Bir karınca sürüsü bekler Payına düşerse diye umutlar Yavaş yavaş Bir ölünün vedası gibi dünyaya Son kelimeler damlar Kaleminden mürekkebin Kınında saklanmış Hatırı kalmayan anılar Doruğa yükselir Yamaçlarından geçer yarının Bir yetişme telaşıdır Güneşin Kimliğini hatırlamaya çalışması gibi Kaç dua bağışlatır Günahlarını tanrıların Ceza kesilmişse bir ırmağa Derin diye Yağmayı bırakmışsa Yağmuru ormanların Ölen buğdayın...
Son Yazılar:
Ravel 150: Üç Usta Piyanistten Türkiye Turnesi
GIORGIONE – LA TEMPESTA (FIRTINA) ÜZERİNE BİR İNCELEME
Hasan Sarıtaş Gallery’de Yeni Sergi: Harun Acı-Bakmak & Görmek
AGORA (ŞİİR)
HALFETİ’DE BİR SERGİ: KOKUYU TAŞIMAK
VANESSA REDGRAVE: “ÇOK DAHA İYİ OLACAK!”
Zafer Malkoç Solo Sergisi Artweeks Istanbul’da
Sosyolojik Bir Okuma Bağlamında Kişi İsimleri
Sessizlik (Şiir)
Sivil İtaatsizlik Bilinci Üzerine
Temür Köran’dan Sezgiler ve İzler Sergisi
Edebiyat Tarihinin Bilinmeyen Sayfası: Baudelaire’in Hugo Nefreti
VEYAHUT YİNE DE (ŞİİR)
Sanatçı Olmanın Gündelik Yaşamdaki Hissiyatı Üzerine
Bağımsız bir sanatçı kolektifi olarak kurulan Istanbul Painters Club (IPC), ilk sergisiyle Paris’te
HAPİSE ATILAN İLK BELGESEL FİLMCİ: LEO SELTZER
ESTETİKTE HEGELCİ YAKLAŞIMLAR
Formları Ritme Çevirmek: Sabahat Çıkıntaş-Katmanlar
YÜZÜME ÇİZDİM TANRIYI (ŞİİR)
Yazar: Sevgi Horozoğlu
HEDİYE (ŞİİR)
Baharı beklerken Güzü getirir Zaman Boş bir defter kalır ellerinde Toprak ve ben kokan Bir de kalem Nerden geldiğini yadsıyan Sert bir poyrazdın Omuzlarına değdiği Bir karanfilin Geniş vadilere uzanan erinç Bir kelebeğin ömrünü taşır Bilirdim Ölgün düşlerin uykusundan Uyanan ırmaklar Taşarken mazgallarından Ben çoktan gitmiştim Yağmurun değdiği Her yerden Benden sana sevgilim Bir ayrılık...
HATIRLA (ŞİİR)
Gülüşler eskir mi sevgilim? Düşerse Bir intiharın eşiğine zambaklar İncir ağacını hatırla Göğün yere değen yüzünü Hani derdin ya Her şeyin bir zamanı var Kırılınca soğuklar Aşılmaz ormanlar aşılır Unutuluşa yakın Çiçekler açar arka bahçede Yağmuru hatırla Bir aynada saklı duran Tortuları Buharlaşmak yok olmak mıdır sevgilim? Bilinmeyene duyulan korku mudur? Uyandıran Uyuyan ırmakları derin...
DUT AĞACI (ŞİİR)
Geniş Bir pencereden görünür Enkaz yığınlarının içinden Bir gelin gibi süzülür bakışları Dağılır yapraklarının Arasına Yalnızlığa kafa tutarken dallarından akar Paslı dünyanın kiri Nice anılar biriktirilir gövdesinde Elleri yüzleri boyanırken çocuklar Tahta eski bir sandalye kalır Geriye Gölgesine sığınan Yoldan geçenlerin silüetleri belirirken Hiçe sayılmanın gürültüsü Uyanır kabusuna Yerde Piremus’un kanı Tispe’nin gözyaşları Aşkın temsili...
AMAR İLE MİHRA (ÖYKÜ)
Bir sonbahar gecesi elinde dua kitabı tek başına yağacak olan yağmurun sesini duymak için verdiği gayenin içinde, aylardır bitmeyen avlunun yan tarafında yapılan tadilattan gelen alıştığı gürültü sonrası sessizliği yadırgıyor. Uzaktan gelen köpek havlama sesleri dışında kuşların yuvalarına çekildiği, araba egzozlarının havayı kirletmediği, yoldan geçen insanların geçerken tükürmediği sokaklar, insanlar yataklarında mışıl mışıl uyurken koca...
YAŞAM KÖPRÜSÜ (ŞİİR)
Çok şeyi değiştirdi zaman Bilmiyorduk biz zamanın çocukları Bilmezdim Bilmezdik Ağaçtan düşünce Kabuklarını ellerimizle Sarardık yaralarımızın Yalnızlığın Kırık sandalyesini Çekip oturduk Olmayacak düşler Girdabında Süzüldü mazgallarından Alnımızın Bilmezdim Bilmezdik Yasını tuttuğunu Efsunlu şarkıların Sarhoşluğunu Cebimizde bir tutam Toprak Ellerini Hatırlatır Kıyamı başlatan o kelimeyi Masumluğu Denize anlatırdık Sırrımızı saklasın diye Resim: Selma Gürbüz ...