Bıraktım Girer girmez Kendimi koltuğa. En az Yolculuklar kadar Sevmediğim sonbahar Sabahlarından biriydi. Güneş, Baskısını yapmıştı Duvarın Odaya. Yerde, Önümde; Balkona çıkılan Yarıdan yukarısı camlı kapısı ve Üç parçalı penceresiyle Eğik bir duvar Daha vardı. Yerdeki duvarın kapısından İçeri bakınıp Oturdum geri ve Düzelttim Boynumu. İlk kahveden kalan Yarısı duruyordu fincanımın...
Son Yazılar:
Angelina (Şiir)
Leyla Qasim’a (Şiir)
ANNA MELLE’DEN NAUM FAİK’E MEKTUP
Harari’ye 10 Maddelik Manifesto: Marx’ı Okusaydın Bu Yanlışların Hiçbirini Yapamazdın
Külhan (Şiir)
12 Eylül (Şiir)
SANATÇILARIN YENİDEN SATIŞTAN PAY ALMA HAKKI
Ne Kadar Sürerse Sürsün Bitişini Başlatacak Bir İlk Darbesi Vardır Her Asırda Acının (Şiir)
İsa’nın Oltası (Şiir)
veda (şiir)
Yüzünden (Şiir)
KESİK BAŞ KUŞLARI (ŞİİR)
Közü Öpenler (Şiir)
KOMANDOKARA (ŞİİR)
Düşün: sen hangi ağacın kardeşisin? (Şiir)
ALEVLER İÇİNDE BİR TUVAL: SERUPH
Tansık (Şiir)
Doğum Sancısı (Şiir)
ARMAGEDDON: SONLA BAŞLANGICIN BULUŞMA NOKTASINDAKİ YIKIM
Yazar: Sedat Çağlar
Bir Adamızın İsmiyle Anılan Meşhur Bir Restoranın Uzun Masalarından Bizimki (Şiir)
Sol tarafımda oturuyordu. “Şarap içerim normalde Ama neyse rakı alayım ben de.” Dedi. Bir ödül töreni sonrası, Kutlama yemeğindeydik Hep beraber. Servis başlamıştı. “Yemek yemek en büyük zevkimdir, Yapmayı da çok severim. Çok güzel tatlılar, mezeler, Salatalar yaparım. Sen neler yapıyorsun, Görünmüyorsun hiç ortalıkta?” Dedi. Çatalına dizdiklerini İştahla çekerken dişleriyle, “Gerçi ne haltlar karıştırdığını Şiirlerinden...
EKMEK KAVGASINDA KILICINIZI TIRNAKLARIYLA BİLEYEN GÜZEL İNSANLAR (ŞİİR)
Dış sahneleri tamamlamıştık Başka bir şehirde. İç sahneler için Ankara’daki bir evi İşgal edecektik iki gün boyunca Şimdi. Ben kostümümü yeni giymiş, Çekidüzen veriyordum kendime banyoda. Açık kahve tonlarındaki gömleğimin Düğmelerini, Yakaya kadar iliklemeliydim. Öyle biriydi Uğur. Banyonun Hemen karşısındaki küçük odada, Yönetmen Kamerasının lenslerini temizliyor; Başrolünü paylaştığım Kadın oyuncu, Aynı zamanda yardımcımız da olan...
ÖDÜL TÖRENLERİNE KATILMAYAN EN İYİ KADIN ve ERKEK OYUNCULAR FİLMİ
Sabah beş buçuk gibi indim otobüsten. Terminal çıkışında bekleyen Taksilerden sıradakine atladım, “Çukurambar.” Dedim. Beş dakikada gökdelenlerden birinin önündeydim. Güvenlik görevlisinden anahtarı aldım, Asansöre bindim Ve Orta katlardan birindeki kapının Kilidini açtım. Dairenin kendine has Yeni mobilya, tıbbi malzeme, Mutfak ve havalandırma sistemi kokusu İçinde; Biraz önce söndürülmüş sigaramın baskınlığındaki, Soğuk ellerim ve pardösümün Dışarı...
BİRİNCİ ŞARLOT AKŞAMI (ŞİİR)
Kendi aramızda bir iletişimimiz yoktu. Başkaları Bir araya getiriyordu bizi birkaç akşamdır, Yakıştırıyorlardı Birbirimize. Günah benden gitmişti. “Kalkayım ben.” Dedim. Son yudumunu aldım kahvemin, Ayaklandım, “İyi akşamlar.” Diledim herkese, Sandalyesini örten uzun saçlarının Bir tutamını Akıtırken Parmaklarımın arasından. Geriye doğru Önce omzuna, Sonra yüzünü kaldırıp bana baktı. Eğildim, “Şarlot’tayım ben.” Dedim. Oturdum Şarlot’a. Bir saat...
SONAT ve İKİ ADAM (Şiir)
Kışa girmek üzereydik. Armada’daki Remzi Kitabevi’nin ilgili raflarını İndirdikten sonra, Koltuklara çekilip Ayrı ayrı seçtiklerimize Göz atmaya başladık. Çok geçmeden, Jean Tardieu’nun “Oda Tiyatrosu”nu havada sallayarak, “Bulduk.” Dedim. Kitap kısa oyunlardan oluşuyordu. Peş peşe Üç oyun oynayacaktık. Seçtiğim oyunlardan ikisi: “Gişe”yle, “Sonat ve Üç Adam ya da Müzikten Nasıl Söz Edilir”di; Diğerini hatırlamıyorum. “Gişe”yle...
Kim Bilir Neler Yaşanıyor Şu Işığın Ardında Dediğiniz Pencerelerden Biri Çamlıca’da (Şiir)
Kim Bilir Neler Yaşanıyor Şu Işığın Ardında Dediğiniz Pencerelerden Biri Çamlıca’da “Sanki Ayrı şehirlerde oturuyoruz, Şuradan şurası.” Diyordu, “Ne zaman Geleceksin?” Eve gitmeden önce; Sürekli uğradığı, Ev yemekleri yapan Bir lokantaya girdik. Biraz yoğurtlu patlıcan ezmesi, Biraz atom, Biraz börülce salatası, Biraz kabak tatlısı aldık; Kışın ortasıydı. Kabak tatlısını Hiç sevmem;...
Bıçağı Boynuna Dayadığın Direnişin Senden Önce Davranabilir Bir Akşam Mutfakta (Şiir)
Oturduğum koltuğun Karşısındaki masalarda Biri en kıdemlimiz, Diğeri benden eski olan Arkadaşım çalışıyordu. O benden birkaç yıl önce Gelmişti buraya. Benim odam henüz belli değildi. Onlar çalışırken, Ben de Bukowski’nin ilk romanı Postane’ye başlamıştım. Sadece iyi bir yazar olmak isterken Girip çıkmadığı iş kalmayan Bukowski, Hayatının düzenli bir işte Çalıştığı on bir...
Tutuşturulan Küçük Bir Yığın İçinde Bulamazsınız Bazı Mektupları Haliç Çimlerinde (Şiir)
Ben şehirden Tamamen ayrılmadan Birkaç gün önce Görmüştük birbirimizi, Tam rast gelmeyecekken… Şimdi iki yıl sonra Birdenbire Çıkıyordum karşısına. “Düşündüğüm şeyi Söyleyeceksin değil mi, Söyleme!” Heyecanlıydı. “Seni nasıl düşündüğümü Anlatacağım.” “Seni dinlerim Ama ben ne söylerim Bilmiyorum.” Sesler daha kulağına varmadan, Gözleriyle dudaklarımın Hareketlerini tamamlayarak Okuyordu uzun konuşmamı. “Bir cevap vermeni...
BEDENLER ARASI (ŞİİR)
Aklım Yalnızlığındaydı; Onun yalnızlığı, Benim onsuzluğumdan Hep daha çok Sıkmıştır Canımı. En büyük korkuları Yalnız bırakılmak Ve Ölmekti. Yalnızlıktan Ölmemek için Birilerinin varlığına, Yaşayabilmek için de Kendi ölümünü Hatırlatacak Başka bir Ölümlünün yokluğuna İhtiyaç duyuyordu Deli Gibi. “Benim yine Sorun çıkarmayacağıma Nasıl emin Olabiliyorsun?” Dedi; Yatağında Temassız uzanıyorduk, Gözler tavanda. Ben Nasıl...
- 1
- 2









