ARDEN’nin alev alev yanan dev tuvali; Dünya’nın toplumsal ekolojik yıkımın eşiğindeki paradoksunu, bütün eski değerlerin yıkılıp yeniden kurulması üzerine bir alegori. Sanatçının canındaki algılama yetisi bize kahinimsi bir mesaj veriyor. Şöyle diyor sanatçı; “Artık yanıyoruz, her şey kül olacak ve yeniden doğacağız”. Sanatçının tuvaldeki betimi bir algı resmi, sezgisel bir girişim, duyumsama anındaki estetik ifade. O bir yangını değil insanlığın 21 yüzyıl içinde nasıl tükendiği gösteriyor bize. Orta Çağlı Agrippa Von Netteshim “Görme ateşseldir” diyor. Ben de iç görme ateşseldir diyorum.
Ateş hızlı, kızgın, yakıcı, yok edici yaradılışın tersini temsil eder. Ateş ögesi her yerde bulunur, bazı yerlerde azar azar bazı yerlerde kasıp kavuran bir güç olarak bazen de yürekte aşkla yanan bedende kendini gösterir. En önemli bulunduğu yer ise gözlerde yanan ateştir ve parlak yıldızlardan pay almıştır. İşte tam bu nedenle Arden; ateşe yeni bir anlam yükleyerek eski toplumsal değerleri yok edici bir eleman olarak tuvale taşır. Sanatçı durmadan yanan cehennemdeki dört ırmaktan biri olan Ateşçil Phelegethon ırmağında yüzen bazı meleklerden de haberdardır.
Yanı sıra saydam alevler güneşçildir. Arden; aynı zamanda ateşin dönüştürücü olduğunu bildiğinden eski ne varsa, eski değerler eski, ahlak eski, etik eski; siyaset hepsini bir arada alevlere teslim etmiştir. Çünkü Ateş aynı zamanda ögeleri nesneleri kül haline getirdikten sonra yeniden doğurandır.
Sanatçının dev tuvalinde kırmızı sarı renkler birbirine dolanmış helezonlar halinde güneşe yaklaşarak uzaklaşarak döngü kutsal bir başlatmışlardır. Yüzeyde ışık hüzmeleri yerine dağılmış, karışık parlak lekeler, alevleri daha da körükleyerek Mars’ın devrede olduğunu fısıldıyor. Ateşi başlatan korların tutuşturucusu Mars; kızıl külün sahibi olarak yaşamı yeniden başlatmak uğruna görev alıyor. Ve Arden Mars gezegeninin yakın arkadaşı olarak gelecek çağlara özel estetik imgelerini yolluyor. Sanatçı resim kompozisyonun bitirdikten sonra artık Dünya’nın Can’ının düzgün çalışmasının biz insanlara bağlı olduğunun imgesini bizim için yeniden oluşturuyor.


Bir Cevap Bırakın