buğdaylar ateşe verildiğinde öldük biz bir gazel gibi aşağı iniyordu dağdan atlılar kör kurşunu dişleyen dostları uyandırmaya yüzüne türküler sürdüğümüz kızları unutmaya yazılmış fermanları yırtmaya koşuyorduk biz hasmın göğsünde közle bıçak varmış bilmedik bileyledik durduk geceler boyu en acı dualarımızı hınç ve düşleri dantellere işlendi kadınların kardeşim, can kardeşim, evimiz dağıldı bizim kırk gün...
Son Yazılar:
Angelina (Şiir)
Leyla Qasim’a (Şiir)
ANNA MELLE’DEN NAUM FAİK’E MEKTUP
Harari’ye 10 Maddelik Manifesto: Marx’ı Okusaydın Bu Yanlışların Hiçbirini Yapamazdın
Külhan (Şiir)
12 Eylül (Şiir)
SANATÇILARIN YENİDEN SATIŞTAN PAY ALMA HAKKI
Ne Kadar Sürerse Sürsün Bitişini Başlatacak Bir İlk Darbesi Vardır Her Asırda Acının (Şiir)
İsa’nın Oltası (Şiir)
veda (şiir)
Yüzünden (Şiir)
KESİK BAŞ KUŞLARI (ŞİİR)
Közü Öpenler (Şiir)
KOMANDOKARA (ŞİİR)
Düşün: sen hangi ağacın kardeşisin? (Şiir)
ALEVLER İÇİNDE BİR TUVAL: SERUPH
Tansık (Şiir)
Doğum Sancısı (Şiir)
ARMAGEDDON: SONLA BAŞLANGICIN BULUŞMA NOKTASINDAKİ YIKIM
Ana Sayfa
Hüseyin Ali Mersin
