Tane tane anlatalım: Arabesk müziğin içinde doğduğu, büyüdüğü ve doruk noktasına ulaştığı dönem, Türkiye’nin 70’li yıllarıdır. Bu süreç, öznenin varlık nedeni olan iç göçün de zirvesini oluşturur. 80’lerin son çeyreği. Okul çıkışı. Bir grup arkadaşla Üçgen Mahallesi’nden TRT’ye doğru yürüyoruz. Urfalı Osman, kulaklarımızı tedirgin edici tiz bir sesle bir İbrahim Tatlıses şarkısını terennüm ediyor: “O...
Son Yazılar:
NÂZIM HİKMET NEW YORK’TA (OYUN)
Ravel 150: Üç Usta Piyanistten Türkiye Turnesi
GIORGIONE – LA TEMPESTA (FIRTINA) ÜZERİNE BİR İNCELEME
Hasan Sarıtaş Gallery’de Yeni Sergi: Harun Acı-Bakmak & Görmek
AGORA (ŞİİR)
HALFETİ’DE BİR SERGİ: KOKUYU TAŞIMAK
VANESSA REDGRAVE: “ÇOK DAHA İYİ OLACAK!”
Zafer Malkoç Solo Sergisi Artweeks Istanbul’da
Sosyolojik Bir Okuma Bağlamında Kişi İsimleri
Sessizlik (Şiir)
Sivil İtaatsizlik Bilinci Üzerine
Temür Köran’dan Sezgiler ve İzler Sergisi
Edebiyat Tarihinin Bilinmeyen Sayfası: Baudelaire’in Hugo Nefreti
VEYAHUT YİNE DE (ŞİİR)
Sanatçı Olmanın Gündelik Yaşamdaki Hissiyatı Üzerine
Bağımsız bir sanatçı kolektifi olarak kurulan Istanbul Painters Club (IPC), ilk sergisiyle Paris’te
HAPİSE ATILAN İLK BELGESEL FİLMCİ: LEO SELTZER
ESTETİKTE HEGELCİ YAKLAŞIMLAR
Formları Ritme Çevirmek: Sabahat Çıkıntaş-Katmanlar
Yazar: Tuncer Çetinkaya
Ferdi Tayfur İçin Kişisel Bir Veda
Çocukluğumun ilk büyük yıldızı da Ferdi Tayfur’du. Hayatımda sinemada izlediğim ilk film de, semtin onlarca kadınıyla beraber, Şişko Halamın kolumdan tutup götürdüğü, Manavgat civarında çekilen “Çeşme” oldu. Tırnak içindeki “aydınımızın” popüler olanla ilişkisi çoğunlukla tartışmalı olmuştur. Kemal Sunal’ı gişe rekorları kırdığı ve çökmekte olan Yeşilçam’ı neredeyse tek başına sırtladığı günlerde kıyasıya eleştirenler, geçmişe dönüp yazdıkları...
Şerif Gören’in Ardından
Şerif Gören, bir dizi tesadüf sonucu erken yaşlarda bulaştığı Yeşilçam’ın -yolu Yılmaz Güney’le kesişinceye kadar- hemen her biriminde çalışır. “Canlı Hedef”teki yönetmen yardımcılığının ardından yaklaşık 10 yıl boyunca Çirkin Kral’ın izinde yürüyecektir. Filmografideki ilk önemli kırılma kuşkusuz Yılmaz Güney’in Yumurtalık hadisesi sonucu tamamlayamadığı “Endişe”yi Gören’e devretmesi sonucu yaşanır. Kan davası, başlık parası ve sömürüyü başarıyla...
Bir Organizatör Rezaleti Olarak 60. Altın Portakal
Ülkenin en köklü sanatsal etkinliği, yaklaşık bir haftadır beceriksiz yöneticilerin elinde can çekişiyor. Öngörüsüz, sanatsal yaratıcılığın ve evrensel değerlerin yanından bile geçmemiş bir organizatör ve yandaşları, dört yıl boyunca aldıkları temelsiz kararlara tepki göstermeyen sayıca az ama etki alanı yüksek topluluklardan aldığı cesaretle, göz göre göre çıkmaz sokağa sürüklediler 60 yıllık şenliği. Evet, “çarşambanın gelişi”...
BOYACIOĞLU NE YAPIYOR? ALTIN PORTAKAL’DA NELER OLUYOR?
Ülkenin en köklü festivali Altın Portakal, bu yıl 60. yaşına giriyor. Bu, hafızasızlığı ile anılan bir toplum için önemli bir nokta. Yeşilçam’da toplumsal gerçekçiler ve parayı her şeyin önüne koyan “kodamanlar” arasındaki kavganın canlı tanığıdır festival. 70’lerdeki büyük altüst oluşların ortasında, sansür cenderesinden geçen sinemamızın yanında durmuş, Onat Kutlar’ın deyişiyle bir “halk şenliği” olmayı başarmıştır....
Godard’ın Ardından
2. Dünya Savaşı’ndan acı hatıralarla ayrılan ve Hitler’in Eyfel önündeki meşhur pozunu unutmak isteyen Fransızlar için bunu başarmanın en önemli yolu yeniden sanata ve en çok da dönemin en kitlesel dışavurum aracı olan sinemaya sığınmaktı. Bu bağlamda gündeme gelen Yeni Dalga (Nouvelle Vague), aralarında Alain Robbe Grillet, Michel Butor, Claude Simon gibi yazarların bulunduğu bir...
İlhan İrem: Sevgi Devrialeminde Bir Yolcu
1970’li yılların ortasında, tek kanallı siyah beyaz televizyonun karşısına geçenler, muhtemelen karşılarına çıkan çocuksu bir gencin naif ezgileri karşısında şaşkınlıklarını gizleyememişlerdi. Ülke, 12 Mart’ın ardından muhalefetin ikinci coşkulu çıkışına tanık oluyor, üniversitelerden fabrikalara uzanan uyanış hareketi, bu kez çok daha kitlesel ve sert bir mücadelenin söz konusu olacağını anımsatıyordu. Ezgi ve imaj, gündelik gerçeklikle ters...
BİR DUAYENİN ARDINDAN: AGÂH ÖZGÜÇ’LE KIRIK DÖKÜK HATIRALAR
Üzerine ne söylense bir şeylerin eksik kalacağı gerçek bir kültür adamını kaybettik. Sinemayı hayatın içinde öğrenmiş, sayısız anıya tanıklık etmiş ve neredeyse tüm resmî / özel kurumların sessizliğe büründüğü anlarda yedinci sanatın belleği olmayı tek başına başarmış gerçek bir duayendi Agâh Özgüç. Çöpleri Karıştıran Adam! Adını her işittiğimde aklımdan çıkmayan bir anekdot gelir aklıma: Ülkenin...
DİKİŞ TUTMAYAN BİR FESTİVAL: ALTIN PORTAKAL!
Türkiye’nin en köklü kültürel organizasyonu anlamına gelen Altın Portakal Film Festivali, dün 58. kez izleyiciyle buluştu. Bir zamanlar Onat Kutlar’ın deyişiyle “halk şenliği” olarak adlandırılan festival, son yıllarda organizatörlerin ve yerel yöneticilerin aldıkları skandal kararlarla işlevini yitirmeye başladı. Gelin hatırlayalım: Sansür ve Sürgün Yılları Genellikle belediye başkanlarının isimleriyle dönemlendirilen Portakal’da köklü değişimler, Menderes Türel’in ikinci...
BİR BAŞKADIR’IN ANIMSATTIKLARI
Yalnızca politik ya da ekonomik değil, kültürel kırılmanın da sonunun bir türlü gelmeyeceğini düşündüren dönemlerden geçiyoruz. Övgüye ya da yergiye boğulan ve sosyolojik bir gerçeklikten yola çıktığı varsayılan dizi ve filmlerin taraftarları yalnızca bulundukları noktayı ele veren eleştiriler yapmaktan kaçınmıyor, üretimleri sanatsal kriterlere göre masaya yatırmayı akıllarından dahi geçirmiyorlar. Yarılmanın geldiği noktaya son olarak bahar...