Ek Dergi’nin varlığında ve sürdürülebilirliğinde büyük emeği olan sevgili Ali Şimşek, beni arayıp; geçenlerde kaybettiğimiz ortak arkadaşımız ressam Mustafa Horasan’ı anmak için özel bir bölüm hazırladığını, yakından tanımış biri olarak ona dair bir yazı yazmamı istediğini söylediğinde hiç düşünmeden kabul ettim. Aslında duygularını yazıyla sağaltan biri olarak, Mustafa’nın ani vefatının ardından sosyal medyada ne hissettiğimi...
Son Yazılar:
ACININ VATANI, YİTİK BİR HAFIZA: ‘’İLERLEME‘’ (İZMİR DEVLET TİYATROSU)
Futbol ve Filistin: Pep Guardiola Vakası
Christopher Nolan’ın yeni filmi The Odyssey başlıyor
“GÖĞE TIRMANAN SU”: YÜCEL KAYIRAN’IN NİSAN TEZLERİ’NDE TİN, YAZGI VE DİRENÇ
ÇEVİRMEN, KÜLTÜRLER ARASI KÖPRÜ
Öncü Bir Sanatçı: Yücel Dönmez
Mehmet Raif Ersoy: Figür, Emek ve Kültürel Bellek Üzerine Bir Resim Pratiği
İnsanın Bilişsel Üç Sorunu: Kurgucunun Üç Oyunu
ŞİİRİMİZİN “ANDRE BRETON”U!
CNN-MTV VE YAPAY ZEKA
Edip Diye Bir Çocuk -Aynadaki Kelebek (Öykü)
KEDİYE DÖNÜŞEN KADIN (ÖYKÜ)
GOREE ADASI – KÖLELİK – HOLLYWOOD
Gaye Boralıoğlu: İstanbul, Yurtsuzluk ve Varoluş
Ahmet Cemal: Adaşımı anarken
Deniz Göktaş veya “Bulutsuzluk Özlemi”
BABAOCAĞINDAN AYRILMAK DURUMUNDA KALAN SUPERGIRL
Mehmet Atlı: Kürt Müziğinin Modern Sesi
EVREN EROL’DAN “BAŞKA BİR PENCERE” SERGİSİ
Yazar: Didem Elif
GEÇMİŞ BUGÜNLE KONUŞUYOR
2025 bitmek üzere. Tam da şu günlerde yepyeni bir yıla girmeye hazırlanıyoruz. Yılbaşı, bu anlamda, geçmişle geleceğin ekvatoru gibi. Her birimiz farklı hayatlar içinden geçsek de, yılın devrildiği böyle zamanlarda ortak bir duyguda buluştuğumuzu düşünüyorum. Geçmişi; üzerinde değişiklik yapamadığımız, geride kalmış bir zaman dilimi olarak düşünmeye meyilliyiz. Belki de o yüzden her yılın başında isteriz...
SEN İYİ MİSİN? (ÖYKÜ)
Sınav kâğıdı elimde ve ben sınav başladığından beri hiçbir şey yazamadan öylece duruyorum. Sorulara nereden başlayacağımı kestiremiyorum. Zaman kavramını hepten yitirdim. Süremin ne kadarını harcadım, geriye daha ne kadar vaktim kaldı onu bile bilmiyorum. Çok çalıştım oysa. Bugünlere gelmek için resmen gece, gündüz, hafta sonu demeden sürekli çalıştım. Kendiliğinden gelişen fırsatları ve elimdeki tüm...
Doğazede
Yazının başlığını görünce, ülkece içinden geçmekte olduğumuz felaketlerin etkisiyle; deprem, sel gibi doğa olaylarını kastederek “doğazede” kelimesini kullandığımı düşünmüş olabilirsiniz. Dolaylı bir etkisi varsa da, bu kelimeyi üretmemin sebebi; Türkiye’nin dört bir yanına dağılmış, geleceğe hazırlanan çocuklara “özel” eğitim veren Doğa Koleji yapısıdır. Yani bu kelimeyi son günlerde Doğa Koleji’nin içinde olmaktan zarar gören tüm...



