Ele-avuca sığmaz eleştirmen Cengiz Gündoğdu’nun Eleştiri adlı yapıtının birinci baskısını yıllar önce okumuştum. İncecik bir kitaptı. Boyutlarıyla ters orantılı biçimde etkileyiciydi ama. Nesnel-toplumsalcı eleştirinin hangi yollarla/yordamlarla mümkün olabileceğini, çok başka, benzerine kolay rastlanamaz bir biçemle gösteriyordu. Bir sanat-edebiyat yapıtına, hangi yöntembilimsel tutumla, hangi duyarlık açılarından nasıl sokulacağımızı, o “ışıldak-kitap”, bir bir, tâne tâne anlatıyordu. Sanat-edebiyat...
Son Yazılar:
yüzleşerek (şiir)
Büyük Çiftlik Sahibinin Kızı (Şiir)
bozuk gül (şiir)
Gökalp’lerin Gülsün’e Limon Çiçeği Kolonyası Şiiri
Aşk Üşümesin (Şiir)
otopsi (şiir)
kendimi kazdığım derin (şiir)
Günümüz Profesyonel Matematiğinin Sonu Üzerine
“Bakışın Nesnesi” Akademililer Sanat Galerisi’nde
Alain Badiou: Başka Bir Dünya İmkânının Savunusu, Felsefenin Yeniden Çağrısı
Hukuksal Emperyalizm: Geç Emperyalizmde Uluslararası Hukuk ve Bağımlılık
Yapay Zekânız Pek Güzelmiş de Mülkiyeti Kimde?
CEP TELEFONLARI SANATI NASIL DÖNÜŞTÜRDÜ?
THOMAS BALKENHOL: “BİR FİLMİN KURGUSUNU YAPACAK KİŞİ, SENARYOYA BAKAN İKİNCİ KİŞİ OLMALI.”
KİTSCH, İRONİ VE POSTMODERNİZM: JEFF KOONS
ŽİŽEK’İN YAMUK BAKIŞI VE HAKİKATİN KARANLIK YÜZÜ
Anne Carson ile Şiir Üzerine
Yedi Deli Tek Zihin
Hiperpolitikadan Sonra Ne Geliyor?
Ana Sayfa
Bünyamin Durali
