak gelecek ile uğursuz geçmişin aynı anda yaşandığı tuhaf zamanların çocuklarıyız. Dünyanın bir yerinde yapılan deneyde “ışık hızı” aşılıyor, diğer bir yerinde ortaokul basılıp kız öğrenciler köle pazarında satılıyor. Bilimkurgu evreni ile Ortaçağ’ı aynı günde yaşayan bir çağın sancısı bu. Artık bir den çok yaşamımız var; doğayla iç içe bir yaşam...
Son Yazılar:
En Zararlı Varlık İnsana Karşı Benim Yoldaşım Yapay Zeka
BEYOĞLU’NDA 97 ETKİNLİKLE “MUAMMER KARACA TİYATRO BAYRAMI” BAŞLIYOR!
Algoritmik Kapitalizm: Savaş, Kaos ve Düğümler
Otonom’dan Yeni Kitap: Devrimin Neşesi
21. YÜZYILIN GERÇEKLİĞİNDE SANATIN ANLAMI
ZYGMUNT BAUMAN’IN AYNASINDA MODERN İNSANIN SESSİZ ESARETİ
Sanatın Eşiğinde: Bakmak, Anlamak ve Söz Almak
JOHN PERKINS VE ROGER CROWLEY YENİ KİTAPLARIYLA TÜRKİYE’YE GELİYOR
EDWARD SAİD’İN “ENTELEKTÜEL” FİGÜRÜ ÜZERİNDEN ÇAĞIMIZIN VİCDAN KRİZİ
Kıkırdama (Öykü)
1. FETHİYE-ÜZÜMLÜ SANAT VE EDEBİYAT FESTİVALİ
NON-CONTEMPORARY
Hüseyin Gökdeniz Özertaş’ın Zaman Koleksiyoneri Üzerine Bir Polemik!
BİR SOPRANONUN ÖZEL DÜNYASI
Roman Sahnede Bilim Işıkçı: Bilişsel Edebiyat Eleştirisi Ne Yapar, Ne Yapmaz?
Kıraathaneler, kültür ve aydınlar
Neden resme bakarız?
Plastik Dil, Estetik Donuklaşma ve Yaratıcılıksız Sanatçılık Üzerine
Anarşinin Maskeleri: Percy Shelley’den Triangle Fabrikası Yangınına Radikal Bir Şiir’in Tarihi
Kategori: Manşet
Panoptikondan Kaçış: İzlenmeden Görsel Failliğe
Mevcut kontrol toplumlarının evriminin tamamlandığı ve katı yasaklamalar (juridico-legal) ve eylem tanımları (disiplin) üzerinden şekillenen toplumsal terbiyenin, nihayetinde teknolojinin verdiği nimetlere dayalı izleme ve yönetimsellik aşamasına devrolmasının bir virüs (Corona) aracılığıyla icraya yöneldiği bir andayız. Aslında Michel Foucault ve ardılı pek çok düşünür, Mayıs 68’le beraber kapalı disiplin toplumlarının şaşaalı çözülüşünü ilan etmişler ve gelmekte...
Kapı Aralığındaki Konuşma (Şiirler)
KAPI ARALIĞINDAKİ KONUŞMA Sabahın saat beşinde çalıyorum kapısını adamın. Kapıdan sesleniyorum: Siliska Caddesi’ndeki hastanede bir asker, oğlunuz, ölüyor. Adam kapıyı yarım aralıyor kilidin zincirini çıkarmıyor. Adamın arkasında karısı titriyor. Diyorum: Oğlunuz annesini çağırıyor Adam: Annesi gelmeyecek, diyor. Adamın arkasında kadın titriyor. Diyorum: Doktor şarap vermemize izin verdi oğlunuza. Adam: Bekleyin lütfen, diyor....
1820’LERDEN 1850’LERE FRANSA’DA ROMANTİK ÇAĞ
DELACROIX, LAMARTINE, BERLIOZ VE DİĞERLERİ Romantizmin, 18. yüzyılın son çeyreğinde Rousseau’nun eserleri aracılığıyla Fransa’da ilk kez dile geldiğini ve büyük ölçüde Klasisizm ve Neo-Klasisizmin sanat anlayışındaki mühendisliğe ve katı kurallara tepki olarak ortaya çıkan bir sanat akımı olduğunu bir önceki yazıda ifade etmiştik. 19. yüzyılın ilk bölümünde Chateaubriand, Lamartine ve Victor Hugo’nun eserlerinde en müstesna...
Eleştirel Çizgi
Prof. Dr. Halis Dokgöz her çarşamba çizgileriyle bizlerle.
Çaydan önce rakı vardı
Memleketin müzikli rakılı kısa tarihi Murat Meriç, müzik coğrafyası üzerine memleketin önemli isimlerinden. Türkiye’deki popüler müzik üzerine yazıları yanında arşivciliği, proje üreticiliği ve DJ’liği ile çalışmalarda bulunuyor. Son olarak ‘Hayat Dudaklarda Mey’ isimli iki ciltlik kitabı ile rakı masalarını yani hayatı güzelleştiren şarkıları yazdı. Anason İşleri’nden basılan kitap alaturkadan pop müziğe Arel Siviş imzalı nefis...
JEAN-JACQUES ROUSSEAU’DAN VICTOR HUGO’YA FRANSA’DA ROMANTİZM
Fransız Romantizmi mutlak mânâda Klasisizme tepki olarak doğmuştur. İngiliz, Alman ya da İspanyol Romantizminin aksine, onda doğa ya da doğaüstü büyük bir yer tutmaz. Onda Yunan mitolojisi kutsanmaz. Onda yaşamın mistifikasyonu öncelikli mesele değildir. Fransız Romantizmi diğer birçok özelliğinden önce Aydınlanma felsefesinin siyasete tahvilinin getirdiği sonuçların sanattaki yansımasıdır. Zaten olgun meyveler vermesinin komşu ülkelerdeki Romantik...
Pandemi Günlerinde Sanat
Son günlerde neredeyse hepimizin gündemi aniden değişerek yerini Covid-19 virüsüne bıraktı. Salgın dünya çapında dalga dalga yayılmaya devam ederken, ülkemizdeki etkilerini de giderek daha derinden hissettirmekte. Kimilerimiz hastanelerde virüsle boğuşurken kimilerimiz ise kaybettiği yakın(lar)ının, işinin ya da sağlığının üzüntüsünü yaşadı/yaşıyor ya da yaşayacak. Hastalığı fiziken tecrübe etmeyenlerin virüs kapma korkusuyla yaşadıkları paranoya, zorlu karantina süreci...
SANATA DESTEK OL (ÇAĞRI)
Küresel veya yerel çapta yaşanan ekonomik zorluklarda sanayi başta olmak üzere ticaret, hizmet ve turizm sektörlerinin yaşadığı sorunlar gündeme gelir. Böyle zor dönemlerde sanat ve sanatçıların durumunun göz ardı edildiği görülmektedir. Covid 19 salgınının neden olduğu olumsuz ekonomik şartların, devlet tarafından sanat ve sanatçılar nezdinde dile getirilmemesi bunun en açık örneğini oluşturuyor. Toplumun bir parçası...
ÖĞRENCİSİ OLDUĞUM ‘İNSANCIL’A DAİR
“Bozuk bir saattir yüreğim, hep sende durur.”[1] ‘İnsancıl’ ile 90’lı yıllarda el kapılarının gri gökleri altında, Fransa sürgünlüğümde tanıştım. O günden beri Cengiz Gündoğdu’ya, ‘Hocam’ diye hitap ederim; çünkü ben bir ‘İnsancıl’ öğrencisiyim. “Neden” mi? Lev Tolstoy’un, “Bilinç, bir insanın başına gelebilecek en yüce, en erdemli beladır,” deyişindeki üzere; ‘İnsancıl’ bir bilinçtir, erdemdir de ondan…...









